Herkes Meclis’in emrine girerse terör biter

  • Giriş : 06.03.2006 / 00:00:00

Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun, TBMM Araştırma Komisyonu’na ilginç bilgiler verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hakkari Şemdinli'de meydana gelen bombalamaları incelemek üzere kurulan TBMM Araştırma Komisyonu, olayın üzerindeki sis perdesini aralamak için çok sayıda yetkiliyi dinledi. Komisyona en çarpıcı bilgileri, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun verdi. Zaman'ın ele geçirdiği komisyon tutanaklarına göre Uzun, terör ve çeteleşmenin kaynağını 27 Mayıs 1960 ihtilâline dayandırdı: “1960'ta Cumhurbaşkanı gözaltına alındı, başbakan gözaltına alındı, idam edildi. Genelkurmay başkanı gözaltına alındı, bunun yerine de sipariş bir Genelkurmay başkanı atandı. Meclis bunun soruşturmasını yaptı da ondan sonra mı Şemdinli olayı oldu? O olaylar soruşturulmadığı zaman, siz, Şemdinli olayının altyapısını hazırladınız demektir. Şemdinli o zaman vardı, yeni değil.”

Sabri Uzun, Türkiye'de herkesin ‘milletin iradesi olan Meclis'in emrine girmesi durumunda terörün biteceğini de savundu. Buna örnek olarak İngiltere Parlamentosu'nun İRA terör örgütünü bitirmesini gösterdi. Yerel kamu birimlerinde çeteleşmelerin ‘kuvvetle muhtemel' olduğuna işaret eden Uzun, Şemdinli'deki olayları ‘yerel disiplinsizlik' ifadesiyle açıkladı. Uzun, 1 Kasım 2005'teki büyük patlamada bombaların ilçeye sokulmasıyla ilgili soruları cevaplarken de ‘kilit bozuk' yorumunu yaptı. Komisyon Üyesi Metin Kaşıkoğlu'nun “Bir generalin bu konuda ‘O çocuğu tanıyorum, iyi askerdi' demiş olmasını neyle izah etmek mümkün?” sorusuna şu cevabı veriyor: “Şimdi bana bir generali soruyorsunuz. Ben Sayın General hakkında nasıl konuşurum? Yok, onu da tanıyor mu, tanımıyor mu?.. Benim, bunu söylemem uygun değil; ama Türkiye'de parlamentonun feshedilmesi var ve bir Cumhurbaşkanı Atatürk'ün iltifat ettiği bir Cumhurbaşkanı gözaltına alınıyor. Bu çok korkunç bir şey.”

Sabri Uzun, İstanbul Milletvekili Sırrı Özbek’in “9 Kasım'a kadar her ay 4-5 patlama olmuş, ama o günden bugüne hiçbir patlama olmamış. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna da şu karşılığı veriyor: “Olmaz, devlet otoritesini tesis ederse, TBMM millet adına olaylara el koyarsa, iradesini ortaya koyarsa, hiçbir şey olmaz efendim... Bu iradeden daha büyük irade yok. Atatürk, bu Meclis'i kurdu, kendisini emrine soktu. Herkes buranın emrine girerse, bu iş düzelir. Bir de şunu söyleyeyim: Bazı kurumların ekonomik aktörlüklerini Meclis olarak elinden almanız lazım. Hükümet bunu yapamaz.”

Uzun, Yüksekova'da uçan jetlerle ilgili soruları ‘boyumun çok üstündeki şeyler' diye tanımlarken, “Şimdi, Sabri Uzun jet uçurma işini nasıl anlatsın!?” şeklinde imalı bir soru sordu. Uzun, İngiltere Parlamentosu'nun İRA ile ilgili yaptığı çalışmaların altını çizdi ve TBMM'nin de benzer şekilde çalışma yapabileceğine işaret etti. Bu konudaki diyaloglar şöyle gelişti:

Sırrı Özbek: Yüksekova'ya sıçradı sonra olaylar... Cenazeler kalkarken üzerinden jetler uçtu... Bunu psikolojik olarak nasıl karşılıyorsunuz?

Uzun: Efendim, Parlamento kendisini sorgulaması lazım. Kalkınmış hiçbir ülkede var mı böyle bir şey!? Yani, biz niye ilkeliz, biz niye vatandaşımızla böyleyiz?! Niye birbirimizi sorguluyoruz?! İyi niyetle, dürüstçe görev yaparsak, hiç kötü olmaya gerek yok.

Uzun, kimi zaman bazı siyasetçilerle ilgili medyada yer alan haberlere ilişkin ilginç bir değerlendirmede bulundu. Uzun’a göre, bu tür haberler Ankara'da bazı medya organlarına sızdırılıyor: “... Sayın Hüsrev Kutlu hakkında Ocak 2004'te Milliyet’te bir haber çıktı. ‘Pursaklar'daki bir cemaat liderinin iftar yemeğine gitti’ diye. Gazeteci orada mıydı acaba? Kim çekmiş Hüsrev Bey'in fotoğrafını?.. Devlet Ankara'da kirlendiği zaman basında bu tür haberler çıkar. Başbakan karnıyarık ile tahin helvasını karıştırdı da yedi diye basında haber çıkar, Ankara mahreçlidir, Ankara kirlendiği zaman ulusal bu tür haberler çıkar.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious