Herkes 'tektaş' pırlanta yüzük alabilsin

Herkes 'tektaş' pırlanta yüzük alabilsin.10176
  • Giriş : 20.06.2009 / 12:24:00
  • Güncelleme : 06.09.2016 / 20:31:22

Herkes tektaş pırlanta yüzük alabilsin... Sloganı ile yola başlayan My Diamond Pırlanta yetkilisi ile kendi ofislerinde sizin için görüştük.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye'de e-ticaret gelişmeye başladığından bu yana,arama motorlarında yapılan pırlanta aramalarında, internet üzerinden pırlanta satan ve yüzlerce müşterisini mutlu edebilmiş bir firma olan My Diamond pırlanta yetkilisi ile kendi ofislerinde görüştük ve yakından tanıma imkanı bulabildik.Başarı hikayeleri birçok kişiye ilham olacak cinstendi.

Kısaca bize başarılarla dolu bu yolculuğunuza nereden ve nasıl başladığınızı anlatırmısınız. Muhakkak ki zor bir yolculuk olmuştur?

İşimizi internete taşımadan önce, 1996 yılında güneyde (Alanya'da) deri ve kuyum üzerine parekende satış mağazacılığı yapıyorduk. 2003 yılına kadar binlerce yabancı turiste hizmet verdikten sonra, yılın tamamını kapsayacak bir arayış içine girdik ki, güneyde sezon 6-7 aydır. 2003 yılından 2006 yılına kadar hazırlıklarımız ve çalışmalarımız oldu. Toptancılığa dönmek anlamında. 2006 yılında alışveriş sitelerine ürünlerimizin resimlerini koyarak denemelere başladık. İlk bakışta resim üzerinden ürün satmak hayal gibi gelebilir, ama dünya da özellikle Amerika'da oturmuş bir sistem illaki Türkiye'de de oturacaktı biraz sabır ve dürüstlük gerekiyordu ve bizde sabrettik, dürüstlükten taviz vermedik.

Türk insanının buna alışması, kanıksaması gerekiyordu. Özelliklede satılan ürün pırlanta olunca tabiî ki güven sorunu oluşabilirdi. Bu yüzden ilk başlarken güven sorununu ortadan kaldırmak ve rahatlatmak için alışveriş sitesine güvenip almalarına imkan tanıdık. Nasıl olsa ilerde tanındıkça güven problemi ortadan kalkacaktı inancımıza göre. Ve öyle de oldu.

Yani sizden o zamanlar alışveriş yapanlar aracı olan alışveriş sitesine güvenerek aldılar öyle mi?

Evet tamamen öyle. Biz böyle olmasını istedik, yola çıkarkenki hedef buydu. Biliyorduk ki 2-3 sene sonra markamız tanındıktan sonra artık güven problemi kalmayacak ve alıcılar Firmamıza güvenmeye başlayacaklardı. Tabii bu işte en önemli nokta alıcıların birbirlerine ağızdan yaptıkları reklamlardır.Bu arada da kendi sitemizi kurma çalışmaları ve markamızın patentini alma çalışmalarını sürdürdük.

 

Peki şu an geldiğiniz noktada güven problemi aşıldımı?

Kesinlikle aşıldı, insanlar artık sitemize girip bize telefon etme gereği bile duymadan alışverişlerini yapıyorlar. Google 'da arama yaptıklarında bizimle ilgili yada pırlanta yazdıklarında, bizim 2006 dan bu yana yaptığımız satışları ve %100 olumlu ve mutlu müşterilerimizin yorumları ile karşılaşıyorlar. Bu alışveriş sitelerinde satış yapmak ve % 100 olumlu yorumlar almak gerçekten çok zor. Bu yüzdende bizden başka hiçbir firmayı göremezsiniz bu sitelerde. Olumsuz bir yorum aldığınızda site bu yorumu silmez ve referansınız etkilenebilir. Normal alışveriş sitelerinde ise her şey o sitenin elinde, istediklerini yazabilirler. Gelen olumsuz yorumları silebilirler. Bu yüzden bu sitelerde herkesi memnun ve mutlu edebilmek çok zordu. Ancak dürüst oldunuzmu her şey kendiliğinden geliyor zaten. Tabiki doğru ürünü, en uygun fiyata satmakta ikinci önemli unsur. Müşteriniz sizden uygun fiyata aldığı ürünü, başka bir kuyumcuya kontrol ettirip öyle onay veriyor, düşünsenize siz bir kuyumcuya gideceksiniz ve diyeceksiniz ki "ben bu yüzüğü alayım ama önce bir kontrol ettireyim eğer gerçekten ucuz ve kaliteli ise alırım", bunu kabul edecek bir kuyumcu tanıyormusunuz? Ama biz sattığımız pırlanta kalitelerinden ve fiyatlarımızdan %100 emin olduğumuz için bu sorunu hiç düşünmedik bile.

Şu anda bile, sitemizden bir ürün aldığınızda sorgusuz sualsiz iade hakkına sahipsiniz.

 

Başarınızda çok çalışmanızın etkisi tabii ki var ama fiyat politikanızda bunu tetikledi galiba.

Biz 2006 yılında bu işe başladığımızda bu kadar çok internet sitesi yoktu, olan firmalarda da fiyatlar, hani pırlanta için "lüks tüketim" denir ya bu isme yakışacak vaziyetteydi. Biz misyon olarak herkesin tektaş pırlanta bir yüzük alabilmesini hedefledik. Pırlantayı yurtdışından kendimiz alıyoruz ve aracı kullanmadan tek elden müşterilerimize satıyoruz. Mağazacılık yapmadığımız içinde masraflarımız düşük ve bu da doğal olarak fiyatlarımıza yansıyor. Biz fiyatları aşağıya çektiğimiz içinde bugün artık birçok firma, rekabetten dolayı fiyatları indirmek zorunda kalıyor. Yani hedefimiz olan "herkes pırlanta yüzük alabilsin" (ister müşteri bizden alsın yada başka bir firmadan) gerçeğe dönmüş oluyor.

Çok akıllıca düşünülmüş ne diyebilirim ki.Peki karşılaştığınız zorluklar veya sorunlar varmı bu sektörde?

Bilgi kirliliği derim hemen. İnternette pırlanta satılabildiğini görenler, şanslarını bir site kurarak ve değişik pazarlama teknikleri kullanıp müşterinin kafasını karıştırarak "bak onu tercih etme beni tercih et" gibi taktiklerle bilgi kirliliğine neden oldular. Herkes kendine pırlanta uzmanı ünvanı takarak ve arama motorlarında yazıları çıksın, reklam olsun diye her şeyi yazmaya başladılar. Bildiğimiz zirkon taşı bile pırlantadan ayırt edilemez diyerek, pırlantaya eşdeğer tutulup satılmaya çalışıldı, inanabiliyormusunuz.

Bizi bu sitelerden ve diğerlerinden ayıran en önemli özellik ne satıyorsak onu yazdık, örneğin Türkiye'de başka bir örneği olmayan bir uygulamamız var.

Sitemize girdiğinde bir tek taş alacaksanız o yüzüğü 4 ayrı fiyatta bulabilirsiniz, yani farklı kalitelerde pırlanta seçenekleri var çünkü doğrusu bu, ancak nerdeyse diğer tüm sitelerde nedense satılan taşlar hep VS H böyle bir şey mümkün değil. Biz doğrusunu yazıyoruz alıcılarda bütçelerine göre seçimlerini yapıyorlar.

Bunu şöylede düşünebilirsiniz, araba alacaksınız ama tüm arabalar BMW ancak her sitede farklı fiyat böyle bir mantıksızlık olur mu? Yada şöyle yazıyorlar SI/VS. Bir pırlantaa ya SI olur yada VS, siz bu şekilde pırlanta satamazsınız çünkü ikisinin fiyatı birbirinden farklı. Ancak maalesef çok önemli firmalar bile bunu yaptılar, yapıyorlar.

Sertifikalar hakkında, pırlantanın rengi berraklığı hakkında herkes bir şeyler yazıp çizmeye başladı. Bunlar tabiî ki kuyumculuktan gelmeyen kişiler, zira kuyumculuk öyle bir sektörki, sadece söz üzerinden mal alınıp satılan senet yapılmadan, güvene dayalı tek sektördür. Yani yapılanlar böyle bir sektöre zarar verip yıpratıyor, farkında değiller.

Tabii bu bir süreç, kısa zamanda alıcılar doğruyu ve yanlışı ayırt ediyorlar ve edecekler. Bizce hiçbir zaman alıcıyı bir konu hakkında bu pırlanta olur başka bir konu olur, bilgisi olmadığını düşünüp aptal olarak görmemek gerekiyor.

Belki o gün kazanmış gibi görünebilirsiniz ama hayat bir günden yada bir süreçten ibaret değil. Her şeyi uzun vadeli düşünmek ve ona göre hareket etmek gerekir, özelliklede yaptığınız iş internetten pırlanta satmak ise.

Daha çok erkekler mi yoksa kadınlarmı satın alıyor pırlantayı? Bunu çok merak ediyorum.Reklamlar acaba en çok kimleri etkiliyor.

En çok erkekler satın alıyor tabi ama talep kadınlardan geldiği için satın aldımı yada satın aldırttırıldımı diye düşünmek lazım. Yani bir firmanın reklamını izlerken birlikte, kadın hiçbirşey söylemese bile yüzündeki mimiklerinden veya gözündeki ışıltıdan o pırlanta yüzüğü ne kadar çok istediğini görebilir erkek. Erkeklerde artık kadınları en çok neyin mutlu ettiğini biliyor, nasılki kendisi lüks bir arabadan mutlu oluyorsa, eşinin yada sevgilisinin pırlanta tutkusuna anlayış gösteriyor. Kadınlar ne ister sorusunun cevabını biliyor artık erkekler. En çok erkekler satın alıyor ama kadınlar pırlanta hakkında daha çok bilgiye sahip bir de böyle bir şey var ortada.

Peki en çok satılan nedir? Yüzük mü, kolye mi vs.

Tabiiki tektaş pırlanta yüzük. Ama bu tüm dünyada böyle. Evlilik teklifinde bulunacaklar tektaş pırlanta bir yüzük eşliğinde teklifini yapıyor artık. Evlilik yıldönümlerinde de eğer tektaş pırlanta yüzüğü yoksa tektaş pırlanta yüzük eğer var ise tektaşın yanında takılmak üzere tria yüzük, beştaş yüzük yada tamtur yüzük satın alınıyor. Pırlanta yüzükten sonra ikinci sırada pırlanta kolye yer alıyor en çok satılanlarda.

Bundan sonrası için bir hedefiniz, bir yol haritanız varmı? Yoksa bütün hedeflediklerinize ulaştınızmı?

Biz çok fazla dağılmadan yolumuzda emin adımlarla gitmek istiyoruz. Aman da şurda bayii açalım, burada atölyemiz olsun, yurtdışında bunu yapalım gibi planlarımız yok. İstikrarlı olmak, güvenilir olmak ve heyecana kapılmadan yolumuzda gitmek bizim yaşadığımız tecrübelere göre yapılabileceklerin içinde en iyisi. Hırs şeytanın en sevdiği günahtır. Bu sözü çok severim. Müşterilerimize en iyi hizmeti vermek, My Diamond olmanın sorumluluğu ile müşteri portföyümüzü tüm sosyal konumlardaki her kesimin markası yapmak tek amacımız.

Pırlanta ve altın bir cep telefonu yada araba değil, yani altın aynı, altın pırlanta aynı pırlanta, garanti aynı garanti, artık geriye tercih kalıyor. Çok ödemek isteyen bizden alışveriş yapmayacak .

Bizce mücevherde gerçek bir dünya markası olmak için min 50-100 yıl gerekli örneğin bir Tiffany, Cartier bakın bunların hikayelerine en azı 50 yıldır başlangıçları. Gelişen, değişen Türkiye'de biz tüm Türkiye'nin bir tıklama kadar yakınında olan ve kalitesinden asla ödün vermeyen ve her kesimden vatandaşımızın güvendiği bir firma olmayı hedefliyoruz.
Bunun içinde Tv lerde milyonlarca dolar verip dizilere sponsor olmak yerine sakin ve yavaş hareket ediyoruz.

Çünkü bizde reklam versek bu verdiğimiz paraları müşterilerden almak zorunda kalacağız. Buda tüm fiyat dengelerinin bozulmasına neden olacak.

Bize bu yoğunluğunuzda vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. Yolunuz aydınlık olsun.

My Diamond ailesi olarak biz teşekkür ederiz.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*