Herşey değişecek!

  • Giriş : 30.10.2006 / 00:00:00

"İnsan Genom Projesi" ile bilim dünyası dev bir adım attı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


10 yılda neler olacak?

Tüm genetik sorunlar tanımlanacak: Tüm genom taramasını mümkün kılacak bir teknik kapasiteye ulaşılacak. Özellikle son yıllarda üzerinde en fazla çalışma yürütülen konu, DNA çip teknolojisi. Bu teknolojide hangi hastalıklara yatkın olduğumuz, hangi ilaçlara duyarlı olduğunuz, alerjik reaksiyonlara karşı verdiğiniz tepkiler gibi pek çok bilgiler, çip üzerine yerleştirilecek. Herhangi bir sağlık sorunuyla karşılaştığınızda birbirine bağlı bilgisayar ağından bu cip üzerindeki kayıtlı bilgilere ulaşılacak. Bu teknoloji yakın dönemde uygulanabildiğinde, doğum veya implantasyon öncesi dönemde kullanılarak aynı anda sadece belirli hastalıklar değil binlerce farklı genetik kodu tanımlayabilecek. Böylece, yalnızca incelenen genetik hastalığın değil, olası muhtemel tüm genetik problemlerin tanımlanmasına olanak sağlayacak.

Kişiye özel ilaç tasarlanacak: DNA çip teknolojisinin yakın gelecekte benzer şekilde kullanılabileceği bir diğer alan da kişiye özgü ilaç tasarlanması ve kullanımı. Bugün her birimizin genetik yapısında bazı ufak farklılıklar olduğunu ve bu nedenle çevreden gelen etkilere karşı vücudumuzun cevabının farklı olabildiğini biliyoruz. İçilen bir kadeh şarap bazılarımızı hiç etkilemezken bazılarımızı körkütük sarhoş edebiliyor. Bu nedenle herhangi bir hastalıkta veya tıbbi tedavi sürecinde kullanmakta olduğumuz, kullanmamız istenen ilaçlar ve dozları kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Oysa gelişen DNA çip teknolojisi sayesinde aynı anda incelenebilen binlerce gen ve gen ürünü, bizim hangi ilaçlardan hangi dozda ve ne kadar süre ile kullanmamız gerektiği konusunda oldukça detaylı ve yararlı bilgi sağlayacak. Yani, genleri hedefleyen ve sonuçta hastalıkla ilişkili proteini de kapsayan yeni nesil ajanlar, ilaçlarlar geliştirilecek, kişiye özel ilaç dönemi başlayacak. Böylelikle ilaç reaksiyonu nedeniyle yaşam kaybı önlenecek.

Kalıtsal hastalıklar önlenebilecek: Kök hücre uygulamaları ve tedavileri enfarktüs, merkezi sinir sistemi hasarları, diyabet gibi günümüzde henüz kesin bir tedavi yöntemi olmayan veya tedavi edilebilmesi için organ ve doku nakline ihtiyaç duyulan hastalıklar için son derece önemli bir kaynak oluşturacak.

Uzmanlara göre, kalıtsal hastalıkların tedavisinde önemli bir çözüm sunacak olan kök hücre uygulamalarındaki en büyük problemlerden biri alıcı-verici bireyler arasındaki doku uyumsuzluğu. 2004 yılının başında ve geçtiğimiz ay tüm dünyayı sarsan Güney Koreli bilim adamları bu problemi tedavi amaçlı klonlama yöntemi ile aşacaklar gibi görünüyor.

Newcastle Üniversitesi'nde çalışan Güney Koreli bilim adamları gönüllülerden aldıkları cilt hücresindeki bilgileri başka gönüllülerden aldıkları yumurta hücrelerine naklederek kök hücre elde ettiler. Güney Koreli bilim adamları son bir yıl içerisinde kullandıkları teknik ile 16 kat iyileştirmeyi başaran bu kişiler geçmişte son derece düşük olan klonlama sonuçlarını belki de 5-6 yıl içerisinde herkes için kolayca uygulanabilir hale getirecekler. Bu noktada en önemli ilerleme ise kök hücrelerin kimden geldiğinin önemi olmadan farklı hastaların bağışıklık sistemi tarafından reddedilmeyecek bir anlamda kişiye özel dokular üretmek. Zamanla kök hücreler sayesinde organ ve doku nakli sırasında vücudun bağışıklık sisteminin yeni organı reddetmesi mümkün olmayacak.

Kısırlık sorunu tarihe karışacak: Kısırlığa neden olan genetik faktörler üzerindeki araştırmalar, günümüzde büyük ölçüde nedensel etmenleri ortaya koyuyor. Kök hücre yöntemleri ile elde edilecek biyolojik veriler gelecekte sadece ölümcül hastalıklar için değil, doku mühendisliği bilimi ile birlikte kullanıldığında günümüzde çocuk sahibi olma şansı olmayan, sperm veya yumurta hücresi üretemeyen çiftler için de bir tedavi şansı doğuracak. Bilim adamları kök hücre kullanarak bazı hayvan deneylerinde olumlu sonuçlar almaya başladılar bile.

Yeni kanser ilaçları: Kanser tedavilerinde geliştirilen yeni ilaçlar, hastalığın tedavisinde önemli başarılar sağlayacak. Bu sayede kanserli hastaların ömrü uzayacak.

HIV aşısı denenecek: AIDS, bağışıklık sisteminin bir virüs etkisiyle sonradan yetmezliğe uğradığı, hemen herkesin kabusu haline gelen bir hastalık. Hızla yayılan AIDS'in için uzun yıllardır aşı geliştirme çabaları sürdürülüyor. AIDS'in genetik dizisi günümüzde biliniyor. Prof. Dr. Turgut Ulutin, virüsün mutasyon geçirerek değişim göstermesinin bu konudaki zorlukların en başta gelen nedeni olduğunu belirtiyor. Yine de Fransa'da umut verici çalışmalar var; 1O yıl içinde HIV'e karşı geliştirilen aşı denenmeye başlanacak.

Erken menopoz önlenebilecek: Prof. Dr. Cihangir Özkınay, erken menopoza neden olan genetik defektierin giderilmesi dışında bu doğal sürece müdahale etmenin ciddi sakıncaları gündeme getireceğini söylüyor. Deney hayvanlarında yapılan çalışmalarda yumurtalığı canlandıran ve tekrar üretken hale gelmesini sağlayan sonuçlar alındı. Birçok uzmana göre, kadınların yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen erken menopoza neden olan genetik defektler 1O yıl içinde giderilebilecek. Bu sayede menopozia birlikte ortaya çıkan osteoporoz ve diğer hormonal sorunların önüne geçilebilecek.

Hücre ve embriyo bankaları kurulacak: İhtiyaç durumunda kullanılmak üzere hücre ve embriyo bankaları kurulacak. Embriyolar hastalık önlenmesi amacıyla daha fazla taramadan geçirilebilecek.

Aşılama ağız yoluyla gerçekleşebilecek: İlaçların vücuda verilme şekilleri değişebilecek. Özellikle aşılama konusunda gen mühendisliği yöntemlerinin kullanılması sayesinde bitki ve meyvelere yerleştirilen genlerle ağız yoluyla aşılama mümkün hale gelecek.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious