Hiç pişmanlık duymadım!

Hiç pişmanlık duymadım!.8328
  • Giriş : 02.07.2007 / 18:39:00

Fenerbahçe'nin milli futbolcusu Tümer Metin, hayatı boyunca aldığı hiçbir karardan pişmanlık duymadığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Tümer Metin, Futbol Federasyonu'nun resmi dergisi Tam Saha'da yer alan röportajında, Beşiktaş'tan Fenerbahçe'ye geçişiyle ilgili soruya, şöyle yanıt verdi:

''Hayatım boyunca aldığım hiçbir karardan pişmanlık duymadım. Aldığım kararların hiçbirini de referanduma sunmadım. Bir karar almam gerekiyorsa hep kendi başıma aldım. Fenerbahçe'ye transferimde aldığım kararı eşime bile söylemedim. Bırakın anne, baba, yakın çevre, aynı yastığa baş koyduğum eşime bile. Dolayısıyla ben anlaştıktan sonra eşimin haberi oldu. İmzadan sonra şöyle bir sıkıntı yaşadık; Beşiktaş'ın bir forum sitesine telefon numaramı yayınladılar. Telefonlar ve tepkiler yoğunlaştı. Eşim, gelen aramalardan duyduğu rahatsızlıktan, (Sen zaten giderken bana bile sormadın ki) diye sitem etti. Hayatımızın çok uzun bir süresinde böyle bir sitemi hiç yaşamamıştık biz. Söylediği şey bana biraz dokunmuştu. Şampiyonluk töreninde madalyayı boynuma takıp yukarıdan aşağıya elimde kupayla en son ben indim. Fotoğraf çekiminden sonra madalyaları bırakıp yeniden fotoğraf çektirecektik. Eşimin tribünde oturduğu yeri biliyordum. Tribüne kadar gidip madalyayı boynuna taktığımda gözlerinin dolduğunu hissettim. Akşam eve gelip konuştuğumuzda (Çekilen sıkıntılara değdi. Yaptığın hareket çok güzeldi. Bununla çok mutlu oldum) dedi.''

Büyük bir camiadan, başka büyük bir camiaya gitmenin zorluklarına değinen Tümer, ''Camia değiştiriyorsunuz. Ayrıldığınız camia size sırtını dönüyor ve tepki veriyor. Başka bir büyük camiaya gidiyorsunuz ve ne olduğunuz belli değil. (Tümer hoş geldi, bize çok faydalı olacak) diyen kadar (Bu adam Beşiktaşlı, senelerce canımızı yaktı, neden alındı?) diyen de vardı'' dedi.

''İşinizi doğru yaptığınız müddetçe insanların sizi kabullenmesi de çok kolay oluyor'' diyen Tümer, ''Fenerbahçe'ye imza attığım ilk gün (Şampiyonluk adına en iyi Fenerbahçeli'den daha çok mücadele edeceğim) dedim. Bu çizgim de sezon boyunca hiç değişmedi. Mücadeleyse mücadele, onlar gibi yaşamaksa onlar gibi yaşamak, hedefe yürümekse onlarla hedefe yürümek çizgimde hiç sapma olmadı. Nihayetinde de boynuma takılan madalya ve kariyerime eklenen iki farklı takımda 100. yıl şampiyonluğu bunun meyvesini aldığımı gösteriyor'' diye konuştu.

''İLK MAÇA ÇIKARKEN DİZLERİM TİTREDİ''

Tümer, Fenerbahçe'deki ilk maçının çok enteresan olduğunu ifade eden Tümer, şöyle devam etti:
''Çok kritik ve üst düzey maçlar oynadım, final niteliğindeki maçlara çıktım ama hayatım boyunca hiç heyecanlanmadım. Ancak o ilk maçta ısınmaya çıktığımda dizlerimin titrediğini hissettim. Çünkü ne tepki geleceğini bilmiyordum. Ama Allah doğrunun yanında. İlk maçta golle başladım. Dolayısıyla o soru işaretleri çok çabuk kalktı. Seyirciyle hiçbir problem yaşamadım. Ancak camianın kabullenmesi ikinci yarının başında gerçekleşti. İçerideki duruşunuzla ya da sizi tanımalarıyla sağlanan bir şey bu. Çok sorunsuz ve keyifli bir sezon geçirdiğimi söyleyebilirim.''

''MÜDAHALE EDİLMESİ GEREKEN YERDE EDERİM''

Yedek kulübesinden zaman zaman bir teknik adam gibi yaptığı çıkışların hatırlatılması üzerine Tümer, şunları söyledi:
''Müdahale edilmesi gereken yerde ederim. Zico'ya saygısızlık yaptığımı düşünmüyorum. O anda yapılan iş veya kazanılacak puanın derdindeyim. Eğer bir şeyi yanlış görüyorsam müdahale ederim. Benim karakterimde bu var. Sözünü ettiğiniz pozisyonda korner atıyorduk. Takımın en etkili kafa hâkimiyeti olan oyuncularından biri Tuncay'dır. Yerleşmede hata olduğunu gördüğüm pozisyonda Deniz'le Tuncay'ın yerini değiştirdim. Tuncay aşırttı ve Kezman golü attı. Bu da benim haklı olduğumu ortaya çıkarır yani.''

BEŞİKTAŞ MAÇI

Tümer, hangi maç sonunda artık şampiyon olduklarına inandıkları sorusuna, ''Beşiktaş maçı. Bir de kritik bir maçtı o maç. Denizlispor'a puan kaybettiğimiz dakika bütün camianın ümitlerinin bittiği, herkesin 'Acaba' dediği bir dönemdi. O hafta içinde takımdan bazı arkadaşlar ve birkaç yönetici ağabeyimizle yemek yedik. Orada şöyle bir şey söylemiştim: 'Diyelim ki Fenerbahçe ikinci, Beşiktaş lider. Beşiktaş sahasında berabere kaldı, biz deplasmanda kazandık ve puan farkı ikiye indi. Beşiktaş da Kadıköy'e geliyor. Biz yenersek 1 puanla öne geçiyoruz. O zaman Fenerbahçeli futbolcu nasıl olur? Evet aç, mutlaka yenmek isteyecek ama bir o kadar da stresli. Bence hala avantaj bizde ve hala iyi olan bir şey var. 2 puan öndeyiz ve oraya lider gidiyoruz.' Yani herkesin muhtemel beraberliğin Beşiktaş'ın işine yarayacağını düşündüğü dakikada bile biz kazanabileceğimizi biliyorduk. Nitekim de öyle oldu'' şeklinde konuştu.

''BANKAM ÇARŞIDA HER HAFTA GİDİYORUM''

Beşiktaş maçlarına farklı bir motivasyonla mı çıktığı sorusuna Tümer, ''İster istemez. Çünkü ilk kupa maçına gittiğimde küfür olmadan tezahüratlarla tepkiler aldım. Küfür etseler o kadar olurdu yani. Ama normal, benim için çok önemli değil. Tel örgülerin arkasından söylenen hiçbir şeyi umursamamayı öğrendim. Ben İstanbul'da her yerde geziyorum, hiçbir yerde gizlenmedim. Hedef göstermek anlamında da söylemiyorum. Bana (Beşiktaş çarşısına gelemezsin) diye tehdit telefonları açan insanlar var. Benim bankam çarşıda ve haftanın iki günü gidiyorum'' diye yanıt verdi.

''CAMİAYA MAL OLMAK DİYE BİR ŞEYİ KABUL ETMİYORUM''

''Ben camiaya mal olmak diye bir şeyi kabul etmiyorum'' diyen Tümer, ''Camiaya mal olmak bir insana ne veriyor, bunu anlamış değilim. Beşiktaşlı Tümer, Fenerbahçeli Tuncay ya da Galatasaraylı Hakan olarak anılmak tamam güzel bir şey ama nihayetinde bu bir spor ve benim işim. Evimde bir ton ödül ve madalya var ama futbolu bıraktıktan sonra kirada otursam hiçbirisi kiramı ödemez. İşin tek gerçek tarafı bu. Futbolu bıraktıktan sonra hiç kimse kimseye bakmıyor. Bunun birçok örneği ortada'' diye konuştu.

BEŞİKTAŞLI FUTBOLCULARLA KARŞILAŞMASI...

Tümer, Beşiktaşlı futbolcularla bir etkinlikte karşılaştığının hatırlatılması ve olumsuz bir durumun yaşanıp yaşanmadığının sorulması üzerine de ''Engellilerin gecesiydi ve hiçbir şey olmadı. Ancak konu açılmışken söyleyeyim, orada Serdar'la da Gökhan Zan'la da tokalaşıp öpüştüm. Ama kötüden beslenen basın (Tokalaşmadılar, görüşmediler) diye yazdı. Ancak daha sonra Gökhan'la bir yemekte karşılaştık. Bu konu açıldığında Ali Gültiken'in kendilerine (Tümer'in yanına gitmeyin) dediğini söyledi. Ali ağabeyi bir yerde görürsem bunun doğru olup olmadığını soracağım'' diye konuştu.

Tümer, geçen sezon en üzüldüğü anın AZ Alkmaar'a elenmeleri, en sevindiği anın ise Trabzonspor maçında yaşadıkları şampiyonluk sevinci olduğunu söyledi.

ASKERLİK SORUNU

Tümer, askerlik konusu ile ilgili olarak da şöyle konuştu:
''Bu konuda sürekli yanlış anlaşılıyorum. Hiçbir zaman (Askere gitmeyeceğim) demedim. Her Türk evladı gibi askerliğimi yapacağım. Ama 6 ay sonra kanunun öngördüğü tecilim bitiyor. O anda askere gidersem bir daha Futbol oynayamam. Kendimi bu kadar iyi hissediyorken, önümde böyle 2008 Avrupa Şampiyonası gibi bir hedef varken ve ülkemin Milli Takımı'na bu şekilde hizmet edebiliyorken, bu takımın da önemli oyuncularından biriyken neden bu fırsatı kullanmayayım? Tugay'la oturuyorduk. 37 yaşında ve bir senelik mukavele yenilemiş. (Bravo Tugay. Türk evladı, gurur duyuyoruz) deniliyor. Ama 33 yaşındaki Tümer Metin'den futbolu bırakması isteniyor. Oysa bu sadece benim sorunum değil. Anadolu'dan bir sürü arkadaşım arıyor ve (Durumumuz ne olacak) diye soruyor. Fenerbahçe camiasında çok keyifli bir sezon geçirdim. Açıkçası kalmak da istiyorum. Eğer kanunda bir değişiklik yapılacaksa Fenerbahçe'de devam etmek istiyorum. Olmayacaksa da o zaman kendime bir yol çizmem gerekiyor. Birçok teklif var. Kore'si, İspanya'sı, İsviçre'si, Almanya'sı, İngiltere'si... Ama bana kalırsa ülkemde top oynamak isterim.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious