Hiçbir ülkenin teröre destek vermesine müsaade etmeyiz

Hiçbir ülkenin teröre destek vermesine müsaade etmeyiz.7096
  • Giriş : 23.10.2007 / 08:05:00

Başbakan Erdoğan, hiçbir ülkenin teröre destek vermesine, göz yummasına müsaade edilmeyeceğini söyledi

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İngiltere Başbakanı Gordon Brown'ın davetlisi olarak İngiltere'ye gelen
başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanı Mehmet Aydın, eşi Emine Erdoğan, Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Yiğit Alpogan ve öteki
yetkililerle birlikte havaalanından direkt olarak Oxford Üniversitesi'ne
geldi.

Üniversite bünyesinde 100 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren düşünce
kuruluşu Oxford Union'da yetkililerle birlikte bir akşam yemeği yiyen
Başbakan Erdoğan, daha sonra öğrenciler ve öğretim görevlilerinden
oluşan üyelere bir konuşma yaptı.

Sözlerine dünyanın en tanınmış ve köklü düşünce kuruluşlarından birinin
üyelerine hitap etmekten duyduğu mutluluğu dile getirerek başlayan
Başbakan Erdoğan, konuşmasının ilk bölümüne Türkiye ile İngiltere
arasındaki kökleri tarihe dayanan yakın ilişkilere dikkat çekerek
başladı.

İngiltere'de 200 bini aşkın Türk'ün yaşadığını ve bu ülkedeki
Türk toplumunun İngilizlerle bütünleşmiş bir yaşam sürdürdüklerini
hatırlatan Başbakan Erdoğan, aynı şekilde Türkiye'de de gayrimenkul
sahibi 17 bini aşkın İngiliz vatandaşının yaşamakta olduğunu bildirdi.

Türkiye'de enerji, gıda ve telekomünikasyon gibi sektörlerde 1500 ü
aşkın İngiliz şirketinin bulunduğunu ve en son sezonda ülkeyi 1.600.000
İngiliz turistin ziyaret ettiğini belirten başbakan Erdoğan, İngiltere'nin Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı ülkeler sıralamasında da ikinci durumda bulunduğuna işaret etti.

Başbakan Erdoğan, Türkiye ile İngiltere'nin ekonomik işbirliğinin yanı
sıra siyasi ve askeri açıdan da tarihi eskilere dayanan bir işbirliği
içinde olduklarını da kaydederek, Türkiye'nin laik, demokratik çoğulcu
devlet yapısını benimsemiş, halkının büyük çoğunluğu Müslüman bir ülke
olduğunu anlattı.

Türkiye'nin yakın komşularıyla temas içinde, batıyla yoğun işbirliğini
de gerçekleştirmeyi başarmış bir ülke olduğuna işaret eden Başbakan
Erdoğan, ''Türkiye'nin laik ve Müslüman bir ülke olarak AB'ye katılım
müzakerelerini sürdürmesi bölge ülkeleri için önemli bir örnek teşkil
etmektedir'' dedi.

Uluslararası sistemin soğuk savaş sonrası dönüşümünü henüz
tamamlayamamış olmasının yeni risk ve tehditleri ortaya getirdiğini de
belirten başbakan Erdoğan, farklı medeniyetlerin birleşme noktasındaki
Türkiye'nin bu riskleri ve tehditleri yakından hissettiğini belirtti.

Küresel terörizm, kitle imha silahlarının yayılması, kültürel çatışmalar, gelir dengesizlikleri gibi tehditlerin bunlardan sadece birkaçı olduğunu da belirten başbakan Erdoğan, ''böyle bir ortamda Türkiye, bölgesinde bir istikrar sembolü olarak, kalıcı barış, güven ve refahın oluşmasına katkıda bulunmayı başlıca hedef olarak belirlemiştir'' diye konuştu.

-TERÖR-

''Son yıllarda Türkiye'de, ABD'de ve İngiltere'de ve diğer Avrupa
ülkelerinde yapılan terörist saldırıların üzüntüsünü hepimiz derinden
hissettik'' diyen başbakan Erdoğan, ''İngiliz toplumu inanıyorum ki, hem
İstanbul'da hem İngiltere'de yaşanan terörist saldırılar yüzünden
herhalde bizimle aynı hassasiyeti taşıyordur'' şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

''Küreselleşme çağında terör ve terörist artık sınır tanımıyor. Bu sınır
tanımamazlık karşısında terör mağduru olsun veya olmasın her ülkenin
teröre karşı işbirliği yapması kaçınılmaz bir hal almıştır. Küresel
teröre karşı küresel bir işbirliği geliştirilmesi, ortak bir mücadele
platformu oluşturulması tüm toplumlar için hayati derecede önem
taşımaktadır.

Şu gerçeği kesinlikle görmek zorundayız. Herkesin güvende
olmadığı bir dünyada, kimse kendisini güvende hissedemez. Gerçek anlamda güvende olamaz. Türkiye her zaman ve zeminde teröre karşı net bir tavır ortaya koymuş, güvenlik ve insani yardım amaçlı görevlerde aktif roller üstlenmiştir. Türkiye Afganistan'da iki kez ISAF komutası üstlendiyse, Bosna'ya, Somali'ye, Kore'ye asker gönderdiyse bu sorumluluk duygusunun sonucudur.

Türkiye bu çabaları ve samimi gayretlerine karşılık maalesef aynı samimi yaklaşımı dost ve müttefiklerden yeteri derecede görememiştir. Türkiye terörizmle mücadele konusunda meşru müdafa hakkını en üst düzeyde kullanmak konusunda son derece kararlıdır.''

''Hiç kimsenin, hiçbir ülkenin teröre destek vermesine, teröre göz
yummasına, terörü finanse etmesine ya da teröre zemin hazırlamasına
tahammülümüz kalmamıştır'' diyen başbakan Erdoğan, örgütleri terörist
olarak adlandırmak ya da tanımanın yetmediğini, ''terörist örgütlerle ve
yan kuruluşlarıyla birlikte mücadele etmek, finansal, diplomatik, askeri
ve siyasi desteğini kesmek gerekiyor'' dedi.

-IRAK'IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ-

Irak'ın Türkiye açısından son derece önemli bir konu haline geldiğini,
Türkiye'nin Irak'ın toprak bütünlüğünün korunmasına özel önem
atfettiğini de vurgulayan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Irak'ın bölünmesine kesinlikle karşıyız. Siyasi birliğinin, bütünlüğünün korunmasından yanayız. 5 yıllık iktidarımız döneminde ulusal ve uluslararası platformlarda bunu sürekli seslendirdik ve bunun özellikle adeta lobisini yaptık. Bugün de aynı şekilde bakıyoruz. Bu nedenle Türkiye Irak'a elinden gelen her türlü yardımı yapmaktadır.

Ancak terör örgütü PKK-kongragel'in Irak'ta faaliyetlerini sürdürerek
buradan ülkemize yönelik terör eylemlerinde bulunması, ülkemizde büyük
rahatsızlıklara neden olmaktadır. Halkımızın içinde bulunduğu bu ruh
halinin terör saldırılarına hedef olmuş İngiliz halkı tarafından gayet
iyi anlaşıldığına inanıyorum.

Bu çerçevede Irak Başbakanı Nuri El Maliki'nin Türkiye'yi ziyareti sırasında varılan anlaşma uyarınca Irak'ta terör örgütü faaliyetlerine son verilmesine yönelik somut adımlar atmasını umud ettik. Ancak bu konuda ilerleme sağlanamaması, Türkiye'nin uluslararası hukuk çerçevesinde meşru müdafa hakkını kullanmasını kaçınılmaz kılmaktadır.''

Başbakan Erdoğan TBMM'nin Kuzey Irak bölgesine bir yıl süreyle sınır
ötesi harekat konusunda gerekli yetkiyi hükümete verdiğini de
hatırlatırken, alınan bu önlemin Irak'ın toprak bütünlüğünü veya halkını
asla hedef almadığını vurguladı..

Bunun sadece terör örgütü PKK'ya yönelik olduğuna dikkat çeken Başbakan, terör örgütünün Kuzey Irak'ta açık bir destek gördüğüne işaret etti. Buradaki kamplarda eğitim alan teröristlerin Türkiye'ye sızarak masum halkın ve güvenlik güçlerinin hayatlarına kastettiğini de belirten
başbakan, ''artık sabır taşı çatlamıştır. Türkiye gereken işbirliğini
göremese de terörizmle mücadelesine azim ve kararlılıkla devam
edecektir'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Kerkük'ün bir etnik unsurun veya bir mezhepsel
topluluğun toprağı olamayacağına, tüm Irak halkına ait bir kent olduğuna
dikkat çekerek, bu çerçevede Kerkük'ün statüsüne ilişkin referandumun
ertelenmesinin mantıklı bir adım olduğunu vurguladı.

Türkiye öncülüğünde başlatılan komşu ülkeler sürecinin önemine de işaret
eden başbakan Erdoğan, Irak'ta yaşanan sorunların çözümüne ilişkin
olarak Irak hükümeti ile bölge ülkeleri arasında görüş alış-verişi
yapılmasının bu sayede mümkün olduğuna dikkat çekti.

Erdoğan, Irak'a komşu ülkelerin Şarm El Şeyh'deki ilk toplantısının ardından ikinci toplantının 2-3 kasım tarihlerinde İstanbul'da yapılacağını, toplantıya ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyacaklarını ifade etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious