Hikmet Fidan'ın öldürülmesi davasına devam edildi

  • Giriş : 23.02.2006 / 00:00:00

PKK muhalifi Hikmet Fidan'ın öldürülmesi olayına ilişkin davanın ikinci oturumu Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görüldü.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Eski DEP kurucusu, HEP, DEHAP ve HADEP gibi partilerin de yöneticiliklerini yapan, ancak son dönemlerde PKK'nin izlediği politikaları eleştirerek örgüte muhalif olan Hikmet Fidan cinayeti ile ilgili davanın ikinci oturumu, Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Dava, Kuzey Irak'taki Süleymaniye kentinde PKK'den ayrılıp PWD'yi kuran Kani Yılmaz kod adlı Faysal Dunlayıcı'nın aracının havaya uçurularak öldürülmesinin ardından daha da dikkat çeker hale geldi.

Davada haklarında "tehdit altında tasarlayarak adam öldürmeye teşebbüs etmek" iddiasıyla ömür boyu hapis cezası talep edilen tutuklu sanıklar Fırat Karahan ve Mehmet Veysi Akgönül ile tutuksuz yargılanan PWD üyesi olmakla suçlanan emekli öğretmen Mustafa Kemal Ok ve Mehmet Zeki Peker adlı toplam 4 sanık bulunuyor.

Davanın bugünkü oturumunda tutuklu sanıklar Fırat Karahan ve Mehmet Veysi Akgönül ile tutuksuz yargılanan Mustafa Kemal Ok duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuksuz sanık Mehmet Zeki Peker ise katılmadı. Sanıkları avukatları Zülfü Dündar, Halis Akdemir savunurken, müdahil Tarık Fidan ile avukatları Mustafa Aladağ ve Abdurrahim Gökdemir de hazır bulundu.

Oturumda sanıklar Emniyet Genel Müdürlüğü'nden PWD ile ilgili olarak gönderilen rapora itiraz etti. Sanık Akgönül'ün avukatı Akdemir, raporun kabul edilmeyeceğini belirterek "Önemli olan suç işlendiği anda örgütün silahlı olup olmadığıdır. Tüm değerlendirmelere göre sonuca gidilmemektedir. Bu açıdan suçun vasfının değiştiğini belirtmek istiyorum. Burada hukuka aykırı bir delil söz konusudur. Veysi Akgönül üzerine kurgulanmış bir soruşturma dosyası ile karşı karşıyayız" dedi.

Aynı yönde açıklamalar yapan avukat Dündar, ise raporun kendileri ile ilgisi bulunmadığını belirtti. Dündar, Abdullah Öcalan'ın davada ismi geçmediğini, Fırat Karahanlı ile Abdullah Öcalan arasında bir bağlantı kurulmak istendiğini savundu. Dündar, tüm dosyanın kapsamlı bir şekilde incelenmesi halinde müvekkilinin olaya karıştığına dair hiçbir belgenin bulunmadığının görüleceğini öne sürdü.

Savunmaların ardından mahkeme heyeti, oturumu dosyadaki eksiklerin giderilmesi için ileri bir tarihe erteledi.

Fidan'ın oğlu Tarık Fidan'ın ise duruşma sonunda basın mensuplarına dağıttığı yazılı metinde, babasının 35 yıldır Kürt siyasal yaşamı içinde yer aldığını, bu süre zarfında sürekli olarak demokratik mücadele verdiğini belirterek "Bu dava, Kürt halkının vicdanını ve iradesini yaşamı boyunca temsil liyakatini gösterebilmiş, halkçı ve yurtsever Hikmet Fidan'ı katledenlerin yargılanmasıdır. Davanın önemli olan işlevi yargılamanın seyri ve verilecek nihai karardan öte bu menfur cinayete ve asli faillerine işaret eden, bunu gündemde tutan canlı bir gösterge olmasıdır" diye konuştu.

Tarık Fidan, babası Hikmet Fidan ve Osman Öcalan-PWD arasında organik bir ilişkisi olduğu iddialarının ise kesinlikle gerçeği yansıtmadığını ifade ederek, babasının bu çevreyle de görüşmelerinin olduğunu ancak bunun organik bir ilişki olmadığını söyledi.

Kani Yılmaz ve bir arkadaşının öldürülmesine ilişkin de açıklama yapan Fidan, "Hikmet Fidan ve Kani Yılmaz cinayetleri ve diğer cinayetler, halk ve insanlık karşıtı olmanın göstergeleri, açık alametleridir. Bu vesileyle cinayet serisinin son halkası olan Kani Yılmaz cinayetini ve faillerini kınıyor, lanetliyoruz" şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious