Hıncal Uluç: "Kalli'ni de al git!"

Hıncal Uluç:
  • Giriş : 11.12.2007 / 11:14:00

Hıncal Uluç yazdı.. 'Adnan Polat Galatasaray'ı bitirdi'

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Derbide Kasım'ın 6'sından sonra Aralık'ın 8'i de tarihe geçebilirdi ama Fener gol atmaktan çok kendisini eğlendirmeyi seçti

Takım 5. dakikada gol yemiş, lideri yok. İlk devre şans eseri 1-0 bitmiş. Oyuna Hakan'ın girmesi lazım ama Polat, Hakan'ın ipini çekmiş

Bu maçın ortaya koyduğu bir gerçek var; Adnan Polat'ın Kalli'yi de alıp gitmesi lazım. Polat kendisini bitirdi, Kalli'yi bitirdi, Galatasaray'ı da bitirdi

Geçen hafta "Kalli bir gariplik yapmazsa Galatasaray kazanır" demiştiniz ancak sarı-kırmızılı takım sahadan mağlup ayrıldı. Gariplik neredeydi?

Kalli beklediğim garipliği yaptı.

Kalli'nin sahaya çıkardığı takımla, benim perşembe günü Sabah'ta yazdığım takım arasında iki fark var. Görünüşte, kâğıt üzerinde. Ben Aykut'u önerdim, o Orkun'u oynattı, ben Hakan Şükür'ü önerdim o Volkan'ı oynattı. İki tane değişiklik bu kadar fark yaratır mı? Maçı seyredenler, şunu dikkatle gördüler ki Galatasaraylılar dahil, 6-0 tarih olabilirdi bu maçta. Kasım'ın 6'sından sonra Aralık'ın 8'i de damgalanabilirdi. İkinci yarıda darmadağın, panik içinde bir Galatasaray ve Galatasaray'ın bu haliyle 'Alay etmek' demiyorum, neticede yaptıkları alaya dönüştü ama gol atmaktan çok, fantezi içinde, kendilerini eğlendirmeyi seçen bir Fenerbahçe vardı. Boş kalenin önünde gol atma yerine bacak arası paslarını tercih etmeler, topla boş kaleye girecek adama topu vermeyip, bireysel gol aramalar vs. vs. Ben o 6-0'lık maç dahil Galatasaray'ın Fenerbahçe önünde böylesine ezildiğini hayatımda seyretmedim. 50. senem. Hayatımda seyretmedim. Şimdi iki değişiklik bu kadar farkı yaratır mı, yaratır. 1- Orkun; çok gol kurtardı. Gol kurtaran kaleci iyi kaleci değildir. Yenilecek golleri yesin. Yenmeyecek golü yemesin. 5. dakikada yediği gol, Galatasaray'ın o gençlerden kurulu takımını bitirdi. Yıkıldılar, paniklediler. Tribünde oturanlar fark etmediler ama televizyon başındakiler, yakın çekimden 5. dakikadan sonra başta Arda olmak üzere Galatasaraylı futbolcuların yüzünü görünce 'Maç bitti' dediler. Golde Orkun büyük çapta hatalı. Çünkü Orkun futbolu bilmiyor. Nerede duracağını bilmiyor, ne zaman çıkacağını bilmiyor, nasıl çıkacağını bilmiyor, çıkmayacağı zamanı bilmiyor.

ORKUN HATALIYDI

Orkun kısa bir tereddüt yaşayınca hazırlıksız yakalandı.
Yarı yolda yakalandı. Hiç çıkmasa golü yemezdi. Erken çıkıp hamle yapsa, Semih'in ayaklarına kapansa golü yemezdi, bacakları açık karşısında durunca bacak arasından golü yedi. Yani normal kalecinin yemeyeceği bir gol yedi ve yıktı Galatasaray'ı 5. dakikada. Ondan sonraki kurtarışları beni ilgilendirmiyor. Yenmeyecek golü yiyen kaleci takımı yıkar. Turgay Şeren ile Fenerbahçeli Özcan zamanın en büyük rakipleriydi. Özcan akıllara seza kurtarışlar yapardı ama Turgay'ın önüne hiçbir zaman geçemedi ve sonunda Avrupa'ya gitti. Neden? Çünkü Turgay yenmeyecek golleri yemezdi. Özcan'ın kurtardıklarını belki kurtaramazdı ama öndeki savunma ve takım bilirdi ki Turgay garip bir gol yemezdi. Şandellenen topu Özcan içeri alırdı. Kurşun gibi atılan topu uçup yumruklarken, üstünden şöyle bir hafif kesilen topu kurtaramazdı. Geri geri gider topla beraber kalenin içine düşerdi. Bir gün Milli Takım'ın as oyuncularından Beton Mustafa'ya "Milli Takım'da hangi kaleciyi tercih ediyorsun" demiştim. "Turgay tartışılmaz Hıncal" dedi. "Çünkü önündeki adamlar, arkadaki kaleciye güvendiklerinde çok daha iyi oynarlar. Biz Turgay Şeren'e güvenirdik. Garip bir gol yemez biz rahat oynardık ama Turgay'dan başkası olunca dizimiz titrerdi. Yaptığımız hata golle sonuçlanabilir, çünkü arkamızda ne olduğu belli olmayan bir kaleci var. Bizi kurtarışları ilgilendirmez, ben yenmeyecek golü yemeyen kaleci ile çok rahat oynarım."

BORCUNU ÖDÜYOR

Mustafa bugün "Ön libero" denilen yerde oynardı o zaman. Savunmaya dönük orta saha oyuncusu. Onun ifadesi. Gerçekten öyle. O 5. dakikadaki gol, Galatasaray'ı bitirdi. Niye bitirdi? Hakan Şükür'ün yerine Volkan oynadığı için... Sahaya o genç takımı çıkaran Kalli, maçtan sonra "Tecrübe öğretilmez, tecrübe zamanla kazanılır" diyen adam, bu takıma sadece tecrübe değil, lider vasfı olan adam da koymalıydı. Elinde vardı. Altını çizdim, geçen haftaki sohbetimizde de, yazımda da... Galatasaray'da liderlik yapacak iki tane oyuncu var. Bütün çılgınlıklarına rağmen biri Hasan Şaş, biri Hakan Şükür. Gerets zamanında Galatasaray'ı şampiyon yapan da bu ikisi, lider vasıfları dolayısıyla, takımı toparladılar, panikten çıkardılar. Gerets'in attığı mezmeleden çıkardılar. "Kötü oynasa da gol atmasa da Hakan oynamalı" diye yazdım perşembe günü. Niye oynaması gerektiğini de anlattım. Kalli benim ne demek istediğimi gayet iyi anladı. Çünkü Kalli gerçekten de bir Futbol dehası, biliyorum. Beni anladı ama oynatamadı Hakan'ı. Çünkü Kalli'yi Futbol teknik direktörü olarak unutulmuşluktan çıkarıp Türkiye'ye getiren ve Galatasaray gibi Avrupa'da itibarlı bir takımın başına getiren kişi Adnan Polat'tır. Kalli'nin Adnan Polat'a vefa borcu var. Galatasaray'da Adnan Polat, Hakan'ın ipini çekmiş, oynatmayacak. 5. dakikada gol yemiş, lidersiz takım, birinci devre büyük bir şans eseri 1-0 bitti ve Galatasaray'ın hiç pozisyonu yok.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious