Hıncal Uluç'un MHP'yi desteklemesinin sebebi ne?

Hıncal Uluç'un MHP'yi desteklemesinin sebebi ne?.9234
  • Giriş : 22.07.2007 / 00:19:00

AKP'yi hafife alan yazarlar CHP, MHP ve Baskın Oran'a oy vereceklerini köşelerinde ciddi ciddi açıklıyorlar.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çok ciddi bir siyasi yazı yazdığını sanan bazı köşe yazarları aslında ciddi yazı değil ya “karamsar” ya da “kötümser” yazı yazmaktadır. Evet,Türk “matbuat”ının ve Türk “mecmua”sının baskı kalitesi, sayfa sayısı gibi konularda nereden nereye geldiğinin çarpıcı örneklerini görmek istiyorsanız mutlaka eski gazetelerin arşivini okuyunuz. Okursanız, bugünün Vatan gazetesini yöneten Zafer Mutlu ve Güngör Mengi'nin 1985 yılında kurulan Sabah gazetesini yönetirken tiraj almak için medya ahlakı noktasında nasıl bir zafiyet sergilediğine de tanık olacaksınız.

Örneğin, 1985 yılındaki bir nüshada bir Trafik Kazası haberi var.. Kaza sonucunda yetişkin bir genç kız yüzü kanlar içindeyken yere uzanmış yatıyor. Giysisinin üst kısmı ise kaza sonucu yırtıldığı için kızın üst kısmı tamamen açık kalmış.

İşte birinci sayfaya yerleştirilen bu haberde kızın ismi de verilmek suretiyle kızın göğüsleri tamamen gözüküyor.

Genç kızın tamamen görünen göğüslerinin ucuna ise “ayıp olmasın” diye küçük bir bant koymuşlar. Oysa o genç kız, haberden anladığım kadarıyla “göğüs frikiği” vermek için “iş kazası” yapan bir manken değildi!

Oysa aynı kadro aradan 12 yıl geçtikten sonra 28 Şubat sürecinde “acayip güvenilir bir kaynak”tan haber kotarırken, konuşan bu güvenilir kaynağın ne göğsüne ne de gözüne bant yerleştirirdi.

Ya ne yapardı? Şapkasının silueti görünecek şekilde yüzünü “tamamen kapatırdı”!

Özetle: “Siyasi cinayet” işlerseniz yüzünüz tamamen kapatılır. “Trafik kazası”na maruz kalırsanız çıplak göğsünüzün ucuna bant yapıştırılır.

“İş kazası” yaptığınızda ise banttan yayını zül görür, direkt canlı yayın yaparsınız!

Türk dergiciliğine gelirsek; Türk dergiciliği denilince aklıma ilk önce 50'li yılların Akis'i gelir.

O Akis ki, bir dönem yazı işleri müdürlüğünü Cüneyt Arcayürek yapardı.

Askeri vesayet kültürünün nasıl “makes” bulduğunun yani nasıl akis yaptığının test vasıtalarından biri de bu dergidir. Anılan dergide bir de merhum Ahmet Taner Kışlalı'nın kardeşi Mehmet Ali Kışlalı vardı. O Mehmet Ali Kışlalı ki, hem o gün hem de bugün soyadıyla mütenasip bir şekilde kışladan haber alır, almakla kalmaz bir de götürürdü.

Kışlalı kardeşlerin kuzeni Hıncal Uluç ise 80'lerde Mehmet Yakup Yılmaz ile birlikte Erkekçe dergisini çıkarırdı.

Uluç'un tavırlarında o gün ile bugün arasında ciddi bir farkın olduğu muhakkaktır. Uluç, bugün AK Parti'ye “giydirmenin” yazarlığın şanından olduğunu düşünürken 80'lerde birilerini “erkekçe soyundururdu”!

Tabii bir de Yön dergisi vardı; 60'lı yıllarda Doğan Avcıoğlu'nun çıkardığı bu dergi “pusulası”nı şaşıranların “cem” edildiği (toplandığı) bir “mecmua”dır.

Peki ben bu yazıyı niye yazdım; şunun için:

Yukarıda adı geçen Zafer Mutlu, Sabah gazetesi yöneticisi iken Aydın Doğan'a verip veriştiriyordu; şimdi ise Aydın Doğan'ın bazı gazetelerinin CEO'su görevini üstlendi. Hıncal Uluç ise kuzeni Kışlalı'nın öldürüldüğü 1999'da hükümette olan MHP'ye oy vereceğini açıkça yazıyor.

Aynı Uluç, CHP kongresinde ise Deniz Baykal'a karşı Bedri Baykam'ı destekliyordu. “Erotizm badanacısı” Bedri Baykam'ın babası ise Suphi Baykam.. Eh, Suphi Baykam da merhum Alparslan Türkeş ile birlikte 27 Mayıs darbesini gerçekleştiren 37 subaydan biri olduğuna; Hıncal Uluç da bu darbenin lojistik destekçilerinden biri olan Mehmet Ali Kışlalı'nın kuzeni olduğuna göre Uluç'un ne kadar kadirşinas biri olduğu ortaya çıkmış oluyor..

Demek ki neymiş?

“Milletin adamları” öyle boş bir slogan değilmiş; içini açın göreceksiniz ki içinden en kötü ihtimalle “adam” çıkacaktır.

FİKRET AKYÜZ

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious