Hız tutkunlarına kötü haber

  • Giriş : 15.02.2007 / 00:00:00

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'ndan, hız sınırını aşmayı alışkanlık haline getiren sürücülere kötü haber geldi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, hız sınırını bir yılda tam beş kez yüzde 30'dan fazla aşan, bu yüzden ehliyeti bir yıl süreyle geri alınan, ehliyeti olmamasına rağmen araç kullanarak kaza yapan sürücüyü sigorta şirketi karşısında haksız buldu. Kararda, "Trafik güvenliği için hız sınırını aşmayı alışkanlık haline getiren sürücü, ehliyetsiz sürücüden tehlikelidir" denildi.

DAVA NASIL AÇILDI

Adana'da, C.K adlı sürücünün ehliyetine hız sınırını bir yılda beş kez ihlal ettiği için bir yıl süreyle el konulduğu dönemde Trafik Kazası yaptı. Kasko şirketi, 27 bin 525 YTL'lik hasarı ödedi. Şirkette, "Ehliyeti olmadan ve araç kullanma yetkisi yokken kaza yaptığı için sigorta kapsamı dışındadır. Para sehven ödenmiştir. Bu parayı şirketimize iade etmeli" diye C.K aleyhine dava açtı.

MAHKEMEDEN SİGORTA ŞİRKETİNE RET

Adana 2. Ticaret Mahkemesi, sigorta şirketinin davasını reddetti. Kararda, "Geçici süreyle sürücü belgesi alınan kişi ile hiç sürücü belgesi olmayan bir kişinin aynı tutulmasının sözleşmenin amacına ve hakkaniyet ilkesine aykırı olacağı" savunuldu.

DAİRE BOZDU

Şirketin temyizi üzerine dosyaya bakan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ise kararı, "Hız sınırı aşmayı alışkanlık haline getiren sürücü ehliyeti olmayandan tehlikelidir" diye bozdu. Ancak mahkeme ilk kararında direndi. Bunun üzerine dosya bir üst kurul olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na geldi. Genel Kurul da dairenin görüşünü haklı bularak, mahkemenin direnme kararını oybirliği ile bozdu. Kararda özetle şöyle:

HIZ SINIRINI AŞTI EHLİYETİNE EL KONULDU

Davalı C.K'nın ehliyetine Karayolları Trafik Kanunu'nun 51/3 maddesi uyarınca ve hız sınırlarını yüzde 30'dan fazla aşmak suretiyle ihlal suçunu bir yıl içerisinde beş defa işlemiş olması nedeniyle 04.05.2001 tarihinden itibaren bir yıl süreyle geri alınmıştır. Bu süre içinde 10.11.2001 tarihinde ise kaza yapmıştır.

ARAÇ KULLANMASINA HUKUKEN ARAÇ YOKTU

Kaza tarihi itibarıyla davalı C.K'nın araç kullanmasına hukuken olanak veren bir sürücü belgesine sahip bulunmamasına ve 51/3 maddesindeki sürücü belgesinin geçici bir süreyle geri alınmasına ilişkin hükmün hız sınırını aşmayı itiyat haline getiren ve böylece karayolundaki seyir güvenliğini hem kendisi ve hem de başkaları açısından tehlikeye sokan sürücülerin yol açabilecekleri kazaları önlemek ve onları aynı hatayı tekrarlamaktan kaçınmaya zorlamak amacıyla konulduğu;

SÜRÜCÜ BELGESİ KOŞULLU İADE EDİLİYOR

Kanun hükmünde, "Süresi sonunda psiko-teknik değerlendirmeden ve psikiyatri uzmanının muayenesinden geçirilerek, sürücü belgesi alınmasına mani hali olmadığı anlaşılanların belgeleri iade edilir" denilmek suretiyle salt geçici alma süresinin bitmesinin sürücü belgesinin ilgiliye mutlak surette iade edilmesini gerektirmeyeceğinin açıklanmış ve iade için sürücünün maddede belirtilen koşulları taşıdığına ilişkin bir saptamanın şart koşulmuş bulunmasına;

KAZA AÇISINDAN POTANSİYEL TEHLİKE

Kanunun belirli bir süre içerisinde hız sınırını belli sayının üzerinde ihlal eden sürücüleri kaza yapma açısından "potansiyel bir tehlike" olarak kabul ettiğinin açıkça anlaşılmasına, gerçekten de sürücü belgesi almış olmakla birlikte yasal hız sınırını aşmayı itiyat haline getiren bir kişinin bu özelliği itibarıyla sürücü belgesine sahip olmayan, ancak hız sınırlarına riayet eden başka sürücülere oranla trafik güvenliği açısından daha büyük tehlike taşıyacaklarının açık bulunması karşısında, mahkemenin direnme kararı bozulmalıdır.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious