Hristofyas, Kıbrıs sorununun çözümü için ilk adımı attı

Hristofyas, Kıbrıs sorununun çözümü için ilk adımı attı.10641
  • Giriş : 05.03.2008 / 17:45:00

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Dimitris, başkan olarak ilk resmi ziyaretini Atina'ya gerçekleştirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hristofyas, Atina ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas, Başbakan Kostas Karamanlis ve siyasi parti liderleriyle, Kıbrıs'ta yeni çözüm sürecinin başlatılmasına ilişkin görüşmeler yaptı.

8 Temmuz anlaşması çözüm temeli olabilir

Hristofyas'la görüşmesi sonrası açıklama yapan Yunan Başbakanı Kostas Karamanlis, "2008 yılında Kıbrıs sorununa çözüm bulunması için, 'fırsat penceresi'nin açık olacağı umudunu" dile getirdi. Karamanlis ve Hristofyas, "Kıbrıs'ta çözüm için 8 Temmuz 2006 anlaşmasının yeni müzakere süreci için çıkış noktası olarak alınmasını" istedi. Hristofyas, "Ben 8 Temmuz anlaşmasına imza koyan Papadopulos'u, Talat'ta umarım kendi imzasını hatırlar." dedi. Öte yandan, Hristofyas'la Talat arasındaki görüşmenin, Mart ayının son günlerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Karamanlis ve Hristofyas, Annan Planı'nın artık geçerli olmadığını ve herhangi bir çözüm girişiminin BM anlaşmaları temelinde ve AB prensipleri çerçevesinde, Türk ordusunun adadan ayrılmasını kapsayacak şekilde olması gerektiğini savundu.


Takvim baskısı istemiyoruz

Hem Karamanlis hem de Hristofyas, "sorunun çözümüne yardımcı olmadığı gerekçesiyle, sıkı çözüm takviminin kabul edilmeyeceğini" ileri sürdü. Taraflar, "bunaltıcı tecrübe" olarak dile getirdikleri Annan Planı müzakerelerini örnek gösterdi. Çözümün Kıbrıslılar tarafından sağlanması gerektiğini söyleyen Hristofyas, "iki bölgeli-iki toplumlu federasyon" ve "adil ve işler bir çözüm" için Kıbrıslı Türklere dostluk elini uzattığını kaydetti. Hristofyas, "Türkiye duruşunu değiştirmedikçe çözüm olmaz iddiasında" da bulundu. "Türkiye uzlaşmaz tutumunu bırakmadıkça çözüm olmaz" iddiasında bulunan Hristofyas ve Karamanlis, Türkiye'nin AB önündeki yükümlülüklerini yerine getirmesini istedi. Hristofyas, Türkiye'nin Kıbrıs'ı da kapsayacak şekilde Gümrük Birliği anlaşmasını uygulamasını istedi.

Atina ve Lefkoşa arasında çok iyi ve sıkı işbirliği olduğunu söyleyen liderler, 2008 yılı içinde başlaması umulan Kıbrıs'ta çözüm müzakereleri öncesi iletişimlerini yoğunlaştırma konusunda mutabık kaldılar. Hristofyas, Yunanistan'ın Rumların ana desteği olmaya devam ettiğini ifade etti.


Cumhurbaşkanı Papulyas: "Avrupa'daki son duvar yıkılsın"

Kıbrıs'ta birleşik çözümün "iki bölgeli-iki toplumlu federasyonla" mümkün olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas, "yaşayabilir ve işler çözümün, yerleşimci ve Türk ordusunun adadan ayrılmasını güvence altına alacak süre baskısı olmaksızın mümkün olabileceğini" ileri sürdü. Avrupa değer ve anlaşmalarına saygı duyan BM kararları temeline dayanan çözüm temennisinin altını çizen Papulyas, "Zaman, Türkiye tarafından AB üyesi Kıbrıs devletinin kabul edilemez işgalinin sona ermesi ve son Avrupa duvarının yıkılmasıdır." dedi. Papulyas, 8 Temmuz 2006 anlaşmasının çözüm yönünde önemli bir adım olduğunu kaydetti.

8 Temmuz 2006 Anlaşması

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve eski Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos, BM Genel Sekreteri'nin eski yardımcısı İbrahim Gambari'nin başkanlığında 8 Temmuz 2006'da Lefkoşa ara bölgede yaptıkları görüşmede, kararlar ve ilkeler anlaşması yapmıştı. 8 Temmuz Anlaşması veya "Gambari Süreci" olarak da bilinen anlaşma, iki taraf arasındaki, insan kaçakçılığı, kuş gribi gibi gündelik sorunların görüşülerek halledilmesi için teknik komiteler kurulmasını, Kıbrıs sorununun özüne ilişkin konuların ele alınması için de çalışma grupları oluşturulmasını öngörüyordu. Rum uzmanlar, 8 Temmuz anlaşması konusunda farklı görüşler ileri sürüyor. Bir kısmı Kıbrıslı Rumlar için anlaşmanın iyi bir temel oluşturduğunu söylerken, diğer bir kısmı ise "başarı olmadığı" görüşünü dile getiriyor. Türkler için ise "berbat" bir anlaşma olduğu değerlendirmesinde bulunuyorlar. Anlaşmada, "iki bölgelilik" dışında ilk kez "iki toplumun" siyasi eşitliği ilkesi yer almıştı. Yüzde 18'lik Kıbrıs Türkleri ile yüzde 82 oranındaki Kıbrıs Rumları, Kıbrıs'ı ilgilendiren siyasi kararların alınmasında eşit söz hakkına sahip olacakları belirtiliyordu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious