Hukuk devleti zedelenmektedir!

  • Giriş : 01.10.2006 / 00:00:00

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer: "Yargıda siyasallaşma, hukuk devletini zedelemektedir" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, "Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) oluşumunda, bir siyasal parti mensubu olan Bakan'ın ve onun buyruk ve direktifleri ile hareket eden Müsteşar'ın yer alması yargı bağımsızlığını, dolayısıyla hukuk devleti ilkesini zedelemektedir" dedi.
TBMM'nin 22. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Sezer, "Yargıç ve savcıların tüm özlük ve disiplin işleri, Yargıtay, Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi üyelerinin seçimi gibi önemli etkilerle donatılmış HSYK'nın oluşumunda, bir siyasal parti mensubu olan Bakan'ın ve onun buyruk ve direktifleri ile hareket eden Müsteşar'ın yer alması yargı bağımsızlığını, dolayısıyla hukuk devleti ilkesini zedelemektedir." dedi.

Çeşitli hükümet programlarında da vurgulandığı gibi, yargının kişiselleştirilmesi ve siyasallaştırılmasının önlemenebilmesi için, yargı bağımsızlığıyla bağdaşmayan bu durumun ivedi olarak düzeltilmesi gerektiğini vurgulayan Sezer, sözlerine şöyle devam etti: "Yasama ve yürütme organlarının da, yargının siyasallaştırılmasından özenle kaçınmaları gerekir. Yargının siyasallaştırılması durumunda bundan zarar görecek olan başta yine devlet organlarıdır. Bununla da kalmayacak, tüm devlet kurumları, insani değerler ve bireyler de bu zarardan paylarını alacaklardır."

Yargının siyasallaştırılmasının, kişilerin hukuki güvenliğinin ortadan kaldırılmasına, kamusal düzenin bozulmasına, hukukun ve devlet erkinin yok olmasına yol açacağını öne süren Sezer, "Anayasa'ya göre, 3 erki temsil eden organ ya da kurumlar arasında üstünlük sırası yapılamayacağına göre, göreve getirilme yöntemlerine bakılarak organ ya da kurumları somutlaştıran görevliler arasında da ayrım yapılamaz." şeklinde konuştu.

Sezer, devletin ve rejimin sürdürülebilmesinin, seçilmişler kadar atanmışların da görev ve sorumluluğunda bulunduğunun unutulmaması gerektiğinin altını çizdi.

Konuşmasında laiklikle ilgili tartışmalarada yer veren Sezer, "Anayasa'da, laikliğin tanımını aramak yerine, nasıl bir laikliğin öngürüldüğüne bakmak gerekir. Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi kararlarının konuya katkısı gözden uzak tutulamaz." dedi.

Sezer, laiklik ilkesini yaşam biçimi olarak benimseyen çağdaş ülkelerin, bu ilkeyi kendi toplumsal gerçeklerine göre biçimlendirlerini hatırlatan Sezer, "Anayasa Mahkemesi'nin çeşitli kararlarında da belirtildiği gibi laiklik, ülkelerin içinde bulunduğu tarihsel, siyasal, toplumsal koşullara ve her dinin gerektirdiği isteklere bağlı olarak ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir" diye konuştu.

Atatürk devreminin temel taşının laiklik olduğunu ifade eden Sezer, "Devrimin temeli, amacına bağlı laiklik ilkesidir. Laiklik ilkesi, Türkiye Cumhuriyeti'ni oluşturan tüm değerlerin temel taşıdır." şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious