Hükümet Fransa'ya tepkili!

  • Giriş : 16.10.2006 / 00:00:00

Hükümet Sözcüsü ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek, "Fransa'ya gösterilen tepki her türlü takdirin üzerinde" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çiçek, "Ancak bunu devamlı bir politika, devamlı takip edilmesi gereken bir konu olarak ele almak gerekmektedir'' dedi.
Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, Bakanlar Kurulu'nda Milli Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan Askerlik Kanunu ve Yedek Subaylarla ilgili kanunda değişiklik öngören tasarının ele alındığını belirtti. Çiçek, ikinci olarak Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan Tanık Koruma Kanun Tasarısı'nı ele aldıklarını ifade etti.

Çiçek, AB ile ilgili tarama sürecinin geçen hafta bittiğine işaret ederek, 3 Ekim 2005'ten bu yana 33 fasılda hem tanıtıcı, hem de ayrıntılı taramaların bittiğini ifade etti. Tarama ile raporların gelmesinin ardından müzakerelerin başlayacağını vurgulayan Çiçek, Devlet Bakanı Ali Babacan'ın AB üyesi ülkelerde yaptığı temaslarla ilgili bilgi verdiğini kaydetti. Çiçek, önümüzdeki süreç açısından 8 Kasım tarihinde açıklanacak ilerleme raporunun önemli olduğunu vurguladı.

Çiçek, basın mensuplarının, Fransız Parlamentosu'nda kabul edilen ''Ermeni soykırımının inkârını suç sayan yasa teklifi'' ile ilgili nasıl bir yol haritası izleneceği konusunda soru üzerine, Sözde Ermeni Soykırımı konusu ilk defa Türkiye'nin gündemine gelmediğini, AB senatosunda her yıl 24 Nisan tarihinde gündeme geldiğini ifade etti.

Çiçek, son zamanlar ülkelerin parlamentolarında böyle bir soykırımın yapıldığına dair kararlar çıkmaya başladığına işaret etti. Türkiye'nin konunun gündeme geldiği her dönemde, bu kanunun doğru olmadığını, bu konunun parlamentolarca çözümlenmek yerine bilim adamlarınca, tarihçilerle çözülmesi gerektiğini dile getirdiğini vurguladı.

Geçtiğimiz yıl konuyla ilgili TBMM Genel Kurulu'nda genel görüşme yapıldığına dikkat çeken Çiçek, konuyla ilgili ülkelerin arşivlerini açmalarını, tarihçilerin, bilim adamlarının bir araya gelerek bir komisyon oluşturması ve bu olayın bütün yönleriyle ortala çıkarılması yönünde dünya parlamentolarına çağrıda bulunacağını söyledi.

Ülkelerin değişik sebeplerden dolayı konunun tarih ve bilim dışına kaydığını ifade eden Çiçek, konuşmasına şöyle devam etti: "Hükümet olarak burada dikkat etmeye çalıştığımız husus, bu tip haksız uygulamaları, haksız kararları bir günlüğüne, beş günlüğüne, on günlüğüne toplumun gündeminde tutup bu konuyla ilgili demeçler vermek yerine, tabiatıyla bu demeçler önemlidir. Bu tavırlar önemlidir. Bunlar veriliyor, verilecektir. En üst seviyede veriliyor. Toplumumuzun bu konuda gösterdiği hassasiyet de her türlü takdirin üzerindedir. Ancak bunu devamlı bir politika, devamlı takip edilmesi gereken bir konu olarak ele almak gerekmektedir. Hükümet olarak biz bunu böyle düşünüyoruz. Ve bu işin koordinasyonunu da Dışişleri Bakanlığı yapıyor. Orada yapılan çalışmalar var. İşin tabiatıyla hukuki, ekonomik, siyasi, özgürlükler boyutu var. Türkiye-AB ilişkileri çerçevesinde meselenin değerlendireceği yönler var."

Fransa Meclisi'nde teklifin kabul edilmesinden sonra AB çevrelerinden ilk defa kurumsal düzeyde gelen tepkileri yeterli bulmadıklarını söyleyen Çiçek, "Bunun devamlı takip edilmesi lazım. Nasıl Türkiye ile ilgili düzenlemeler söz konusu olduğunda AB bunu her vesileyle soruyor, her vesileyle gündeme getiriyor. Sadece bu teklif vesilesiyle bir defa konuşup, bir defa tavır koyup ondan sonra işi kendi akışına bırakmak yerine bence hem Avrupa Parlamentosu'nun, hem de Avrupa makamlarının bu konuyu gündemlerine alması lazım. Biz de bunları devamlı hatırlatacağız. İkili ilişkiler açısından da bu haksızlığı devamlı vurgulayacağız. Ekonomik ve diğer boyutlar açısından da makul olan, doğru olan, Türkiye'nin yararına olan neyse bununla ilgili çalışmaları da yapıyoruz." şeklinde konuştu.

Türkiye'den özgürlük alanlarının genişletilmesi için AB ülkelerinden tepkiler geldiğini hatırlatan Çiçek, "AB'nin önemli ülkelerinden bir tanesini özgürlükleri büyük ölçüde sıkıntıya sokacak, ifade özgürlüğünü sıkıntıya sokacak böyle bir kararın alınması ve benzer kararların da öbür parlamentolar tarafından alınmaması noktasında neyse onu yapmaktır." dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious