Hükümet spordaki şiddete el attı

  • Giriş : 15.03.2007 / 00:00:00

İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu, ''Hükümet olarak, özellikle futbol maçlarında, şiddet ve taşkınlıkların önlenmesine yönelik tedbirler üzerinde titizlikle duruyoruz'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bakan Aksu, Erzurum'da Palandöken Kış Turizm Merkezi'ndeki, Ski Lodge Dedeman Otel'de düzenlenen ve Erzurum, Kars, Ağrı, Iğdır, Ardahan, Artvin, Rize, Gümüşhane, Bayburt, Erzincan ve Malatya'nın emniyet müdürlerinin hazır bulunduğu ''Bölge Emniyet Müdürleri Toplantısı''na katıldı.

Bakan Aksu, toplantı öncesi yaptığı açıklamada, alınan tedbirlere rağmen son zamanlarda, özellikle Futbol müsabakaları sırasında, şiddet ve taşkınlıkların devam ettiğinin görüldüğünü söyledi.

Dünyada saygın bir yeri olan Türkiye'nin, bir taraftan uluslararası sözleşmelere taraf olurken, diğer yandan kendi iç mevzuatında, konuyla ilgili birtakım düzenlemelere gittiğini belirten Aksu, şunları kaydetti:

''Hükümet olarak, son zamanlarda sportif karşılaşmalar ve özellikle Futbol maçları sırasında zaman zaman ortaya çıkan şiddet ve taşkınlıkların önlenmesine yönelik tedbirler ve güvenlik kriterleri üzerinde titizlikle duruyoruz. Müsabaka öncesi il genelinde alınacak tedbirler, spor tesisinde ve çevresinde alınacak tedbirler, müsabaka esnasında alınacak tedbirler ve müsabaka sonrasında alınacak tedbirler olmak üzere, alınacak güvenlik önlemlerini titizlikle gözden geçirmenizi istiyorum. Biz sporu, ferdin bedeni, zihni ve ruhi yönden sağlıklı ve dengeli bir şekilde gelişmesi için bir araç olarak görüyoruz. Spor karşılaşmalarını da aklın, mantığın ve ahlakın ön planda tutulduğu, takım çalışmasının sergilendiği ve bunun sonucunda da başarılı olanın ödüllendirildiği bir organizasyon olarak kabul ediyoruz.''

Aksu, sahaların, sevginin, hoşgörünün ve birçok güzelliğin mekanı olmasını arzuladıklarını belirterek, ''Toplumun büyük bir kesimini ilgilendiren spor müsabakalarının, huzur ve güvenliği sağlanmış, dostluğun, kardeşliğin ve takımlar arası tatlı rekabetin örneklerinin sergilendiği yerler olması için bütün gücümüz ve samimiyetimizle çalışmalıyız'' diye konuştu.

-ADALET VE ASAYİŞİN TEMİNİ...-

İçişleri Bakanı Aksu, düzen ve esenliğin temin edilemediği bir toplumda devletin iyi işlediğinden ve güvenlik kuvvetlerinin başarısından söz etmenin mümkün olmadığına dikkati çekerek, ''Devletin en önemli görevi, adalet ve asayişin teminidir'' dedi.

Toplumu huzursuz eden her suç türüyle mücadelenin, varlık sebepleri olduğunu bildiren Aksu, şöyle devam etti:

''Kamu yönetimimizde sizlere önemli sorumluluklar ve görevler yüklenmektedir. Görev yaptığınız illerin huzur ve güvenliği ile vatandaşımızın can ve mal emniyetinin korunması, öncelikle sizin görevinizdir. Asayiş hizmeti öyle bir hizmet ki günün 24 saati, hiçbir boşluğa, aksamaya, zafiyete neden olmayacak bir sistem içerisinde verilmesi gerekiyor. Bu açıdan bakıldığında, azami dikkat gerektiriyor, sabır gerektiriyor, cesaret gerektiriyor, takip ve koordinasyon gerektiriyor.''

Bakan Aksu, Türkiye'nin hassas bir coğrafyada bulunduğunu, uluslararası ilişkilerin odaklandığı bir bölgede olduğunu ifade etti.

Ülkenin uzun yıllar boyunca milli birlik ve bütünlüğüne, huzur ve güven ortamına, ekonomik gelişmesine kasteden terör belasıyla mücadele etmek zorunda kaldığını belirten Aksu, şunları söyledi:

''Bu uzun mücadele sonunda, güvenlik güçlerimizin, silahlı kuvvetlerimizin ve vatandaşlarımızın büyük ve fedakarane mücadelesi neticesinde teröre karşı büyük başarı elde edilmiştir. Terörün beslendiği ortam ve koşullar ortadan kaldırılmadan terörle mücadelede kesin sonuca ulaşmak mümkün gözükmediğinden, terörü besleyen sosyo ekonomik problemleri çözmek için azami gayret sarf etmekteyiz.''

Aksu, Türkiye'nin dört bir yanında eğitim, sağlık, adalet, güvenlik, ulaşım, köy altyapıları, toplu konut, tarım, hayvancılık alanında atılan adımlarla birlikte her geçen gün refah seviyesinin arttığını belirterek, ''Ülkemizde kaos ortamı oluşturmak isteyenlere, devlet-millet dayanışması ile milletimiz 75 milyon insanı ile kenetlenerek, bundan önce olduğu gibi, bundan sonra da izin vermeyecektir'' diye konuştu.

-SOKAKTA YAŞAYAN VE ÇALIŞAN ÇOCUKLARIN DURUMU...-

Abdulkadir Aksu, son yıllarda başta büyük şehirler olmak üzere, göç alan kentlerde, sokakta yaşayan ve çalıştırılan çocukların durumunun önemli bir sosyal sorun olarak ortaya çıktığına işaret etti.

Söz konusu çocukların bir kısım asayiş olaylarına da karıştıklarının gözlendiğini bildiren Aksu, ''Bu çocukların iyi birer fert olarak topluma kazandırılması amacıyla ekonomik, sosyal, kültürel ve benzeri tedbirlerin alınması devletin başta gelen görevlerindendir'' dedi.

Bakan Aksu, her il emniyet müdürünün valilerle birlikte, sosyal çalışmalara ağırlık vererek, çocukların, sigara, uyuşturucu ve diğer bağımlılık yapan maddelere karşı korunması için sosyal yardım ve rehabilitasyon projeleriyle çalışma yapmalarını beklediğini sözlerine ekledi.

-KORKUYA DAYALI POLİSLİK ANLAYIŞI-

İçişleri Bakanı Aksu, ''Artık korkuya dayalı polislik anlayışını devam ettirme imkanı kalmamıştır'' dedi.

Bir bekçi ile mahallelerin güvenliğinin sağlandığı günlerin geride kaldığını belirten Aksu, şöyle devam etti:

''Teknolojinin gelişmesine paralel olarak, suç işlemede kullanılan yöntemler de gelişmiştir. Organize suç örgütleri ve terörist faaliyetleri yürütenler, teknolojik gelişmeleri suç işlemede rahatlıkla kullanmaktadırlar. Teknoloji, hem suçun işlenişinde ve hem de suç ve suçluluların ortaya çıkartılmasında yaygın olarak kullanılmaktadır. Bir yanda suçlar daha sofistike yöntemlerle işlenmekte ama aynı zamanda, insan hak ve özgürlüklerindeki gelişmeler nedeniyle sanık hakları da gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Bu nedenle asayiş hizmetlerinde teknolojiden azami ölçüde istifade edilmesi gerektiğini vurgulamak istiyorum.''

-EMNİYET GENEL MÜDÜRÜ KÖKSAL-

Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal ise konuşmasında, ''Polis, her işi yapan bir teşkilat konumundadır'' dedi.

Emniyet Genel Müdürü olarak ilk toplantısını Erzurum'da yapmaktan mutluluk duyduğunu belirten Köksal, ''Polis teşkilatımızın başına getirilmiş olmamdan dolayı çok gururluyum. Beni bu göreve layık gören İçişleri Bakanımıza, Bakanlar Kurulu üyelerine ve sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum'' diye konuştu.

''Hep birlikte, özellikle çalışma arkadaşlarımın göstereceği gayretle bayrağı aldığımız yerden daha yükseğe dikebilmek için elimizden geleni yapacağız'' diyen Köksal, şunları kaydetti:

''Polis teşkilatı, emniyetin, asayişin sağlanmasından sorumlu bir teşkilattır, ancak daha önemli bir şey vardır. Polis her işi yapan bir teşkilat konumundadır. deprem olur polis gelir. Sel baskını olur polis gelir. Her şeyde polis gelir. Hatta insanlar eğlenirken polis yine oradadır. İnsanlar maç izler polis sırtına döner tribünlerdeki güvenliği kontrol eder. Başka hiçbir teşkilat yoktur ki çalışmasının karşılığında hayatını ortaya koysun. Örneğin öğretmenlik de çok kutsal bir görevdir. Ancak öğretmen eğitimini verir, daha sonra okul tatil oldu mu evine gider. Ancak polis, 24 saat görev başındadır. Yeri geldiğinde yaralanır, yeri geldiğinde şehit olur.''

Köksal, polis teşkilatının da kamuoyundan beklentileri bulunduğunu belirterek, şöyle dedi:

''Nedir o beklentiler? Bu yaptığı fedakarlıkların, güzelliklerin biraz daha takdir edilmesidir. Biraz daha sevgiyle yaklaşılmasıdır. Bu yaklaşım, polisimizin daha çok çalışmasına da vesile olacaktır. Marifet, iltifata tabidir.''

Toplantı, daha sonra basına kapalı olarak devam etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious