Hükümetin iptal kararına ilk yorumları

Hükümetin iptal kararına ilk yorumları.11015
  • Giriş : 29.01.2009 / 16:20:00

Hükümet üyeleri, Anayasa Mahkemesi'nin telefon dinlemelerinde atama yetkisine yönelik iptal kararını değerlendirdi, hükümetin bundan sonra atacağı adımları açıkladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Anayasa Mahkemesi'nin telefon dinlemelerinde atama yetkisine yönelik iptal kararını değerlenirken, yasanın özünün durduğunu, gerekçeyi gördükten sonra süratle gereğini yapacaklarını söyledi.

Çiçek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Anayasa Mahkemesi'nin kanunun tümünü iptal etmediğini, kararın atamaya ilişkin olduğunu belirterek, organize suçlarla mücadele, suçun önlenmesi ve suçluların yakalanması konusunda yasanın çok önemli olduğunu ifade etti.

Dinlemelerin hakim kararına bağlı olduğunu, dinlemelerde hakim teminatı bulunduğunu ifade eden Çiçek, şöyle konuştu:

''İptal kararı atamaya yönelik. Sıkıntı yok, yasanın özü, işin esası duruyor. Gerekçeyi gördükten sonra gereğini süratle yaparız. Uygun bir düzenleme yapacağız.

Yürürlüğünün durdurulmaması doğrudur, aksi halde ciddi sıkıntılar olurdu. Son olaylara baktığımızda organize suçlar geçmişte kendilerine çok uygun ortamlar oluşturmuş. Gerekçeli karar ne kadar erken yayımlanırsa gereği de hızla yapılır. Aksi halde devletin eli kolu organize suçlara karşı bağlanır. Bu konuları Ceza Muhakemesi Kanunu'nda da ayrıntılı düzenlemiştik. Her şey hakim teminatı altında.''

''Dinlemelerde sınırın aşıldığı, herkeste dinlenilme korkusu başladığı'' yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine de Çiçek, ''Ülkemizde birçok kişi karanlığa konuşur. Bunun önü sonu yok. Kuşku üzerine hüküm tesis edilemez. Yasal olmayan dinleme zaten suçtur. Devletin savcıları gereğini yapar. Organize suçlar, terör, uyuşturucu gibi sınırı aşan bu suçlarla mücadelede devlet, imkanlardan yoksun bırakılamaz. Suçları önlemek için bu yasa var. Bu yasa önemlidir, özü duruyor. Kimsenin korkmasına, endişe etmesine neden yok. Kanunsuz dinlemelerin gereğini de yargı yapar'' diye konuştu.

ADALET BAKANI ŞAHİN: YASAL DEĞİŞİKLİKLE SORUN ÇÖZÜLÜR

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Anayasa Mahkemesinin telefon dinlemesiyle ilgili bugünkü kararını değerlendirirken, ''Yasal değişiklikle sorun çözülür. Dörtlü kararname gelir'' dedi.

Şahin, TBMM'de gazetecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtlarken, ''Yasal değişiklikle sorun çözülür. Dörtlü kararname gelir yani Telekomünikasyon Kurumu Başkanı, Ulaştırma Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanının imzasıyla'' diye konuştu.

Denetim nasıl olacağının sorulması üzerine de Bakan Şahin, ''Gerekçeyi görmemiz gerekir. İptal kararı verirken onu da düşünmüşlerdir... Biliyorsunuz mahkeme kararları geriye yürümez'' dedi.

Yüksek mahkemenin kanunun esastan görüşmeye karar verdiğini hatırlatarak, ''Kanunun tümü iptal olabilir mi?'' sorusunu yönelten gazeteciyi de Şahin, ''İletişim yoluyla suç ve suçluların tespiti, dünyanın kabul ettiği bir yöntem. Birçok olay bu yöntemle Türkiye'de de önlenmiştir'' diye yanıtladı.

Mahkemenin yürütmenin durdurulması kararı vermediğinin hatırlatılması üzerine de Bakan Şahin, ''Sorun olacağı kanaatinde değilim. Şu anda bir değişiklik yok. Kurul başkanı görevde'' diye konuştu.

YILDIRIM: BUNDAN SONRAKİ ATAMALAR (TELEKOMÜNİKASYON İLETİŞİM BAŞKANLIĞINA) ARTIK ÜÇLÜ KARARNAMEYLE OLACAK, TEKRAR ORADA BİR ATAMA SÖZ KONUSU OLURSA

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Anayasa Mahkemesi'nin, ''Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın başına getirilecek kişiyi Başbakan'ın atama ve dinleme faaliyetlerini denetleme yetkisini'' iptalinin ardından, bundan sonraki başkan atamalarının üçlü kararnameyle yapılacağını, Başkanlığın faaliyetlerinin denetiminin de uygun bir denetleme mekanizması kurularak sağlanacağını bildirdi.

Yıldırım, NTV'de katıldığı programda, Anayasa Mahkemesi'nin telefon dinlemenin denetimine ilişkin iptal ettiği yasa hükümlerini değerlendirdi.

Anayasa'nın haberleşme hürriyetini teminat altına aldığını belirten Yıldırım, getirdiği istisnaların ise suç işlenmesinin önlenmesi, genel ahlakın korunması, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması olduğunu anlattı. Devletin istihbarat toplama, terör örgütleriyle mücadele, suç işlenmesini önleme gibi bütün ülkelerde olduğu gibi başka imkanı yoksa bunu iletişim altyapısını kullanarak elde etmesinin meşru ve yasalar çerçevesinde olduğunu ifade eden Yıldırım, ''Türkiye üç tane kurum var. Jandarma, MİT ve polis teşkilatı. Bu teşkilatlar eskiden beri istihbarat amacıyla, koruyucu tedbir ve adli vakalarda delil temin etmek amacıyla sinyal takibi, dinleme ve diğer araçları kullanıyorlar'' diye konuştu.

Yasadışı dinlemenin hiçbir zaman mazur görülemeyeceğini dile getiren Yıldırım, ''Bu suçtur. Yasadışı dinlenen kişi veya kurum hakkında elde edilen bilgiler de delil olarak kullanılamaz'' dedi.

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın bir dinleme merkezi olmadığını belirten Yıldırım, Başkanlığın, emniyet teşkilatlarının mahkeme kararıyla yapacakları dinlemelerin usule ve hukuka uygun olup olmadığını kontrol edip, izin verilmesini sağladığını kaydetti.

Bakan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Yasaya uygun olmayan dinleme yapanlar olabilir. Bunu dünyada önleyebilen bir ülke de yok. Teknolojinin geliştiği bir dönemde ortam dinlemesi diye bir şey var. Dinlemeyi hoyratça kullanmak asla kabul edilemez. Onun için yaptığımız düzenlemede 'Bu delil olamaz ve bunu yapanlar da bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılır' hükmü var. Bu olabilecek en caydırıcı önlemlerden bir tanesidir.

Benim söylediğim söz, yasadışı bir işiniz yoksa konuşun konuşabildiğiniz kadar. Konuşmaktan insanlar korkmasın. İnsanlar konuşacak, iletişim kuracak. 'Dinleneceğiz' diye konuşmayalım korkusu veya algılamayı asla kastetmedim. Eğer sizi yasadışı dinleyen bile olsa bu suçtur. Bunu işleyen varsa, bu ülkenin savcıları, hakimleri tarafından cezalandırılacaktır ve bunların dinlediği içerik de asla bir mahkemede delil olarak kullanılamaz. Haberleşmede kişisel bilgilerin gizliliği esastır. Herkesin uyması gereken bir kuraldır. Ülkenin güvenliği söz konusuysa, bu yine hakim kararıyla yapılacak. Vatandaşlarımızın 'dinleniyorum' korkusuyla yaşaması bizim asla düşündüğümüz bir şey değil. Yasadışı iş yapan varsa, bunun da hesabını verir. Türkiye'de 105 milyar dakika konuşma oluyor, bir yılda. Bütün bu trafiği dinlemeye imkan yok. Böyle bir şey teknik ve fiziki olarak da mümkün değil.''

-ANAYASA MAHKEMESİ'NİN KARARI-

Anayasa Mahkemesi'nin, ''Kurumun başına getirilecek kişiyi Başbakan'ın atama ve dinleme faaliyetlerini denetleme yetkisinin'' iptaline ilişkin olarak da Ulaştırma Bakanı Yıldırım, şunları söyledi:

''Verilen karar, bu kuruluşun yapacağı iş ve işlemlerle ilgili bir karar değil. Kurum, kuruluş kanununda öngörülen işleri yapmaya devam edecek. İstihbarat kuruluşlarına, polise, MİT'e, jandarmaya, takip, sinyal izleme, gereğinde dinlemeyle ilgili taleplerine yasaların kendisine verdiği yetki çerçevesinde izin verecek veya vermeyecek. Yani esasa ilişkin bir şey yok. Kurum'un başındaki arkadaşın atamasıyla ilgili hükmü iptal etti. Demek ki bundan sonraki atamalar artık üçlü kararnameyle olacak, tekrar orada bir atama söz konusu olursa.

İkincisi denetleme. Buranın hesapları, kitapları, personelle ilgili işlerini zaten Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu denetliyor. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, acaba kendisine verilen işleri kanunlara uygun yapıyor mu yapmıyor mu? Onun denetlenmesi lazım. Orada öngörülen Başbakanlığın icap ettiği hallerde bu denetlemeyi yapmasıydı. Bunu da Anayasa Mahkemesi uygun görmedi. Ona uygun bir denetleme mekanizması kurulur. Oradaki taleplerin değerlendirilmesinin bir başka göz tarafından doğru olup olmadığının denetlenmesi aslında emniyet açısından yapılmış bir şey. Kendi başlarına hareket etmesinler yönünde bir düzenlemeydi. O iptal değerlendirilir, Meclisimiz gerek bunun için gerek atama şekliyle ilgili gerekçeli karar yayınlandıktan sonra buna paralel düzenlemeleri yapar ve çalışmalar devam eder.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*