Hükümetten geri adım yok

  • Giriş : 29.04.2007 / 00:00:00

Hükümet, Genelkurmay’a bir açıklamayla yanıt verdi

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Açıklamada, "Başbakan’a bağlı bir kurum olan Genelkurmay Başkanlığı’nın bir hükümete karşı ifade kullanması demokratik hukuk devletinde düşünülemez" denildi.

Hükümet, Genelkurmay Başkanlığı’nın laiklik karşıtı söylem ve eylemlere yönelik sert çıkışına, benzer tonda bir açıklamayla yanıt verdi. Genelkurmay Başkanlığı’nın hükümetle ilişkiler açısından son derece yanlış ifadeler kullandığı belirtilen hükümet açıklamasında, "Başbakan’a bağlı bir kurum olan Genelkurmay Başkanlığı’nın herhangi bir konuda hükümete karşı bir ifade kullanması demokratik bir hukuk devletinde düşünülemez" denildi.

"Hükümet Sözcüsü" sıfatıyla Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in okuduğu açıklama, Başbakanlık internet sitesine de konuldu. Çiçek, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ı telefonla aradığını vurgulayarak, "Çok faydalı ve verimli bir telefon görüşmesi gerçekleşti" dedi. Görüşmenin dün öğleden sonra yapıldığı kaydedildi.

Çiçek’in dün 15.15’te Başbakanlık’ta okuduğu açıklama şöyle:

HÜKÜMETE KARŞI TUTUM: Dün (önceki gün) Genelkurmay Başkanlığı tarafından çeşitli konulardaki görüşlerini ifade eden bir açıklama basın yayın organlarına gece yarısı verilmiş ve Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yayımlanmıştır. Bu açıklama hükümete karşı bir tutum olarak algılanmıştır. Kuşkusuz, demokratik bir düzende bunun düşünülmesi dahi yadırgatıcıdır. Öncelikle söylemek isteriz ki, Başbakan’a bağlı bir kurum olan Genelkurmay Başkanlığı’nın herhangi bir konuda hükümete karşı bir ifade kullanması, demokratik bir hukuk devletinde düşünülemez.

HÜKÜMETİN EMRİNDE: Genelkurmay Başkanlığı, hükümetin emrinde, görevleri Anayasa ve ilgili yasalarla tayin edilmiş bir kurumdur. Anayasa’mıza göre, Genelkurmay Başkanı görev ve yetkilerinden dolayı Başbakan’a karşı sorumludur. Bu metnin basın yayın organlarına verilmesi ve Genelkurmay’ın internet sitesinde yayımlanmasındaki zamanlama manidardır. Öncelikle devletimizin yüce makamı olan Cumhurbaşkanlığı’na 11. cumhurbaşkanını seçme sürecinde böyle bir metnin, hem de gece yarısı ortaya çıkması son derece dikkat çekicidir.

YARGIYI ETKİLEMEK İÇİN: Bunun, bu hassas dönemde, Anayasa Mahkemesi eksenli tartışmalar yapılırken ortaya çıkması, yüce yargıyı etkilemeye yönelik bir girişim olarak algılanacaktır. Herkes şunu açıkça bilmelidir ki, hükümetimiz, devletimizin Anayasa’nın 1., 2. ve 3. maddelerindeki temel ve vazgeçilmez ortak değerleri, ülkemizin birlik ve bütünlüğü, milletimizin saygınlığı, Türkiye’nin laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olma niteliği konusunda herkesten daha fazla taraftır ve hassastır. Türkiye’nin milli birlik ve bütünlüğü, Türk milletinin esenliği bu değerlerin korunması ile mümkündür. Cumhuriyetimizin temel niteliklerine, Anayasa ve yasalara aykırı, gerçek ve tüzel kişiler tarafından zaman zaman ortaya konan hiçbir tutum ve davranışı tasvip etmek mümkün değildir.

SORUŞTURMA: Bu durumlarda zaten başta cumhuriyet savcıları olmak üzere, soruşturma makamları hiç kimseden izin almadan gerekli soruşturmaları yapma yetkisine sahiptirler. Bu konularda gereğini yapmak vazifeleridir. Ayrıca hükümetimizin ve bağlı birimlerin gerek basın yoluyla duyulan, gerekse çeşitli ortamlarda dile getirilen, devletimizin temel değerleri ile çelişen uygulamalar konusunda duyarsız kalması söz konusu olamaz.

YANLIŞ İFADELER: Bu nedenle ilgili metinde Genelkurmay Başkanlığı’nın hükümetle ilişkileri bakımından son derece yanlış ifadelerin yer alması üzücü olmuştur. Devletimizin tüm temel kurumlarının bu konularda daha özenli ve dikkatli olması gerektiği, Türkiye’nin güçlenme, modernleşme ve demokratik standartlarını yükseltme sürecinin sağlıklı yürümesi bakımından zorunludur. Aksi halde devletimizin güçlenmesine, ülkemizin huzur ve refahına telafi edilemez zararlar verilmiş olacaktır.

HUKUK ÇÖZER: Devletimizin temel değerlerini koruma konusunda birincil görev hükümetindir. Hükümet bu konuda tavizsiz bir şekilde taraf olduğu için, hükümete bağlı tüm kurumların da bu doğrultuda taraf olmaları zaten eşyanın tabiatı gereğidir. Türkiye’nin her sorunu hukuk kuralları ve demokrasi içinde çözülecektir. Aksi bir düşünce ve tutum asla kabul edilemez. Herkese ve her kuruma düşen görev, bu sürecin işlemesini kolaylaştırmaktır. Bunun dışındaki arayışların ülkemize ve milletimize ne kadar zarar verdiği geçmişte yeteri kadar, acı biçimde tecrübe edilmiştir. Hükümetimiz, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan cumhuriyetimizi daha da güçlendirmek ve demokrasimizi zedeletmemek konusunda tam bir kararlılık içindedir.

İÇ TARTIŞMALAR: Cumhuriyetimiz ve demokrasimiz vazgeçilmez, geri döndürülemez bir kazanımdır. Bugün devletimizin temel niteliklerini korumak konusunda hepimiz el ve gönül birliği içinde geleceğe nasıl daha güçlü yürürüz, onun mücadelesini vermeliyiz. Enerjimizi iç tartışmalarla tüketmek yerine ülkemizi küresel rekabette daha güçlü hale getirmeye ve milletimizin refah ve mutluluğunu artırmaya sarf etmeliyiz.

İTİBAR ZEDELENİYOR: Bu bağlamda, bazı iyi niyetli olmayanların, hükümetimizle Türk Silahlı Kuvvetleri’mizi karşı karşıya getirme çabalarını boşa çıkarmalıyız. Türkiye’nin uluslararası toplumda itibarını zedeleyen, çağdaş dünyadaki konumumuza zarar veren, Türk ekonomisinin istikrarını tehdit eden, demokrasiye aykırı ve Türk milletinin vicdanında yara açan davranışlardan tüm sorumluluk sahiplerinin kaçınması gereklidir. Güven ve istikrarı zedeleyenler, ülkemizin ve milletimizin âli menfaatleri bakımından doğuracağı olumsuz sonuçların sorumluluğunu da yükleneceklerini bilmelidirler.

Başkentte ’e-tartışma’

Genelkurmay Başkanlığı, ’muhtıra’ olarak nitelendirilen sert açıklamasını önceki gece geç saatlerde internet sitesinde yayımladı. Hükümet de aynı yöntemi kullanarak, Genelkurmay’a yanıtını dün Başbakanlık’ın internet sitesine koydu. Bu açıklamayı daha sonra Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious