Hükümetten Menbiç açıklaması

Hükümetten Menbiç açıklaması.21614
  • Giriş : 09.06.2018 / 10:25:00
  • Güncelleme : 09.06.2018 / 11:09:29

AK Parti hükümetinden Menbiç konusunda önemli bir açıklama geldi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Sepet Beşik

Hükümetten açıklama var. Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, Menbiç'te devriye görevini Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte yapacaklarını belirtti.

Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, "Yılbaşından bu yana Irak'ın kuzeyinde yaptığımız operasyonlarda 500'den fazla terörist etkisiz hale getirilmiştir. Kökten temizlemek için ne yapılması gerekiyorsa şu anda o yapılıyor ve sonuna kadar da gideceğiz" dedi. Cankili, Münbiç'te devriye görevini Türkiye ve ABD kuvvetlerinin birlikte yapacağını da açıkladı.

Canikli, dün NATO Savunma Bakanları Toplantısının ardından gazetecilerle bir araya geldi, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Toplantı kapsamında geldiği NATO Karargahı'nda bazı ikili görüşmelerde bulunduğunu belirten Bakan Canikli, ABD Savunma Bakanı James Mattis ile de bir araya geldiğini anımsattı. Mattis ile görüşmesinde birçok konuyu ele aldıklarını aktaran Canikli, "Özellikle Münbiç'teki yol haritasıyla alakalı son derece ayrıntılı, yapıcı ve olumlu bir görüşme gerçekleştirdik." diye konuştu.

Canikli, Mattis ve Pentagon'un Münbiç'teki yol haritasının şekillenmesinde olumlu katkısının olduğunu belirterek, "İlk görüşmelerimizde SDG olarak tanımlanan ve içinde fiilen YPG/PKK unsurlarının da bulunduğu o yapıyla ilgili daha farklı düşünceleri vardı. Bugüne kadar birçok görüşme gerçekleştirdik. Bu yapının deşifre edilmesi için hem olayın gerçek boyutunu anlattık hem de YPG ile PKK arasındaki organik ilişkinin bütün belge ve bilgilerle ortaya konulmasını sağladık." ifadelerini kullandı.

Bununla ilgili ABD de dahil olmak üzere müttefik ülkelerin savunma bakanlarına çok kapsamlı dosya, bilgi ve belge sunduklarını anlatan Bakan Canikli, "Bugün geldiğimiz noktada PYD/YPG'nin PKK'nın bir unsuru olduğu ve SDG içindeki hakim konumda oldukları tezimiz artık büyük oranda kabul edilmiş durumda. Bu kabulün sonucu olarak Münbiç'teki yol haritası ortaya çıkmıştır." dedi.

Mattis ile görüşmesinde S-400 hava savunma sistemleriyle F-35 savaş uçaklarının da gündeme geldiğini belirten Canikli, şunları söyledi:
"Onların kaygı ve hassasiyetleri S-400 sisteminin çok güçlü radarlara sahip olması. Türkiye'ye kurulması halinde başta F-35 savaş uçakları olmak üzere diğer NATO unsurlarını rahatsız edebileceği ve bazı NATO'ya ait bilgilerin bu radarlar vasıtasıyla başka yerlere aktarılabileceği şeklinde bir kaygıyı ifade etti. O nedenle büyük oranda ABD Senatosunun da S-400'lerin Rusya'dan alınmasına itirazı olduğunu söyledi. Biz de kendisine böyle bir tehlikenin, riskin hiçbir zaman olmayacağını, gündeme gelmeyeceğini ifade ettik ve bu garantiyi verdik. Yani Türkiye'de kurulacak S-400 sistemi hiçbir şekilde, hiçbir NATO unsurunu, F-35 uçakları dahil rahatsız etmeyecek ve onlar için bir tehdit ve tehlike oluşturmayacak. Bu garantiyi kendilerine verdik, açık olarak bunu ifade ettik. Bunu, kendisinden Senatoya anlatmasını talep ettik. S-400'ler kurulacak, gelecek, o konuda herhangi bir tartışma söz konusu değil."

"Bizim en doğal hakkımızdır"

S-400 hava savunma sistemleriyle F-35 savaş uçağı projesinin ilişkilendirilmesinin doğru olmadığını, bunu da muhataplarına ilettiklerini belirten Canikli, şöyle konuştu:
"Çünkü F-35 projesi bir ticari anlaşmadır. Başını ABD’nin çektiği birçok NATO ülkesiyle birlikte geliştirdiğimiz bir proje. Bugüne kadar da Türkiye bu projeyle ilgili taahhütlerini zamanında yerine getirmiştir. 800 milyon dolardan fazla ödeme yaptık. Toplam 100 uçaklık bir alım öngörülüyor. Bunun da 11 milyar dolardan fazla bir maliyeti var Türkiye açısından. Biz yükümlülüklerimizi yerine getirdiğimiz için başka hiçbir şarta bağlı olmaksızın, başka hiçbir olayı gerekçe göstererek bu projeyi ertelememek, geciktirmemek gerekiyor. Bu yaklaşımımızı da kendilerine ifade ettik. Aksi tavırların ciddi güven problemlerini beraberinde getirdiği ve bu güven probleminin hükümetler nezdinde değil, Türk milleti nezdinde de ciddi anlamda güvensizlikler ortaya çıkardığını, bunu arzulamadığımızı, planlandığı şeklinde bu uçakların Türkiye'ye teslimi ve diğer yükümlülüklerin karşı tarafça da yerine getirilmesi beklentimizi kendilerine ifade ettik. Temennimiz F-35 uçaklarıyla ilgili planlandığı, projelendirildiği gibi anlaşmalara sadık kalınarak bunların gereklerinin yerine getirilmesi. Bu tür yaklaşımların esasında bizi mecburen başka arayışlara ittiğini, aslında S-400 projesini de bu çerçevede değerlendirmek gerektiğini yine paylaştık. Dolasıyla F-35 ile ilgili anlaşmalara aykırı bir şekilde karar ve politika gündeme gelirse biz elbetteki tedbirimizi almak durumunda kalacağız, elbette başka arayışlara gireceğiz. Bu da bizim en doğal hakkımızdır. Bu kararlılığımızı da açık bir şekilde kendilerine ifade ettik.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*