Hurafelere karşı mücadele ediyorlar

Hurafelere karşı mücadele ediyorlar.10551
  • Giriş : 11.12.2005 / 00:00:00

Osmanlı-Türk sanatının en muhteşem eserlerinden biri olarak gösterilen ve Mimar Sinan'ın 'ustalık eserim' diye nitelendirdiği Tarihi Selimiye Camii, ziyaretçilerle dolup taşıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ancak camiyi ziyaret edenlerin söylentilerle sürgelen bazı hurafeleri sürdürmek istemeleri cami görevlilerini sıkıntıya sokuyor. En sık bilinen hurafeler ise cami avlusundaki siyah taşın çocuk sahibi yapacağı, cami içinde şifalı su bulunduğu ve ters lalenin kıyametin kopmasına kalan zamanı gösterdiği şeklinde. Yetkililer, hurafelere şiddetle karşı çıkarak, şifalı olduğu söylenen camideki suyun şebeke suyu olduğuna dikkat çekiyor.
Selimiye Camii'nin eski baş müezzini ve tanıtım görevlisi Nadi Ersoy, özellikle hafta sonlarında caminin dolup taştığını belirterek, "Tarihi mekanı görmek isteyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Mekanı hafta sonları ortalama 5 bin kişi ziyaret ediyor." dedi.

Emekli olmasına rağmen gönüllü olarak caminin tanıtımını yaptığını ifade eden Ersoy, camiye gelenlerin hurafelere sapmamaları için gün boyu caminin içinde nöbet tuttuğunu söyledi. Gelen ziyaretçilerden özellikle çocuğu olmayan evli çiftler cami avlusu içinde bulunan siyah yuvarlak taşın üzerine çıkarak derdine çare aradıklarını ifade eden Ersoy, "Türkiye'nin dört bir yanından gelen ziyaretçilerin yanlış inanışlar sergilemeleri cami görevlilerini harekete geçirdi. Cami avlusundaki siyah taşın üzerine çıkarak dua eden kimi ziyaretçiler, dualarının kabul olduğunda taşın sağa doğru, kabul olmadığı takdirde ise taşın sola doğru döndüğünü iddia ediyorlar." dedi.

Nadi Ersoy, bazı ziyaretçilerin yaptıkları hareketlerin yanlış ve hurafe olduğunu anlatmak için gün boyu camiden bir dakika olsun ayrılmıyor. Hatta, ziyaretçilerin camii içinde yanlış anlamlara imkan vermemek için, ziyaretçilerle tek tek yakından ilgileniyor.

Ziyaretçilerin bir çoğu özellikle caminin içindeki suyun şifalı olduğuna inanarak içtikleri gibi, sağlıklarına kavuşması için hasta yakınlarına da götürüyorlar. Ersoy, ziyaretçilerin yanlış uygulamalarını ise şöyle anlatıyor: ''Ziyaretçiler, caminin içindeki suyun şifalı olduğuna inanarak içtikleri gibi, sağlıklarına kavuşması için hasta yakınlarına da götürüyorlar. Yanlarında şişe ya da bidon getirerek çeşmeden akan suyu dolduran vatandaşlar, suyun hasta olan yakınlarını iyileşmesine katkı sağlayacağına inanıyorlar. Aslında camideki su, normal şehir şebeke suyudur. Bu konuda vatandaşları hem sözlü olarak hem de yaptığımız anonslarla uyarıyoruz. Ancak onlar manevi yönden şifa buldukları inancıyla hareket ediyorlar.''

İzmir'den tur organizasyonuyla Selimiye Camii'ni ziyarete gelen Hasana Önal, camiinin içinde şifa kaynağı diye tabir edilen şehir içi şebeke suyundan iki bidon doldurarak memleketine götüreceğini söylüyor. "İki bidon suyu ne yapacaksınız?" sorusuna ise Önal şu cevabı veriyor; "Suyun kalp hastalarına iyi geldiğini duydum. Babam kalp hastası olduğu için suyu ona götüreceğim." diye konuştu.

Edirne Müftüsü İsa Saim ise, Selimiye cami içindeki müezzin mahfilinin sağ alt sütununa işlenmiş ters lale motifi gerçeğinin halk arasında yanlış bilindiğini söylüyor. Camiye gezmeye gelen bayanların ters lale motifine batıl inançlardan dolayı ilgi göstermesinin çok üzücü olduğunu belirten Saim, ters lale motifinin ziyaretçilere bugüne kadar yanlış anlatıldığını söylüyor. Saim, "Özellikle camiye gelen bayan ziyaretçilerin ters laleye dokunmanın, ona yüz sürmenin uğur getireceğine inanıyor. Bu, aslı astarı olmayan koskoca bir yalandan ibaret. Bazı ziyaretçiler de ters lale motifi bulunan sütunda adak ve dilekte bulunuyor." dedi.

Müftü İsa Saim, ters lale motifinin halk arasında bilinen hikayesini şöyle anlatıyor: "Halk arasında en yaygın söylenti lale bahçesidir. Mimar Sinan, camiyi orada yapmak istediğini padişaha söyler. Ancak yaşlı kadın, lale bahçesini vermemekte direnir. Israrlar sonunda, yapılan eserde kendisinden bir işaret olması şartıyla bahçeyi vermeyi kabul eder. Mimar Sinan da bunun üzerine yaşlı kadının ters tutumunu sembolize etmek için ters laleyi mermer sütununa işletir."

Ters lale ile ilgili halk arasında dolaşan diğer söylentiler ve batıl inançlar ise şöyle: "Ters lale her yıl biraz daha aşağıya doğru iniyor ve lale tabana ulaştığı zaman da kıyamet kopacak. Lalenin sütunun ortasında olduğunu gören bazı ziyaretçiler 'Oh hele şükür kıyametin kopmasına daha çok varmış' diye seviniyor. Kimi ziyaretçiler ise ters lalenin iki gözü kör olan mermer ustası tarafından işlendiğini, lalenin iki yaprağının yukarı doğru bakmasının 'Allah' lafzını, aşağıya doğru bakmasının ise 'Lillah' lafzını ifade ettiğini, laleye dokunmanın şifa getireceğini, çocuğu olmayan çiftlerin ters laleye dokunarak ocuk sahibi olacağını söylüyor."

Ters lale söylentisinin sadece bir hurafeden ibaret olduğunu dikkat çeken Müftü Saim, "Caminin yapılışında ters lale motifinin bulunduğu alanda ne lale bahçesi vardı ne de ters bir kadın. Orada sadece Yıldırım Beyazıt'ın sarayı varmış. Ters lale motifi, mermerci çırağı tarafından can sıkıntısından dolayı yapılmış." dedi.

Sultan 2. Selim'in emriyle 1568-1575 yılları arasında kesme taştan, 400 kalfa ve 14 bin işçi tarafından 2 bin 475 metrekarelik bir alana inşa edilen, mimarlık tarihinde en geniş mekana kurulmuş yapı olarak nitelenen Selimiye Camii'nin yerden yüksekliğinin 43 metre 28 santimetre, kubbesinin ise 31 metre 30 santimetre çapında olduğunu belirten Ersoy, taş, mermer, çini, ahşap, sedef gibi süsleme özellikleri konusunda şunları kaydetti: ''Mihrap ve minberi mermer işçiliğinin baş yapıtlarındandır. Yapının çini süslemelerinin, Osmanlı ve dünya sanatında ayrı bir yeri vardır. 16. yüzyıl çiniciliğinin en güzel örnekleri olan bu çiniler, 'sıraltı' tekniğinde olup, İznik'te yapılmıştır. Hünkar mahfilini süsleyen çinilerin bir bölümü 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Edirne'yi işgal eden Rus ordularının Generali Skobelef tarafından söktürülerek, Moskova'ya götürülmüştür. Selimiye Camii'nin 3 metre 80 santimetre çapında 70 metre 89 santimetre yüksekliğinde, üçer şerefeli dört zarif minaresi vardır. Cümle kapısının iki yanındakiler üçer yollu olup, her şerefeye ayrı merdivenlerden çıkılır. Diğer iki minare ise birer yolludur''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious