Hüseyin Çelik: "AK Parti Türkiye'nin partisi"

Hüseyin Çelik:
  • Giriş : 04.04.2008 / 18:26:00

Çelik, ''Eğer bir başbakan 81 ilin başbakanı olabilirse, işte Türkiye o zaman kenetlendi demektir." dedi

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, ''Eğer bir başbakan 81 ilin başbakanı olabilirse, bir siyasi parti 7 bölgenin 81 vilayetin partisi olabilirse işte Türkiye o zaman kenetlendi demektir. Biriniz şu grubun partisi olursunuz, birisi şu bölgenin partisi olur. İşte o zaman memleketteki manzara çok hayra alamet olmaz'' dedi.

Milli Eğitim Bakanı Çelik ve Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, Başkent Öğretmenevi'nde, bazı yayın organlarının Ankara temsilcileri ve eğitim muhabirleri ile öğle yemeği yedi. Yemek sonrası Bakan Çelik ile Ciliv gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Çelik, bir gazetecinin sabah saatlerinde protokolü imzalanan ''Gönül Köprüleri Projesi''ni hatırlatarak, ''Bu projede mihmandar olacak ailelerin nasıl seçildiğine'' ilişkin sorusu üzerine, mihmandar ailelerin mihmandar öğrencilerin aileleri olacağını söyledi. Ailelerin sıradan aileler olmayacağını belirten Çelik, şunları söyledi:

''Diyelim ki Muğla'ya Iğdır'dan bir grup öğrenci gidiyor. Iğdır'dan gelecek öğrenci sayısı Muğla'ya bellidir. Muğla'da da onlara mihmandarlık, ev sahipliği yapacak çocuklar da bellidir. Iğdır'daki çocuğumuz lise 1. sınıfta ise Muğla'daki çocuğumuz da lise 1. sınıfta olacak. Bunu il milli eğitim müdürleri belirlediler. Belirleme, gönüllülük esasına göre belirleniyor. Gönül köprüsünde zorakilik olmaz. Herhangi, sıradan tespit ettiğimiz aileler değil. Sıradan olamaz, çünkü bu çocukları onlara emanet edeceğiz.

Ev sahibi öğrenci, arkadaşını icabında evine götürecek, yemek yedirecek, kardeşiyle tanıştıracak. Her grubun başında idareci ve öğretmenler bulunacak.''

''100 bin öğrencinin nasıl belirleneceğinin'' sorulmasına karşılık Çelik, ''Özellikle doğu ve güneydoğudan gelen öğrencilerde ilk defa kendi ili dışına çıkmış olanlar tercih edildi. Maddi durumu iyi olmayanlar, yatılı okulda olan öğrenciler tercih edildi. Başarı şüphesiz ki bir kıstastır, onlar göz önünde bulunduruldu'' dedi.

Bu proje için Turkcell'in ne kadar katkıda bulunduğu sorusuna Çelik, ''Kocaman bir para olduğunu biliyorum'' yanıtını verdi. Bu projenin ciddi bir sosyal sorumluluk projesi olduğunu ifade eden Çelik, ''Her baba yiğidin altına imza atacağı bir şey değil. Onun için Süreyya Bey'i başından beri hep tebrik ettim.

Ben Süreyya Bey'e dedim ki: 'Böyle böyle bir projemiz var. Bu işi Turkcell'in yapabileceğini düşünüyoruz.' Anında 'Bu iş bize göre' dedi. Bu önemli bir şey'' diye konuştu.

Çelik, projedeki bütün sorumlu illerin birimlerinin telefonlarının Turkcell tarafından reklamlarla duyurulacağını söyledi.

Bütün firmaların, çocukları taşırken sigortalayacağını belirten Çelik, ''Sigortasız çocuklarımızı göndermeyiz'' dedi.

-''BU MEMLEKETİN İNSANINI KAYNAŞTIRMAYA ÇALIŞIYORUZ''

Bakan Çelik, Türkiye'de kesinlikle toprak bölünmesi olacağına inanmadığını belirterek, şöyle devam etti:

''Gönüllerdeki bölünme, toprak bölünmesinden daha tehlikelidir. Ama yürekler toplu değil de farklı vurduğu için şekli değişir. Bu açıdan herkesin bu konuda şapkasını önüne alıp düşünmesi lazım. Biz bu gayretlerle bir şey yapmaya çalışıyoruz. Bu memleketin insanını kaynaştırmaya çalışıyoruz. Bu son derece önemli. Siz bir taraftan kürekle kuyu kazmak gibi bir atmosfer oluşturmaya çalışıyorsunuz. Bir bakıyorsunuz ufak bir fırça darbesiyle o imaj alt üst olabiliyor. O yüzden bu konularda çok dikkatli olmamız lazım.''

Turkcell Genel Müdürü Ciliv, bir gazetecinin ''Turkcell'in projede, ailelerin çocuklarıyla iletişimini kolaylaştıracak bir girişimi olacak mı?'' sorusu üzerine, bu projenin sadece konusu olarak değil hacim olarak da büyük bir proje olduğunu söyledi. Her projenin riskinin olduğunu ifade eden Ciliv, bu projenin çok doğru bir proje olduğunu vurguladı.

Projenin, geleceğin gençlerinin önünü açması bakımından önemine değinen Ciliv, ''insanları birbirine yakınlaştırmasının'' projenin en önemli kısmı olduğunu belirtti.

-''BATIDA FAKİR ÇOCUKLAR İÇİN YATILI OKUL YOKTUR''-

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Turkcell Genel Müdürü Ciliv ile kendisinin hayat hikayelerinin aynı olduğunu belirten Çelik, şunları kaydetti:

''Üçümüz de yatılı okullardan geliyoruz. Bizde yatılı okul batıdakinden farklıdır. Biliyorsunuz, batıdaki yatılı okullar zengin çocukları içindir. Batıda fakir çocuklar için yatılı okul yoktur.

Ben şahsen yatılı okula gitmemiş olsam, benim babamın oturduğu köyde ilkokul da yoktu. Yani ben ilkokula da gidemezdim. 'Ben Anadolu'nun kuş konmaz, kervan geçmez bir köyündeyim. Benden ne olur psikozundan çocukların çıkması lazım.''

''Projeye Başbakan Erdoğan'ın yurt gezileri ilham verdi cümlesi kullandınız, bunu biraz açabilir misiniz?'' sorusuna karşılık Çelik, Başbakan Erdoğan ile Türkiye'nin her tarafına gittiklerini söyledi. Başbakan Erdoğan'ın Türkiye'de coşkuyla karşılandığını ifade eden Çelik, şöyle devam etti:

''Bugün Türkiye'de aynı heyecanla ağırlanan, karşılanan, uğurlanan, alkışlanan bir tane siyasi lider var. O da Sayın Başbakan'dır. Bunun aksini söyleyecek arkadaş var mı?

Eğer bir başbakan 81 ilin başbakanı olabilirse, bir siyasi parti 7 bölgenin 81 vilayetin partisi olabilirse işte Türkiye o zaman kenetlendi demektir. Biriniz şu grubun partisi olursunuz, birisi şu bölgenin partisi olur. İşte o zaman memleketteki manzara çok hayra alamet olmaz. Sayın Başbakanın bu yapısı da bence Türkiye için büyük bir fırsat ve şanstır.''

Ciliv ise projede bakanlıkla olan işbirliğinin herkese örnek olmasının gerektiğinin altını çizdi. Başarının şans eseri olmadığını belirten Ciliv, bu tür projelerinin başarılı olması için takım oyunun ve basının desteğinin gerekliliğinden söz etti. Ciliv, proje ile ilgili gerekli tanıtımların yapılacağını da bildirdi.

-''SİVİL İTAATSİZLİĞE ERKEN BAŞLAMIŞ''-

Bakan Çelik, bir gazetecinin ''Milli Eğitim Bakanı bu projede nasıl yer alacak?'' sorusu üzerine, ''Benim ilköğretim 8. sınıfta bir kızım var. İki oğlum üniversite öğrencisi. Kızım Büşra Vuslat Çelik de nereden gelecekse, il milli eğitim müdürlüğü kimi bize havale ederse, kızım da bir öğrencinin mihmandarı olacak. Benim kızım da birine ev sahipliği yapacak. Onu Ankara'da gezdirecek, eve getirecek. Kendisi 2 gün boyunca ne yapıyorsa onu birlikte yapacaklar'' dedi.

''Kızınız da gidecek mi?'' sorusuna karşılık ise Çelik, ''Kızım zaten hep gidiyor. Kızımın doğuda gitmediği çok az yer var. Bu proje çerçevesinde kızımın gitmesi söz konusu değil. Kızım geleceklere ev sahipliği yapacak'' dedi.

Çelik, ''Her grubun başında iki öğretmen olacak dediniz. Bakanlığın öğretmenlere ek bir ödemesi gibi bir şey var mı?'' sorusunu, ''Bütün bunlar hesaplanmış. Bütün yol, masraf, yolluk, bunların hepsinin hesabı kitabı yapılmış'' şeklinde yanıtladı.

Bir gazetecinin, ''Şırnak'ın Cizre ilçesinde sınıf başkanlığından haksız

şekilde alındığını ileri sürerek, başkanlığa dönmek için kampanya başlatan öğrencinin davranışını nasıl değerlendirdiğinin'' sorulması üzerine Çelik, ''Sivil itaatsizliğe erken başlamış. İşte bizim bu demokrasi eğitimi o işte. Yani öyle, kimse kendini çoban vatandaşı, koyun gibi görmesin. Demokratik toplum, kendisinin idare edilmesine müsaade eder ama güdülmesine müsaade etmez. Onun için hiçbir yerde toplum mühendisliği tutmaz'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious