Hüsnü Mübarek Türkiye'ye geliyor

Hüsnü Mübarek Türkiye'ye geliyor.8159
  • Giriş : 09.02.2009 / 23:43:00
  • Güncelleme : 09.02.2009 / 23:55:40

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'in çarşamba günü Türkiye'ye gelmesinin öngörüldüğünü söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Babacan, Türkiye'ye çalışma ziyaretinde bulunan Etiyopya Dışişleri Bakanı Seyoum Mesfin'le Dışişleri Bakanlığı'nda bir araya geldi. Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Babacan, Mübarek'in öngörülen ziyaretiyle ilgili olarak, "Henüz teyit edecek şekilde söylemiyorum ama şu anda program üzerinde çalışıyoruz" diye konuştu.

Mübarek'in heyetinde önemli kişilerin olacağını belirten Ali Babacan, Gazze ile ilgili gelişmelerin görüşmelerde ele alınacağını kaydetti.

Mısır'ın çözüm için önemli bir ülke olduğunu ve çalışmalarını takdir ettiklerini ifade eden Babacan, bu ülkenin çabalarına destek olmak için Türkiye'nin bugüne kadar elinden gelen ne varsa yaptığını, yapmaya da devam edeceğini söyledi.

Gazze'ye doğrudan sınırı olan tek Arap ülkesi olma açısından Mısır'ın önemli olduğunu kaydeden Bakan Babacan, Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin "son derece iyi olduğunu" belirtti.

Mısır'ın, Türkiye'nin hem ikili seviyede hem bölgesel konularda çok sık istişare yaptığı bir ülke olduğunu ifade eden Babacan, Mısır Dışişleri Bakanının en sık görüştüğü bakanlardan biri olduğunu anımsattı.

Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir sürecin içindeyiz. Yarın İsrail'de seçimler var. Bu seçimlerden sonra, bu çalışmaların biraz daha hızlanabileceğini düşünüyorum. İç politika gündeminin yoğun olduğu dönemde, bazı konularda sonuç almak zor olabiliyor. İsrail'in iç gündeminin rahatlamasından sonra, umarım ki bu süreç hız kazanır. Çünkü Gazze'de şu andaki göreceli sakin durum kimseyi aldatmamalı. Her an ciddi sıkıntılar tekrar başlayabilir. Bunun için de bölge ülkelerinin ve uluslararası toplumun hep birlikte, ateşkesin sürdürülebilirliğini sağlamak için çalışması lazım."

Ateşkesin sürdürülebilirliğinin sağlamasından sonra ise Orta Doğu barış sürecinin farklı hatlarda tekrar başlaması gerektiğini ifade eden Babacan, Türkiye'nin pek çok tarafla sürekli temas halinde olduğunu ve amacının barış ve istikrar olduğunu kaydetti.

Şu anda İsrail ile Hamas arasında ateşkes anlaşmasının olmadığını, sadece tek taraflı ilan edilen ateşkesler olduğunu belirten Babacan, "Biz bu durumun son derece kırılgan bir durum olduğunu düşünüyoruz. Küçücük bir olay, ufak bir hata, küçük bir kıvılcım tekrar Gazze'de çok büyük sıkıntıları arkasından getirebilir. Bu nedenle Gazze'de mutlaka sürdürülebilir bir ateşkes anlaşmasının yapılması gerekiyor" dedi.

Bunun için görüşülmesi gereken pek çok konu olduğunu kaydeden Babacan, "insani yardım ve diğer malzemelerin Gazze'ye nasıl geçeceği ve güvenlik önlemlerinin nasıl alınacağı, uygulanmakta olan ambargonun sona ermesi, İsrail ile Mısır'ın Gazze'ye silah ve mühimmatın ulaşmasını önleme yolunda atacakları adımlar, İsrailli esir askerin serbest bırakılması ve İsrail'de hapishanelerde bulunan Filistinlilerin durumu, Gazze'nin yeniden inşasıyla ilgili düzenlemeler ve Filistinliler arası uzlaşının sağlanması" gibi konuların, sürdürülebilir ateşkesin sağlanmasında ve kalıcılığında önemli olduğunu belirtti.

Geçen hafta, günü birliğine bir Türk heyetinin Şam'a gittiğini de anımsatan Babacan, şu anda Şam'da bir heyetin bulunmadığını sözlerine ekledi.

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Türkiye'nin Ermenistan'la 1915 olaylarıyla ilgili konuyu görüşürken, üçüncü ülkelerin dışarıdan yapacağı müdahalelerin "yapıcı olmayacağını" söyledi.

Babacan, Türkiye'ye çalışma ziyaretinde bulunan Etiyopya Dışişleri Bakanı Seyoum Mesfin ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Etiyopya'nın nüfus olarak Afrika'nın ikinci büyük ülkesi olduğunu, ayrıca bu ülkenin, Türkiye'nin Cumhuriyetin ilanından sonra diplomatik ilişki kurduğu ve büyükelçilik açtığı ilk Afrika ülkesi olduğunu vurguladı.

Mesfin ile yaptığı görüşmede, iki dost ve kardeş ülke olan Türkiye ile Etiyopya arasındaki tüm ikili konuları ele aldıklarını belirten Babacan, iki ülke arasındaki ticaretin hızla arttığına işaret etti.

Babacan, Türk iş adamlarının ve şirketlerinin Etiyopya'ya daha fazla yatırım yaptıklarını, TİKA'nın da Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'daki ofisi aracılığıyla önemli projelere imza attığını kaydetti.

Görüşmede bölgesel konuları da ele aldıklarını belirten Babacan, özellikle Somali'deki son gelişmeleri değerlendirdiklerini, Sudan'daki sorunları ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki son gelişmeleri ele aldıklarını bildirdi.

"Somali uluslararası toplumun desteğini hak eden ve bu desteğe ihtiyacı olan bir ülke" diyen Babacan, Somali açıklarındaki deniz bölgesinde ciddi sorunlar olduğunu anımsattı. Yarın TBMM'de Türkiye'nin Aden Körfezi'ne göndereceği donanma unsurlarına ilişkin hükümet tezkeresinin görüşüleceğini hatırlatan Babacan, BM'nin kuracağı deniz gücüne Türkiye'nin ilk etapta bir firkateynle katılmak istediğini söyledi.

Babacan, Sudan'ın siyasi birliğine, toprak bütünlüğüne ve egemenliğine büyük önem verdiklerini kaydederek, uluslararası toplumun başta Darfur sorunu olmak üzere, diğer konulardaki çabalarına destek verdiklerini belirtti. Ali Babacan, Türkiye'nin Sudan'da TİKA vasıtasıyla önemli projeler yaptığını da vurguladı.

"Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki son aylardaki gelişmeler hepimizi kaygılandırıyor" diyen Babacan, son bir-iki haftada bazı olumlu gelişmeler gözlense de, gelişmelerin hem bölge ülkeleri, hem Türkiye, hem de uluslararası toplumun takip etmesi gereken konular olduğunu bildirdi.

-"YAKINDA İLK GRUP AFRİKA BÜYÜKELÇİMİZ BELLİ OLUR"-

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Babacan, Türkiye'nin Afrika'da açmayı planladığı 15 yeni büyükelçilikle ilgili bir soru üzerine şunları kaydetti:

"15 ülkeye bir-ikisi hariç heyetler gönderdik. Ön çalışmalar yapıldı, hukuki, teknik, lojistik, bütün yönden büyükelçiliklerimizin nerede, nasıl açılabileceğiyle ilgili ön çalışmalar yapıldı."

Bu büyükelçilerden bazılarının atanmasıyla ilgili çalışmaların bugünlerde devam ettiğini kaydeden Babacan, "Yakında ilk grup Afrika büyükelçimiz belli olur. Şu anda ben fiilen üzerinde çalışıyorum. Bu konudaki kararlılığımız tam. Teknik, lojistik hazırlıklar şu aşamada devam ediyor" diye konuştu.

Sudan'la ilgili BM Güvenlik Konseyinden gelecek günlerde iki önemli kararın beklendiğinin hatırlatılması üzerine ise Babacan, Sudan'daki mevcut sorunların aşılması için, mutlaka Sudan Devlet Başkanı Ömer Hasan El Beşir'in öncülüğünün, liderliğinin ve işbirliğinin gerekli olduğunu söyledi. Babacan, "Bunu sağlamadan, Sudan'la ilgili sorunların çözülebileceğine inanmıyoruz" dedi.

-"ABD'Lİ YETKİLİLERLE GÖRÜŞTÜM"-

Babacan, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ile yaptığı görüşme ve Türkiye-Ermenistan ilişkileriyle ilgili sorular üzerine ise, Biden ile uzun bir görüşme yaptığını, ancak görüşmenin baş başa bir görüşme olduğunu, dolayısıyla detaylarını veremeyeceğini kaydetti.

"Ama görüşmede, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin pek çok yönünü ele aldık, pek çok bölgesel konuyu değerlendirdik" diyen Babacan, Türkiye ile Ermenistan arasında bir süreç olduğunu vurguladı ve sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu görüşme trafiğinin, bu diyalog sürecinin amacı iki ülke arasındaki ilişkilerinin tamamen normalleşmesi ve bu hedefe doğru biz her görüşmemizde ilerleme kaydediyoruz."

Ermenistan ile Azerbaycan arasında devam eden sürecin önemine dikkati çeken Babacan, bu sürece de bölgede istikrar ve barışın kalıcılığı için önem verdiklerini kaydetti.

Babacan, 1915 olaylarının, Türkiye'nin Ermenistan'la ikili planda görüştüğü konulardan bir tanesi olduğunu belirterek, "Biz Ermenistan'la bu konuyu ikili planda görüşürken, üçüncü ülkelerin bu konuyla ilgili dışarıdan yapacakları müdahalelerin çok yapıcı olacağını düşünmüyorum. Önemli bir süreç devam ederken, bu sürece herkesin destek olması lazım. Bu sürece zarar verecek girişimlerden, yaklaşımlardan uzak durulması lazım. Bunun da bu yönde gelişeceğini tahmin ediyorum" diye konuştu.

ABD'nin yeni Ulusal Güvenlik Danışmanı James Jones ve ABD'nin Afganistan-Pakistan Özel Temsilcisi Richard Halbrook'la da görüştüğünü kaydeden Babacan, bu görüşmelerin onlardan gelen talepler üzerine yapıldığını belirtti. Babacan, ABD yönetiminde Türkiye ile pek çok alanda daha yakın bir istişare, diyalog ve işbirliği arzusunu gördüğünü kaydetti.

-KONUK BAKAN-

Etiyopya Dışişleri Bakanı Mesfin de Türkiye ile Etiyopya arasındaki diplomatik, siyasi ve ticari ilişkilerin gelişerek arttığını, iki ülke arasında tarihe dayanan, köklü ilişkiler olduğunu kaydetti.

Bu iyi ilişkilerin sadece devletler arasında olmadığını, halklar arasında da olduğunu söyleyen Mesfin, iki ülkenin birbirine güven ve saygı duyduğunu kaydetti.

Ülkenin ekonomik açıdan kalkınması için Türk iş adamlarının Etiyopya'daki çalışmaları memnuniyetle karşıladıklarını belirten Konuk Bakan, özellikle başkent Addis Ababa'da tekstil, inşaat gibi alanlarda çok sayıda Türk yatırımı olduğunu bildirdi.

Türkiye'nin Afrika bölgesiyle iyi ilişkiler kurabilmiş bir ülke olduğunu söyleyen Mesfin, sadece ikili işbirliğinin değil, bölgesel işbirliğinin de iyi olduğunu kaydetti.

Mesfin, geçen sene Ağustos ayında İstanbul'da Türkiye-Afrika zirvesinin yapıldığını ve bunun başarılı bir zirve olduğunu belirterek, zirveyi Afrika'nın Türkiye'ye nasıl baktığının önemli bir göstergesi olarak niteledi. Türkiye'nin sosyal, ekonomik ve siyasi gelişmeleriyle, Afrika için "ilham verici ve örnek ülkelerden" biri olduğunu söyleyen Etiyopya Dışişleri Bakanı, Afrika ile Türkiye arasında yapılacak ortaklıklardan "kazan-kazan" durumunun ortaya çıkacağını kaydetti.

Türkiye'de kendini evinde hissettiğini ifade eden Mesfin, Somali, Sudan, Kongo'daki sorunları Babacan'la görüşmesinde ele aldıklarını belirtti. Afrika'nın Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği için güçlü bir destek verdiğini bildiren Mesfin, New York'taki Afrika grubuyla birlikte Türkiye'nin çalışmasını ve bölgede barışın sağlanması için katkı sağlamasını beklediklerini ifade etti.

Konuk Bakan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e, ülkesinin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı tarafından gönderilen iyi dilekleri ilettiğini sözlerine ekledi.


-"EL BEŞİR'İN TUTUKLANMASININ ERTELENMESİ,

DARFUR KRİZİNİN ÇÖZÜMÜ İÇİN YARARLI OLACAKTIR"-

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Mesfin, Sudan'la ilgili BM Güvenlik Konseyinden gelecek günlerde iki önemli kararın beklendiğinin hatırlatılması ve Sudan Devlet Başkanı Ömer Hasan El Beşir'in tutuklanma kararının ertelenip ertelenmemesi gerektiğinin sorulması üzerine, "Kesinlikle bu kararın ertelenmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi.

Afrika liderlerinin Addis Ababa'da Şubat ayında yaptığı zirvede bu konudaki endişelerin dile getirildiğini belirten Konuk Bakan, barış ve adaletin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı.

Darfur'da halen bir iç savaş olduğunu belirten Mesfin, Darfur krizinin siyasi bir kriz olduğunu, dolayısıyla siyasi bir çözüm gerektiğini kaydetti. Sudan Devlet Başkanını tecrit ederek sonuç aramanın başarılı olamayacağını vurgulayan Konuk Bakan, dolayısıyla tutuklama emrinin en azından bir yıl ertelenmesini istediklerini bildirdi.

Bu ertelemenin Sudan'a barışa ulaşmak için yardımcı olacağını kaydeden Mesfin, olası bir tutuklama kararının hiç kimse için fayda sağlamayacağını vurguladı.

BM Güvenlik Konseyinin Afrika'nın erteleme konusundaki bu çağrısını duymasını umduklarını söyleyen Mesfin, bunun suçluların cezasız kalmasını istemek anlamına gelmediğini, ertelemenin Darfur krizinin barışçıl çözümü için yararlı olacağını yineledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*