Huzurevi davasında tuhaf savunma

  • Giriş : 20.04.2007 / 00:00:00

Kartal'da Özel Aydos Huzurevi'nde kalan yaşlılara eziyet ettikleri iddiasıyla haklarında dava açılan 2'si tutuklu 4 sanığın yargılanmasına başlandı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Huzurevinin ortakları olan iki sanık, kamera görüntülerinin kurmaca olduğunu ve yaşanan olayların toplum için faydalı olduğunu öne sürdüler.

Kartal 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, huzurevinin ortakları tutuklu sanıklar Nami Cengiz ve Gönül Anras hazır bulunduruldu.

Tutuksuz sanıklar hasta bakıcı Nuran Sanin ve işçi Yasemin Ünal ise duruşmaya katılmadı.

Huzurevinin ortağı ve İşletme Müdürü Nami Cengiz, duruşmada maddi durumu iyi olmadığı için avukat talebinde bulundu.

“Kamera görüntüleri kurmaca”

Suçlamaları kabul etmeyen Cengiz, kamera görüntülerinin kurmaca olduğunu öne sürerek, kendi huzurevinin ücretinin düşük olması nedeniyle diğer huzurevlerinden tehdit aldıklarını, söz konusu olayların da rakiplerinin çabası sonucu bu noktaya taşındığını iddia etti.

Cengiz, huzurevindeki hastalara doktor tarafından verilen ilaçların mutlaka içirilmesi gerektiğini, ilaçların içirilmesi sırasındaki davranışlarda kasıtlarının olmadığını ifade etti.

Cengiz, "Görüntülere ayrıntılı baktım. Gerçekten de zorunlu müdahalelerdir. Bakım yapmak isterken bazı hareketlerimiz oldu. Bundan pişmanım. Tahliyemi ve beraatimi istiyorum" dedi.

Hakim: "Önce vicdanda tahliye olmak lazım"

Sanık Nami Cengiz'in bu sözlerine hakim Servet Kartal, "Önce vicdanda tahliye olmak lazım" diyerek karşılık verdi.

Huzurevinin diğer ortağı tutuklu sanık Gönül Anras da yaşananlardan üzüntü duyduğunu belirterek, yeterli eğitim almadan huzurevi açmalarına izin verildiğini anlattı.

Yeterli eğitim alınmadığı için bu olayların yaşandığını belirten Anras, kimseye bilerek ve isteyerek hakaret ve eziyette bulunmadığını, bakımı zor olan hastalara bakım sırasında yapılan istem dışı hareketler olduğunu söyledi.

Huzurevi ortağı: "Memleketimize faydası oldu"

Anras, "Bu kadar suçlandık ve yıprandık. Ancak bunun topluma ve memleketimize faydası oldu. Çünkü bundan sonra bu tip yerlere sertifikalı eleman alınacak. Bundan sonra iyi bakım olacağına sebep olduğumuz için mutluyum. Tahliyemi ve beraatimi istiyorum" diye konuştu.

Hakim Servet Kartal, tutuksuz sanıklar Nuran Sanin ile Yasemin Ünal'ın duruşmaya zorla getirilmeleri için celp çıkarılmasına, tutuklu sanıkların da tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

40 yıla kadar hapis istemi

Kartal Cumhuriyet Savcılığı’nca hazırlanan iddianamede, bir televizyon programı tarafından yapılan gizli kamera çekimlerinde, burada barınan yaşlı, demans ve alzeimer hastalığı bulunan, kendilerini koruyamayacak durumda olan hastalara karşı "şefkat ve merhametle bağdaşmayacak, insanlık onuruna yakışmayacak" şekilde hakaret içeren sözler söylendiğinin, hastalarla alay edildiğinin ve kötü davranıldığının anlaşıldığı belirtildi.

Cumhuriyet savcısı iddianamede, huzurevinin ortakları Nami Cengiz ve Gönül Anras'ın, TCK'nın 96/2’nci maddesinin 5 mağdur için ayrı ayrı uygulanarak "beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olan kişilere eziyet edici davranışlar gerçekleştirmekten" toplam 15'er yıldan 40'ar yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını istedi.

İddianamede, birer mağdura eziyet ettikleri iddia edilen tutuksuz sanıklar hasta bakıcı Nuran Sanin ve işçi Yasemin Ünal'a da TCK'nın 96/2’nci maddesi gereğince 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası verilmesi istendi.

Para ödeyip eziyet çekiyorlardı

Uğur Dündar yönetimindeki Arena programı, İstanbul Kartal'da çoğunlukla Alzheimer hastalarının kaldığı özel bir huzurevinde yaşlıların, huzurevi sahipleri ve hastabakıcıların şiddetine maruz kaldığını görüntülemişti.

Huzurevinin sahibi Naim Cengiz de, hastabakıcılardan ikisinin psikolojik sorunu olan kişiler olduğunu itiraf etmişti.

Şiddet görüntülerinin televizyonda yayınlanmasının ardından İstanbul İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü yetkilileri duruma müdahale etmiş ve huzurevinin ruhsatı iptal edilmişti.

Görüntülerde, kendini kontrol edemeyen yaşlılar altına kaçırıyor, temizlenmeleriyse hastabakıcıların insafına kalıyordu. Ancak bu, yaşlılar için tam bir işkenceye dönüşüyordu.

Huzurevi sahipleri, yaşlıların haftada 4 kez yıkanacağını vaat ediyor, ancak yaşlılar çoğunlukla yıkanmıyor ve silinmiyordu.

Ailelerinin huzurevine bıraktığı yaşlılar, hem toplama kampının tutsakları gibi yaşıyor hem de oda fiyatları için aylık 650 ve bin YTL arasında değişen miktarlarda para ödüyordu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious