Huzurlu olun ki kanserin huzuru kaçsın!

  • Giriş : 22.10.2006 / 00:00:00

Sigara, kırmızı et, yağlı yemekler... Tüm bunların kanserin müttefiki olduğunu biliyoruz. Ama bir müttefiki daha var ki, en az kanser kadar sinsi. Modern şehir hayatının vazgeçilmezi stres.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İyi yönünden bakın, yemek yapmak stres alır... Yemek yapmalısınız ve bu yemekleri mümkün olduğunca hazır gıdalardan uzak durarak hazırlamalısınız. Zira ister konserve olsun, ister salam-sucuk, ister hazır çorba... Hepsinin içinde gıdanın bozulmasını önleyen prezervatif, yani koruyucu maddeler var. Doğru, gıdanın bozulmasını engelliyorlar, ama kimyanızı da bir güzel bozuyorlar. Genlerinizi mutasyona uğratıp, sizi kansere karşı savunmasız kılabiliyorlar.

Doğal, az yağlı, bol lifli, enerjisi düşük, şekeri az bir yemek yediniz. Şimdi bir sigara tellendirmeyi hak ettiğinizi mi düşünüyorsunuz? Olmadı... Sigara, ne yaparsanız yapın haram!.. Kanserojen etkisi kanıtlanmış en önemli alışkanlık. Ha asbest solumuşsunuz, ha sigara içmişsiniz aynı şey... Zira modern kent yaşamı kanserin en iyi dostlarından biri, bir de sigarayla yangına körükle gitmeye ne gerek var!

Emekli olanlara içten bir öğüt, mümkünse İstanbul’u terk edip, bir Anadolu kasabasına yerleşin, zira huzur, kanserin huzurunu bozuyor. Trafik, iş stresi, hırs, koşturmaca, üzüntü, şehir hayatının olmazsa olmazları... Karşıdan karşıya geçerken, biraz dalgınsanız, bir fren sesiyle irkilmeniz bir şans gibi görülebilir, ezilmediniz! Ama bağışıklık sisteminizin askerleri T-lenfositlerinin korkudan kimyası bozuldu bile...

HERPES VİRÜSÜ DE FIRSATÇIDIR!
Anadolu Sağlık Merkezi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Üskent, “Akut ve kronik stresin kansere etkileri incelendi. Ani bir fren sesi ya da patlama bile vücudun savunmasını üstlenen T-lenfositlerinin hem sayılarını azaltıyor hem de fonksiyonlarını zayıflatıyor” diyor. Sonuç, psikolojik savaş mağduru bir ordunun durumu... T-lenfositler güçten düştüğünde hepatitinden tutun da, EBV’sine, HPV’sine kadar her tür virüsün saldırısına açık kalıyor vücut. Virüs girdi mi, kanseri de buyur etmek için hızla çalışıyor. Sigara kanserin kanıtlanmış en büyük müttefikiyse bir diğeri de bu virüslerin tahribatı. Tüm bunların çıkış noktasında ise stres var.

Son bir örnek daha Prof. Üskent’ten. “Bir kabusun sabahında uçukla uyanırsınız. Bunun sebebi korku ve strestir. Herpes virüsü, tüm virüsler gibi fırsatçıdır. Stres nedeniyle savunmanızın çöktüğünü anlar anlamaz saldırır!”

Bu sadece bir kabus, bir de travmatik üzüntülerin ne yapabileceğini düşünün! “Üzülmek yasak” denmez, ama her travmatik olaydan sonra yıkılmayın. Virüsler, düşene son tekmeyi atmak için bekliyor!

Ancak 10 hastadan birinde kanser erken teşhis edilebiliyor

* Hayatı boyunca bir insanın kansere yakalanma riski nedir?
Hayat boyu alırsanız, her 3 insandan biri kansere yakalanıyor. Aslında erkeklerde kansere yakalanma riski yüzde 43, kadınlarda ise yüzde 38... Aradaki yüzde 5’lik farkın hormonlar yüzünden olduğu düşünülüyor. Ama kesin değil... Mesela 40 yaş grubundaki her 7-8 kadından biri meme kanseri... 60 yaşına gelmiş her 7-8 erkekten birinde de prostat kanseri var. Yaş ilerlerse risk de yükseliyor tabii. 70 yaşına gelindiğinde 5 erkekten biri prostat kanseri oluyor... Dünyada her yıl 10 milyon kişi kansere yakalanıyor. Her yıl 6 milyon kişi de kanserden ölüyor. Çünkü her 10 hastadan sadece 1’inde kanser erken evrede yakalanabiliyor. Bu da kanserojen kullanmalarına rağmen doktora gitmemeleri yüzünden oluyor.

* Kanserojen derken neyi kastediyorsunuz?
Mesela sigara... En büyük kanserojen. Hem sigara kullanıyorlar hem doktora gitmiyorlar. Ama sigarayı bırakmak da hemen işe yaramıyor. Çünkü özellikle akciğer kanseri çok yavaş gelişiyor.

* İlk iki evrede, yani kronik yorgunlukla kendini belli ettiği dönemde yakalanabilirse tedavi edilebilir deniyor...
Evet. Ama her tipi değil... Mesela küçük hücreli akciğer kanserinde erken evre olmuyor. Bir santim çapında bir kitle yakaladınız diyelim, başka bir tarafta da kitle yok, ama bu küçük hücreli akciğer kanseriyse çoktan dolaşıma girmiş oluyor. Ve genelde beyinde nüksediyor. Küçük hücreli olmayan akciğer kanserinde klinik seyir daha yavaş ve dolayısıyla tedavi şansı da daha yüksek oluyor.

Çiçek koklamak bile bağışıklık sistemini güçlendiriyor
* Kanserden nasıl korunacağız hocam?
Birincisi yaşam tarzınızı düzelteceksiniz. Yani ne yapmayacaksınız? Bir kere stresli olmayacaksınız. Stresli olmamak mümkün değil ama...

* İstanbul’da yaşamak bile stres...
Doğru. Bunun için kendinize zaman ayırıp ya Futbol oynayacaksınız ya yürüyeceksiniz ya da arkadaş topluluklarında rahatlayacaksınız. Hobiler edineceksiniz. Başka çaresi yok. Sadece işe kaptırırsanız kendinizi, o stres giderek bağışıklık sistemini baskılamaya başlıyor. Akit ve kronik stresin etkilerini incelediler. Ani bir fren ya da infilak sesi ya da kötü bir koku bile vücudun bağışıklık sistemini çökertiyor. Yani vücudun bağışıklık hücreleri T-lenfositlerinin sayısını ve işlevini azaltıyor. Bu hücreler vücudu dışarıdan gelen saldırılara, özellikle bakteri ve virüslere karşı koruyorlar. Stres anında bu hücrelerin hem fonksiyonları bozuluyor hem de sayıları azalıyor. Korkutucu bir rüyadan ya da kötü bir uçak yolculuğundan sonra dudakta uçuk çıkar ya, bunların hepsi T lenfositlerindeki ani azalmadan ötürü oluyor. Dolayısıyla bu tür stresler tekrarlanırsa bağışıklık sistemi çöküyor. Ama iyi bir müzik dinlemek, yeterince uyumak, güzel bir çiçeği koklamak da kişinin immün sisteminde rahatlamaya ve T lenfositlerinde çoğalmaya neden oluyor.

* O zaman ne yapmamız gerekiyor?
Spor yapacağız; yürüyeceğiz... Sizi ne rahatlatıyorsa... Yoksa bağışıklık sistemi düşük olduğunda virüslere, dolayısıyla kansere daha yatkın oluyoruz. İmmün sistemi bozulunca kanser hücreleri de daha rahat hareket ediyor.

* Peki en büyük stres kaynağı ne?
Çocuğunuzun ya da eşinizin ölümü... Her ikisi de çok ciddi olarak bağışıklık sistemini çökertiyor. Ve çok üzüntü çeken insanlarda kanser daha sık görülüyor. O güne kadar kanser daha önce başlamış ya da gizli kalmış olabilir. Stres, üzüntü bu süreci tetikliyor, hızlandırıyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious