"İbadet konusunda hassasız"

  • Giriş : 03.04.2008 / 22:06:00
  • Güncelleme : 03.04.2008 / 22:10:54

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Biz İktidar olarak Müslümanların inançlarını yaşamasında ne kadar hassassak, diğer inanç gruplarının inançlarını yerine getirmelerinde de o derece hassasiyet göstermekteyiz'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Erdoğan, Stockholm Belediye Konferans Salonu'nda İsveç-Türk İşçi Dernekleri Federasyonu üyelerine hitap etti.
Avrupa Birliğine üyelik sürecinde, bir takım ülkelerin Türkiye'nin önüne engeller çıkarırken, İsveç'te Parlamento içindeki tüm partilerin Türkiye'yi desteklediğini ifade eden Erdoğan, Avrupa Birliği içinde bu tür başka bir ülkenin olmadığını söyledi.
Gurbetçi vatandaşlara, ana dilin, kültürün, geleneklerinin, Anavatan ile bağlarının hayati derecede önemli olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, ''Başta dilimiz olmak üzere kültürümüzü yeni nesillere hassasiyet içinde aktaracaksınız. Ancak bunu yaparken bulunduğunuz ülkenin dilini öğrenme noktasında asla tereddüt etmeyiniz'' dedi.
3 tane kırmızı çizgilerinin bulunduğunu anımsatan Erdoğan, bunların etnik, bölgesel ve dinsel milliyetçilik olduğunu söyledi.
Türkiye'de farklı etnik unsurlar olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
''Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, 70 milyonu; kardeşimiz, canımız, ciğerimizdir. Başımızın, gözümüzün üstünde onların yeri vardır. Bir ayrım yoktur. Hiç kimsenin kimseyi etnik kimliğinden dolayı suçlamaya hakkı yoktur. İkincisi bölgesel milliyetçiliktir. Biz ona da karşıyız. Yıllar yılı yattılar, kalktılar Türkiye'nin batı bölgelerine baktılar. Bir şey yaptılarsa, Marmara'ya, Ege'ye yaptılar. Kısmen Akdeniz'e yaptılar. Orta Anadolu'ya, Karadeniz'e, Güneydoğu'ya, Anadolu'ya, Doğu Anadolu'ya var mı? Yok. Oralardan bir şey kalırsa buralara da yapıldı.''
Dinsel milliyetçiliğe de karşı olduklarını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
''Ülkemizin yüzde 99'ı Müslüman yüzde 1'i Hristiyan, Musevi, vesaire değerli kardeşlerimizdir. Biz İktidar olarak; Müslümanların inançlarını yaşamasında ne kadar hassassak, diğer inanç gruplarının inançlarını yerine getirmelerinde de o derece hassasiyet göstermekteyiz. Çünkü bizim sorumluluğumuz, mesuliyetimizdir. Bunun için önemli adım attık. Eskiden imar planlarında cami yazardı, yaptığımız değişiklikle cami ifadesini kaldırdık, mabet ifadesini koyduk. Neden? Çünkü sadece Müslümanların ibadethanesi yoktur. Hristiyan, Musevi vatandaşlar da ibadethane yapmak isteyebilirler. Tüm bu adımları atarak, birliğimizi, beraberliğimizi, dayanışmamızı, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti anlayışı içinde sürdürüyoruz.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious