İbo Çok Eşli Yaşamaktan Keyif Alıyor

  • Giriş : 08.10.2006 / 00:00:00

13 yaşında bir adamla evlenip 1 ay nikahlı kaldı. Sonra İbrahim Tatlıses'le tanıştı. O zamanlar Tatlıses meşhur değildi, sonra hayatı toptan değişti..

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Perihan Hanım tıpkı soyadınız gibi hep savaştınız mı bu hayatta?

Hep mücadele ederek geçirdiğim bir hayatım oldu. Hiç kolay değildi. 13 yaşında evlenerek çarçabuk büyüklerin dünyasına girmek istemişsiniz? Annem çok tutucuydu. İnce çorap, topuklu ayakkabı giydirmezdi bana. 18 yaşıma kadar ağda yaptırmam bile yasaktı.

Nikahlandığınız adam kimdi?

Askeri tıptan atılması için evlenmesi lazımdı. Evlilik bizim için bir formaliteydi. Karı koca olmadık yani. Bir ay sonra tiyatroyu unut deyince ayrıldık.

İstanbullu genç bir kız, doğulu bir erkeğe gönlünü kaptırıyor, peki ama bu nasıl oluyor?

İbrahim Bey’in o zamanlar saflığı etkiledi beni. 8 ay sadece flört ettik. Eli benim elime değmedi. Tertemiz bir aşktı bizimkisi. Benimle birlikte olduğu dönemlerde çapkın da değildi.

İBRAHİM BANA ŞİİR OKURDU

Bu el ele değmeme süresinde neler yapardınız?

Kuşadası'nda bir tatil köyünde kalırdık. Odalarımız ayrıydı ama yan yanaydı. Bıcır bıcır konuşur, göz göze bakardık. Türküleri şiir olarak okurdu.

Peki sonra ne oldu da, ortam gerildi?

Şöhret basamaklarını tırmanışı değiştirdi her şeyi. Etrafındakiler yanlış yönlendirdi.

Neden bir evlilikle sonuçlanmadı?

Evliliği hiç konuşmadık. Bir tek imza gerekliydi, onu da önemsemedik. Çok yokluk çektik. Ama sevgimiz için katlandık.

Nikahsız bir çocuk dünyaya getirecek kadar, gözünüz kör müydü?

Bizim sevgimiz o kadar büyüktü ki evet nikahsız çocuk bile yaptık. O tarihe kadar hiçbir sanatçı bu cesareti gösterememiştir.

Neden sevginize sahip çıkmadınız?

Sevgimi kimseyle paylaşamam. Her erkek çapkınlık yapar. Kadınlık onuruma çok düşkünüm. Asla ihaneti kabul etmem. Mallarının yarısı Derya Tuna'nın üzerinde bugün.

Şimdi terk etmenin enayilik gösterisi olduğunu düşünüyor musunuz?

Hâlâ kirada oturuyorum ama hiç pişman değilim. Derya Tuna, İbrahim Bey'i Asena'ya kaptırarak bir zamanlar size yaşattıklarını o da yaşadı.

"İntikam soğuk yenen bir yemektir" dediniz mi içinizden?

İlahi adalet denen bir şey var. Bir de ben çok inançlı bir insanım. Şu bir gerçek ki Allah cehennemi de cenneti de bu dünyada gösteriyor.

KIZIM KENDİ PARASINI KAZANIYOR

Kızınız Melek, imparator kızı gibi bir hayat mı yaşıyor?

Hayır, o yaşamadı. Hem okuyor hem de babasının yanında çalışıyor. Bir tek babası araba aldı ona. O da aynen benim gibi kendi parasını kendisi kazanmak istedi. 11 yaşında İdo.

"Haftalığın ne kadar?" diye soran bir gazeteciye şöyle diyor: "200 milyon ama yetmiyor. Annem bitince tamamlıyor."

Melek böylesine bir bolluk içinde yaşadı mı?

Ben bir anne olarak bunu yanlış görüyorum. Çocuk çocukluğunu bilmeli. Neyi nerede ne zaman kullanacağını, hangi yaşta kullanacağını bilmeli.

Eğer çok küçük yaşta büyük paralar harcamaya başlarsa büyüyünce ne yapacak o çocuk?

O çocuğa kötülük edilmiş olur.

İbrahim Bey'in ayaklarını hiç yıkadınız mı?

(Kahkahalarla gülüyor) Hayır, ayaklarını yıkamadım. O ben değildim. Hayır hayır. İbrahim bunu isteyen bunu arzu eden, "Gel benim ayaklarımı yıka diyen" biri olmadı bana karşı. Girer mutfakta çok güzel salata da yapardı, yumurta kırardı, çiğ köfte de yapardı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious