İdam cezaları yeniden tartışılmalı!

  • Giriş : 06.11.2006 / 00:00:00

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in gözlerinin içine bakarak, idam cezalarının yeniden tartışılması gerektiğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu, Türkiye Gazeteciler Federasyonu 5. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, İzmir'de 17 aylık bebeğe tecavüz edilmesi haberlerini hatırlatarak, "O sabinin namusunu kirletenin cezası idam olmalı" dedi. Yazıcıoğlu, toplantıya katılan Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in gözlerinin içine bakarak, idam cezalarının da yeniden tartışılması gerektiğini söyledi.

CAYDIRICILIK ORTADAN KALKTI

"İdam cezası kaldırıldı. Maşallah Apo'nun kuyruğu adada yağ bağladı. Terör can almaya devam ediyor" şeklinde konuşan Yazıcıoğlu, Amerika'yı kastederek, "Birisi Atlantik ötesinden Afgan dağlarında kendi güvenliği için operasyon yapma hakkını kendinde görüyor, ama ben terörün yuvasını biliyor, müdahale edemiyorum; karşıma AB, stratejik ortak ABD çıkıyor" dedi.

Yazıcıoğlu, "İdam cezasını da kaldır dediler. İşte kaldırdık. Şehirler dağ başına dönmüş. Asayiş bu kadar pervasızlaştırılmıştır. Bunun nedeni de caydırıcılığın ortadan kalkmasıdır" diye ekledi.

TARAF OLUNMALI

Yazıcıoğlu, gazetecilerin tarafsız olması gerektiğini, fakat Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bölünmez bütünlüğü konusunda taraf olunması gerektiği üzerinde durduğu konuşmasında, "Demokrasiden yana olan, darbelerin işkencenin bedelini ödemiş biri olarak, burada özgürlükten yanayım" diye konuştu.

Yazıcıoğlu, Fransa'yı kastettiği konuşmasında, "Kendi ülkesinde, tarihine, milli kimliklerine sövdürmeyenler, devletlerinin onuruna hakaret ettirmeyenler, başka bir ülkenin tarihte yaşadığı sorunu, bir hakim tarihçi gibi ele alıp 'Ermeni soykırım olmamıştır' diyene ceza vereceğim diyerek, tarihe hakaret etmeyi insan hakkı, özgürlük olarak meclisten geçirirken, 'ben senin tarihine sövüyorum bir de içeriden sövdürüyorum' deme hakkını hiç kimseye vermeyiz ve tarafımız olmalı" dedi.

GAFLET DALALET VE İHANET İÇİNDELER

Yazıcıoğlu, Orhan Pamuk ve Elif Şafak'ı da eleştirdiği konuşmasında, eğer bir yazar "Baba ve Piç" diye bir kitap yazıyor da bunun içerisinde Türklük değerlerine ve doğrudan doğruya tarih değerlerimize hakaret ediyorsa 301. maddeyi kaldırmak gündemini oluşturanları gaflet, dalalet ve ihanet içinde gördüğünü ifade etti.

Yazıcıoğlu'nun, "Ortadoğu yeniden şekillendirilmeli" sözlerini ve bölücü Pentagon haritalarını anımsatarak, "Milli duruş ortaya koyabilecek, iktidar, siyaset medya isterim" sözleri alkışlarla kesildi.

HAYIR DİYEBİLEN BİR TÜRKİYE İSTİYORUM

Yazıcıoğlu, şöyle devam eti: "Benim karşıma Türkiye'yi azınlıklar ülkesi yapacak, Türk'ü alt kimlik haline getirecek, İstanbul'da Vatikan oluşturacak, Dicle-Fırat su havzalarımızı içinde İsrail olan komisyonlara verilerek yenik bir devlet muamelesi gösterilirse, onun karşısında iktidar ve siyasetçi olarak, gazeteci Aydın kimimiz varsa, Sevr'i çöpe atmış bir milletin çocukları olarak hep birlikte buna hayır diyebilmenin onurunu ortaya koymalı ve taraf olmalıyız. Hayır diyebilen bir Türkiye istiyorum."

BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu, lise yıllarında kendisinin de duvar gazetesi çıkardığını, üniversite yıllarında ise "Hasret" ve "Genç Arkadaş" adında dergiler çıkardığını, yazarlar birliği üyesi olduğunu belirttiği konuşmasında, her siyasetçinin aynı zamanda bir gazeteci olduğunu ve birlikte hareket edilmek mecburiyetinde olunduğunu söyledi. Hem siyasetçinin hem de basın mensuplarının şeffaf olması gerektiğini sözlerine ekledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious