İddianame yeni bir dönemin başlangıcı

İddianame yeni bir dönemin başlangıcı.22587
  • Giriş : 16.07.2008 / 23:53:00
  • Güncelleme : 16.07.2008 / 23:42:39

Ergenekon iddianamesinin mahkemeye sunulması 'yeni bir dönemin başlangıcı' olarak değerlendiriliyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yargı sürecini, 'Türkiye'nin hukuk devleti olması açısından büyük bir adım' olarak değerlendiren akademisyenler, soruşturmanın demokrasiyi güçlendireceğini vurguluyor. Darbe girişiminde bulunmakla suçlanan emekli generaller hakkındaki bilgilerin bizzat Ordu tarafından verildiğini belirten Prof. Dr. Doğu Ergil, "Yaşananları, askerlerin kural bozanları tasfiye etmesi olarak düşünmeliyiz. Bunun darbe geleneğinin bitmesi gibi çok hayırlı bir katkısı olacak." dedi. Suçlulara ceza verilmemesi halinde halkın büyük zarar göreceğini kaydeden Prof. Dr. Baskın Oran da, "Türkiye tarihinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak." ifadesini kullanıyor. 12 Eylül darbesinin lideri Kenan Evren'e dava açtığı için meslekten ihraç edilen eski savcı Sa-cit Kayasu ise hukuki süreci 'demokrasi adına dönüm noktası' olarak nitelendiriyor. Darbe girişiminde bulunanların bugüne kadar yargılanmadığını hatırlatan Kayasu, gelecekten umutlu: "Bu darbe girişimi sorgulanıyorsa, öncekiler de sorgulanacaktır. Türkiye'nin hukuk devleti olması açısından ümitleniyorum."


Ergenekon iddianamesiyle emekli orgenerallerin darbe girişiminin soruşturulmasını hukukçular ve siyaset bilimciler, 'Türkiye'nin hukuk devleti olması açısından çok büyük bir adım' olarak değerlendirdi. Darbe girişiminde bulunanların sivil yargı önüne ilk kez çıkarıldığına dikkat çeken uzmanlar, soruşturmanın demokrasiyi güçlendireceğine yönelik vurgular yaptı.

12 Eylül 1980 darbesinin lideri Kenan Evren'e dava açma girişiminden sonra Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından meslekten ihraç edilen eski savcı Sacit Kayasu, yaşananları demokrasi adına dönüm noktası olarak görüyor. Kayasu, darbe girişiminde bulunanların şimdiye kadar yargılanmamasının kamu vicdanını yaraladığını belirtiyor. Darbe girişimine ek iddianameyle ışık tutulacağını öngören; ancak darbe girişimlerinin aynı iddianamede yer alması gerektiğini vurgulayan Kayasu, "Bu darbe girişimi sorgulanıyorsa, önceki darbeler de sorgulanacaktır. Türkiye'nin hukuk devleti olması açısından ümitleniyorum." diyor. Suç işleyen kim olursa olsun, makamına rütbesine bakılmaksızın yargı önüne çırakılması gerektiğini anlatan Kayasu, Darbe Günlükleri'nin iddianamede yer almamasının, dava açılmayacağı anlamına gelmeyeceğini aktarıyor.

Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Sinan Kılıçkaya ise darbe girişimlerine yönelik sivil bir mahkemede dava açılmasını 'bir ilk' olarak nitelendirdi. Türkiye tarihinde birçok darbe ve darbe girişimi olduğu üzerinde duran Kılıçkaya, "Hukuk devleti ve demokrasi adına çok önemli bir adımdır. Bu dava ile hukuk devleti ilkesinin gereği olarak herkesin hukuk önünde eşit olduğu ve hukuku çiğnemeleri halinde kimsenin kimliğine ve rütbesine bakılmaksızın yargılanabileceği ortaya çıkmıştır." diye konuştu. Emekli askerî hakim Ümit Kardaş ise darbe girişimleri ve Ergenekon iddianamesinin umut verici olduğuna dikkat çekti. Kardaş, "Tek başına Ergenekon'da darbe girişiminin soruşturulmasıyla da Türkiye'nin demokrasi ve hukuk devletine yöneleceğini söylemek iyimserlik olur. Bir başlangıç var." dedi. Anayasa Mahkemesi'nin AK Parti davasında vereceği kararın sonrasının önemli olduğunu anlatan Kardaş, karara göre yeni siyasi oluşumların ortaya çıkacağını anlattı. Kardaş, "Yargının arkasındaki irade ne kadar durabilecek? Bunları bilemiyoruz. Belirsizliklerle dolu bir süreç başlıyor. Tabii ki önemli bir aşama. Sarıkız ve Ayışığı darbe girişimleri dahil edilmedi. Genelkurmay Askerî Savcılığı'nın yürüttüğü soruşturmanın açıklığa kavuşması gerekir. Darbe girişimlerini askerî yargının alanına çekmek ve orada sürüncemede bırakmak gibi bir eğilim mi var? Çünkü sivil yargı görevli o konuda. İnşallah daha ileriye doğru hesaplaşmalar ve yüzleşmeler yapılır. Bu yapıldıktan sonra Türkiye demokrasiyi inşa etmeye gitmesi lazım." açıklamasında bulundu.

Zihinlerimizi yenileyebilecek yeni bir dönem başlıyor

Siyaset bilimci Yard. Doç. Dr. Ferhat Kentel, yeni bir dönemin başladığını anlatıyor. Kentel, "Bu başlayan 'yeni dönem' yepyeni bir hukuk sistemi, yepyeni bir demokrasi ve siyaset olacak anlamına gelmiyor herhalde. Ama zihinlerimizi ve zihniyetlerimizi yenileyebilecek bir dönem anlamını taşıyor. Yani artık bilinen ama korkulduğu için ya da işimize gelmediği için söylemeye cesaret edemediğimiz başka gerçekliklerin dile gelebilmesinin yolunu açıyor." diyor. Kentel, Ergenekon iddianamesinin yazılmış olmasının 'hamaset nutuklarına esir olmamızı zorlaştıracağını' anlatıyor. Kentel, "Bundan sonra, vatan-millet adına yapıldığı söylenen birtakım faaliyetlerin aslında tam da bu vatana ve millete karşı işlenen suçları saklamakta olabileceğini bileceğiz. Bu türden tahakküm kuran hamaset retoriklerinin insanları ele geçirmesi pek kolay olmayacak. Sonuç olarak kurumsal düzeyi de tabii ki etkileyecek ama esas önemli olan zihinlerimizin demokratlaşması için çok önemli bir adım olmuş olacak. Toplumsal düzeyde demokrasiyi gerçekten yaşamak için çok önemli bir merhale kat etmiş ve tecrübe kazanmış olacağız. Ve o zaman 'hukuk devleti' gibi kavramı da daha fazla somut olarak düşünebileceğiz." dedi.

Darbe süreci devam etseydi Ordu bölünecekti

Siyaset bilimci Prof. Dr. Doğu Ergil, davanın açılması için gerekli delillerin sunulması ve eski üst düzey komutanların tutuklanması, askerî mahallerden bütün evraklarının derlenip toplanmasının hep Ordu üst komutasının izniyle olduğunu söyledi. Bu durumun, askerlerin, kendi içlerinde temel kuralı bozanları tasfiye etmesi olarak düşünülmesi gerektiğini anlatan Ergil, şunları söyledi; "Bu adamların (Ergenekoncular) koca bir ülkeyi yönetme arzuları, patolojik bir durumdur. Ordu gördü ki, bu genişletilmiş cephenin muvazzaflar arasında da yandaşları var. Bu süreç devam ettiği takdirde Ordu bölünecekti. O yüzden bugün Ordu üst kademesi ordunun bölünmesini engellemek için bu şahısların Genelkurmay bilgilerini basına aktararak ve yargıya teslim ederek, darbe girişimlerinin önüne geçmiştir. Ordu kendi bütünlüğünü korumak için bunu yapmıştır. Dava sürecinde iki şey önemli, birincisi siyasi aktörler, Türkiye'nin ruhunun ve rejiminin temizlenmesine ne kadar katkı sağlayacaklar? 'Baykal'ın, Ergenekon'un avukatıyım.' demesine bakarsak, çok zor olacaktır. İkincisi de, Türkiye'de hukukun üstünlüğü konusunda bir elit konsensüsü hiç olmadı. Bu sağlanabilecek mi?"

Ergil: "Generallerin gözaltına alınması ve belgelerin sunulması askerin izniyle oldu. Bu durumu, kuralı bozanların tasfiyesi olarak düşünmeliyiz. Darbe geleneğinin bitmesi gibi çok hayırlı bir katkısı olacak. Türkiye'nin ruhunun ve rejimin temizlenmesine katkı sağlamak lazım."

Ordu içinde tasfiye var

Gazeteci yazar Ali Bayramoğlu, iddianamenin, darbe vurgusunun son derece önemli bir gelişme olduğunu söyledi. Bayramoğlu, "Bu, Türkiye tarihinde bir ilk. Tarihinde ikisi doğrudan, ikisi de dolaylı dört askerî müdahalenin yaşandığı bir ülkede orgenerallere yönelik siyasi tukuklanmanın yapılıyor olması, son derece önemli. Bu, orduda yaşanan bir esnemeyi de beraberinde getiriyor. Ordu içinde bir tasfiye meselesi de var." diye konuştu.

Kanunda darbe girişimi suç

Siyaset Bilimci Prof. Dr. Baskın Oran, darbe girişiminin suç olduğunun kanunlarda yer aldığını söyledi. Oran, "Türkiye askerî vesayetten kurtuluyor. Eğer bu davadan cezalandırılma çıkmayacaksa, o zaman kamu vicdanı öyle yaralanır ki ceza almadan kurtulanlar, ceza almadan kurtulduklarına pişman olurlar. Her halükarda silahlı insanların silahsızlara tehditte bulunması olayı artık bitmiştir. Eskisi gibi olmayacaktır." açıklamasında bulundu.

Oran: "Türkiye askerî vesayetten kurtuluyor. Silahlı insanların silahsızlara tehditte bulunma olayı artık bitmiştir. Türkiye tarihinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bu kanunlarımızda var, darbe girişimi suçtur. Anayasa'nın geçici 15. maddesi ayrıca düşünülmeli."

Erdoğan: Demokrasi ve hukuk hepimize lazım, bindiğin dalı kesiyorsun

Başbakan Tayyip Erdoğan, Ergenekon soruşturmasını eleştiren CHP'ye tepki gösterdi. Hukukun herkes için gerekli olduğuna işaret eden Erdoğan, anamuhalefetin 'bindiği dalı kestiğini' vurguladı: "İllegal yapılanmaların avukatlığına soyunmak, demokratik hukuk devletine inancı zayıf olanların işidir. Bu tür siya- setçilerin demokrasiye verdiği zararı başka kimse veremez."

Baykal: Hisarcıklıoğlu, Aygün'e sahip çıktı, diğerleriyle de ilgilensin

CHP lideri Baykal, Ergenekon sanıklarının beraat ettirilmesini istedi. Soruşturmanın Şemdinli davasına benzeyeceğini ileri süren Baykal, ATO Başkanı Aygün'ün tahliye edilmesini sevinçle karşıladığını söyledi. Ardından da TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'na seslendi: "Yardımcısına güvendi ve haklı çıktı. Diğer sanıklarla da ilgilense, acaba oralarda da bazı yanlışlıklar çıkar mı?"

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*