İhlas Holding'ten lisans savunması

İhlas Holding'ten lisans savunması.16812
  • Giriş : 03.03.2008 / 18:08:00

İhlas Holding, İhlas Finans Kurumu'nun katılım bankacılığı yapma lisansının ilgili mevzuat gereği devem ettiğini belirterek kurumun şu anki durumunu ortaya koydu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İhlas Holding A.Ş., İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanlığı'na bir açıklama gönderdi.

İhlas Holding tarafından İMKB'ye yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"İlgi: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (Uygulama Daire Başkanlığı'nın) 28.02.2008 tarih ve BDDK.UY.95/3/2977 sayılı yazısı

İlgi'de belirtilen BDDK Başkanı tarafından gönderilen bir yazı ile İhlas Finans Kurumu ortaklarının, bir katılım bankası ortağı olamayacağı ve bu nedenle tasfiye halindeki İhlas Finans Kurumu A.Ş.'nin faaliyete başlamasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir. İlgi yazıdaki bu değerlendirmeleri, kendilerine bu konuda bizim yapmış olduğumuz hiçbir müracaat olmadan ve sözü geçen açıklamaların gerekçeleri belli olmadığı ve hiç sorulmadığı halde, eksik bilgiye istinaden yapılmış olabileceği anlaşılmaktadır.

Ayrıca, yeni bir banka kuruluşu da yapılmamakta olup, bu konudaki çalışmalarımızın neler olduğu hakkında hiçbir talepte bulunulmaksızın yapılan bu açıklama ile, şirketimiz, hissedarlarımız ve İFK'nın 75.550 hesap sahibi mağdur edilmiştir.
Bu mağduriyetin izalesi açısından, konunun doğru boyutunu kamuoyunun bilgisine arz ederiz.

Şöyle ki: İştiraklerimizden olan İhlas Finans Kurumu A.Ş.'nin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 10 Şubat 2001 tarih ve 171 sayılı kararı ile, ülkemizde yaşanılan Cumhuriyet tarihinin en büyük mali krizinin meydana getirdiği, likidite sıkışıklığı nedeni ile cari ve katilim hesap sahipleri açısından ödemelerini yapamadığından, Türk Ticaret Kanunu'nun 434/2. Bendine istinaden maksadını gerçekleştirmede imkansızlığa düştüğü gerekçesiyle, faaliyet izni kaldırılmıştır. Bu gerekçeden açık ve net olarak görüleceği üzere 1) İhlas Finans Kurumu'nun yasadığı "likidite sıkışıklığı" gerekçesiyle, faaliyet izni kaldırılmıştır. 2) İhlas Finans Kurumu TTK 434/2. Bendine göre, likidite sıkışıklığından dolayı maksadını yani "özel finans kurumu faaliyetlerini ifa edemeyeceği anlaşıldığından" ifadesiyle, faaliyet izni kaldırılmıştır. 3) Ancak, İhlas Finans Kurumu'nun katilim bankacılığı yapma lisansı, ilgili mevzuat
gereği devam etmektedir.

Yine ilgili mevzuat gereği, İhlas Finans Kurumu'nun likidite pozisyonu düzeltilip, maksadını gerçekleştirecek ekonomik güce ulaştığında, mevcut özel finans kurumu lisansının devam ediyor olması nedeni ile, diğer şartların da varlığı halinde, faaliyet izninin kaldırılması kararının idari bir işlem olması ve idari işlemin iptal gerekçeleri ortadan kaldırıldığında, yeniden faaliyet izni verilmesi şartları yerine gelmiş olacaktır. Bu yönüyle, konunun incelenmesi bakımından, uluslararası kuruluşlarla münhasır mali danışmanlık sözleşmeleri yapılmıştır.

Şirketimizin buradaki temel arzusu, hukuki ve mali yönden yapılacak değerlendirmeler ve talip firmalarılar varılacak mutabakatlar çerçevesinde, şirketimiz, tasfiye halinde bulunan İhlas Finans Kurumu A.Ş.'nde ki hissedar yapısının likidite bakımından güçlü yeni ortaklara devir edilmesini temin etmek ve cari ve katilim hesabi sahiplerinin hesaplarının en kısa zamanda ödenmesine imkan tanımaktır. Böylece hesap sahibi vatandaşlarımızın sorununu bir an önce çözmektir.

Sosyal bir konu olan bu tur sorunların çözümünde katkı sağlaması beklenilen kurum ve kişilerin, eksik bilgi ve değerlendirmeler ile yaptıkları açıklamalar, sorunun çözümüne değil, büyümesine yol açacağından, üzüntü ile karşılanmıştır. Şirketimiz, konunun bütün boyutlarını, uluslararası uzman kişi ve kuruluşlar ile birlikte inceleme ve değerlendirme aşamasında iken, yapılan bu zamansız açıklama, çözüme değil, şirketimizin ve hissedarlarımızın maddi ve manevi yönden mağdur olmalarına yol açmaktadır. Bu konudaki hukuki haklarımız saklı kalacaktır.

İhlas Finans Kurumu'nun faaliyet izninin geri verilme kararını takiben, şirketimizin ortak olarak kalması dahi, 5411 sayılı Kanunun 8. Maddesi anlamında bir sakınca oluşturmayacağı gibi, asil hedefin hisselerin devri suretiyle, ekonomik yönden güçlü ve bankacılık anlamında deneyimli ortakların, yani kanunun aradığı şartlara sahip ortakların 5411 sayılı Kanunun 8. Maddesine uyan durumları hakkında dahi, şimdiden sabit bir bakış açısı oluşturulmasını, hukuki ve sosyal açıdan mahzurlu bulmaktayız.

Şirketimiz, hiçbir zaman, kamuoyunu ve yatırımcıları yanıltmaya yönelik açıklamada bulunmamıştır. Şirketimiz, İhlas Finans Kurumu'ndaki hesap sahiplerinin beklenti ve durumunu bir an önce çözmeye yönelik oluşabilecek stratejik yatırımcıların ilgisini karşılamak maksadıyla, mali ve hukuki yönden uzman kuruluşlar ile danışmanlık akdi yaparak, kanunun olabilirliğini incelemeye başlamış ve halka açık bir şirket olduğu için de, kamuoyunu bu yönde zamanında bilgilendirmiştir. Asil bu bilgilendirmeyi yapmaması, kamuoyunu yanıltmak olurdu.

Şirketimiz, bu yöndeki, ilgili uluslararası uzman kuruluşların çalışmaları sonucunda, yurtdışı finans kuruluşları ve potansiyel ortaklardan gelen ciddi taleplerin incelenerek gerekli hazırlıklar tamamlandığında, hem kamuoyunu bilgilendirmeye devam edecek ve hem de, oluşacak yeni ortaklı katilim bankasının faaliyete geçmesi için BDDK dahil ilgili kurumlara gerekli müracaatlarını yapacak, evrakını sunacaktır. Kamuoyunun bilgisine saygı ile duyururuz".

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious