İki aile cenazeyi paylaşamadı

  • Giriş : 24.07.2006 / 00:00:00

Yetiştirme yurdunda 12 yaşına kadar kaldıktan sonra koruyucu aileye verilen Ahmet Göçer'in (26) intiharının ardından morg önünde cenazeyi alma konusunda kavga çıktı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Seyhan Mahallesi 8 Sokak'taki evinde, kapıya iple asılı bulunan, evli ve bir çocuk babası Ahmet Göçer'in (26) cenazesi, otopsi yapılmak üzere Adana Adli Tıp Kurumu'na getirildi.

İntihar ettiği belirtilen Göçer'in cenazesi, otopsinin ardından ailesine teslim edilmek istendi. Ancak, bu sırada, morg önünde bekleyen Göçer'in kardeşi ve babası ile genci büyüttüklerini iddia eden aile arasında tartışma çıktı.

Tartışmanın büyüyerek kavgaya dönüşmesi üzerine, polis ekipleri havaya tabancayla ateş açarak müdahale etti ve tarafları sakinleştirdi.

Göçer'in, 12 yaşına kadar yetiştirme yurtlarında kaldığını, daha sonra ise kendilerinin yanına alarak koruyucu aileliğini yapmaya başladığını anlatan Sevil Kar, 15 yıl süresince ona annelik yaptığını, işe girmesinde de yardımcı olduklarını, cenazeyi alma hakkının kendilerinde olduğunu öne sürdü.

Gencin ablası Şerife Göçer ise cenazeyi alma hakkının kendilerinde olduğunu ve cenazeyi aile mezarlığında toprağa vereceklerini ifade etti.

Polis ekipleri, Göçer'i büyüttüklerini, bu nedenle cenazeyi alma hakkının kendilerinde olduğunu ileri süren aileyi, Adli Tıp Kurumu'ndan uzaklaştırdı. Grubun yol keseceğini düşünen Göçer ailesi ise savcılığa başvurarak, mezarlığa kadar polisin kendilerine eşlik etmesini istedi.

Şerife Göçer, 10 kardeş olduklarını, anne ve babasının maddi imkanları bulunmadığı için 3 kardeşini yetiştirme yurduna bıraktığını söyledi.

Kardeşinin sahipsiz olmadığını, tartıştıkları ailenin haksız olduğunu belirten abla Göçer, ''Yurttan ayrıldıktan sonra Seval isimli kadının oğlu ile arkadaş olmuş. Onlar da evlerinde bir kaç yıl bakmışlar. Seviyorlarsa gelsinler bizimle cenaze törenine katılsınlar, ama onlar (cenaze bizim) diyor'' dedi.

Adlı Tıp Kurumu morgundan cenazeyi alan baba Ahmet Göçer ise yaşanan olay dolayısıyla üzüldüklerini söyledi.

Polis ekipleri, cenazeyi Göçer ailesine teslim ederken, mezarlığın bulunduğu Karataş ilçe sınırına kadar eşlik etti. Olası olumsuzluklar dikkate alınarak ilçe sınırından mezarlığa kadar ise jandarma ekipleri güvenlik önlemi aldı.

BORÇ İDDİALARI

Yüreğir ilçesine bağlı Doğankent beldesindeki Ümmügülsüm Hilmi Cananoğlu İlköğretim Okulu'nda hizmetli olarak çalışan Ahmet Göçer'in bir arkadaşına bankadan kredi çekerken kefil olduğu belirtildi.

Arkadaşı, 70 bin YTL olan kredi borcunu ödemeyince Göçer'in maaşına haciz geldiği ve evine icra gönderildiği, ayrıca, genci yetiştiren ailenin 30 bin YTL değerinde senet imzalattığı iddia edilirken, eşi Sinem Göçer'in de bu olaylar üzerine çocuğunu alarak ailesinin evine döndüğü ifade edildi.

Bu arada, olay yerinde Göçer'in cesedinin yanında, 'intiharımdan kimse sorumlu değil' yazılı bir not bulunduğu belirtildi.

KORUYUCU ANNESİ SEVİL KAR; KAYNANASI VE KAYINBABASI DÖVERDİ

Bir süre koruyucu annelik yapan Sevil Kar, Ahmet'in intiharına eşi, kayınvalidesi ve kayınbabasının da sebep olduğunu ileri sürdü. Kar, muhabirimize şunları söyledi: "İntihar etmeden 2-3 gün önce çocuğuyla beraber bana gelmişti. Kuru erzak aldım. Elimi öptü, ben de yüzünü öpüp gönderdim. Çok borcu vardı. Kayınbabası adına bile para çekmiş onu da üzerine almış. Elektriği kesikti kaç aydır. Okula borcu vardı. Doğankent Ümmügülsüm Hacıcananoğlu İlköğretim Okulu'na gittim. Müdür, Ahmet'i okuldan atacağını söyledi. (Ahmet kafasını işine veremiyordu, herkes borcunu istemeye geliyor. Burası kamu kurumu, bunu kabul etmeyiz) Kendisine (onu ben büyüttüm, atmayın) dedim. Yoksa onu atacaklardı. Hanımından da memnun değildi. Kayınbabası, kayınvalidesi eziyet ediyordu, karısına da kendisini de dövüyorlardı. Kayınvalidesi rahatlık vermedi. Buzdolabı, televizyonu sattılar, Paraları yoktu, o şekilde geçindiler, evlendiğinden beri düzeni yoktu. Çok gel dedim eşya onun olsun, anne ben oğlumu bırakıp gelemem dedi. Oğlu için gelmledi. Karısından, kayınvalidesinden çok korkuyordu. Hanımının ihanet edip etmediğini bilmiyorum, çevrenin söyledikleri ve Ahmet'in de bir başka erkekle telefonla konuşurken duymuş. Ahmet telefonunu yere çarpmış. Bence intihar etmesinde birinci sorun karısı idi. Karısını çok seviyordu. Her defasında ben çok seviyorum bırakmam diyordu. Karısı da bir gün önce de herhalde evi terk etmiş. Ahmet buna dayanamamış. Kayınvalidesinin evi vardı, hiç evine gitmez, Ahmet'te kalırmış.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious