İki yılda 1 milyon dolar kazandı

İki yılda 1 milyon dolar kazandı.19256
  • Giriş : 08.07.2007 / 09:52:00

İş seyahati sebebiyle birçok ülkeye yolculuk yapan Cemile Tankurt’un çocukları için getirdiği oyuncaklar çevresindekiler tarafından beğenilince İstanbul’un oyuncak patroniçesi oldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İş bu mağazalara isim aramaya geldiğinde Tankurt, ünlü Rönesans sanatçısı Leonardo Da Vinci’nin adından esinlenerek mağazalarına ‘Leonardini’ ismini vermeyi uygun görmüş. Şimdilerde İstanbul’un gözde mekânlarında faaliyet gösteren sekiz ‘Leonardini’ mağazasının cirosu 1 milyon dolara ulaşmış durumda.

Okulların kapanmasıyla birlikte aileler oyuncak mağazalarına koşturuyor. Okulunda başarılı olan öğrenciler, aileleri tarafından güzel hediyelerle ödüllendirilirken, karneleri kötü öğrenciler ise tatili buruk geçiriyor. Aileleri hediye ararken düşündüren konuların başında ise çocukların yaşına göre hediye bulamamak geliyor. Bütün oyuncakçıları karış karış gezen ebeveynler, çocuklarının istediği oyuncağı bulamamaktan yakınıyor. Gelişmiş Batı ülkelerinde farklı örnekleri bulunan “uzmanlaşmış mağazacılık” (specialty store) anlayışı ülkemizde henüz gelişme aşamasında. Böyle bir durumda anne-babalar Türkiye’de bulamadıkları eğitici oyuncakları yurtdışından sipariş vererek getirtmek zorunda kalıyor. Cemile Tankurt, bu uygulamayı Türkiye’de hayata geçirenlerden biri. Eğitici oyunun önemini ön plana çıkarmak amacıyla kurulan ‘Leonardini’ oyuncak mağazası dinamik bir yapıda tasarlanmış haliyle İstanbul’un farklı noktalarında hizmet veriyor. Oyuncak alternatiflerini merak eden ebeveynlerin ilgi odağı haline gelen Leonardini, Early Learning Centre (ELC), Fiesta Crafts ve House of Marbles gibi Avrupa’nın dört önemli oyuncak markasıyla birlikte çalışıyor.

Oyun, çocukların hayatı öğrenmesinin temel yolu

Cemile Tankurt’ın oyuncak işine başlama hikâyesi de oldukça ilginç. Alışverişlerde çocuklarına istediği oyuncakları bulamadığını ifade eden Tankurt, “İş amaçlı çıktığım Avrupa gezilerinde çocuklarıma aldığım oyuncakların sevilmesi üzerine bu tür oyuncak merkezlerini açmaya karar verdim. Kadın olmam sebebiyle kimi zaman sıkıntılarla karşılaşsam da ailemin desteğiyle bunu da atlattım.” diyor. ‘Oyun, çocukların hayatı öğrenmesinin temel yoludur’ parolasıyla yola çıktığını belirten Tankurt, “İlk şubemi 2005 yılında açmaya karar verdim. İki yıl içinde İstanbul’da sekizinci şubeye ulaştım. Bana göre oyuncaklar çocuğun yaşına göre alınmalı. Yaşına göre alınmayan oyuncaklar yeni problemlerin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Çocuklar ellerindeki oyuncaklarla farklı şeyler yapmak isterler, yapamadıkları zaman ise kendilerini suçlu hissediyorlar. Ama yaş sınırı düşüncesi müşterilerin bizimle tanışmasından sonra değişiyor.” diyor.

Çocuğa oyuncak almanın değil, onlarla oyun oynamanın, ilgilenmenin önemli olduğunu vurgulayan Tankurt, “Çocuklarla birlikte oynayacaksınız. Önemli olan çocuklara ayrılan vakit değil, zamanın niteliğidir.” tavsiyesinde bulunuyor. Kendisine bu sektöre atıldığı zaman Don Kişot denildiğini belirten Cemile Tankurt, bu konuda şunları söylüyor: “Hâlâ Don Kişot’um. İşe başlamadan önce sadece iki çocuğum vardı. Artık binlerce çocuğum var. Çocukları mutlu gördükçe ben de onlar kadar mutlu oluyorum. Hiçbir zaman Türkiye’nin en iyi oyuncakçısı olma gayreti içinde değilim. Tek hedefim var; o da, ailelerin oyuncak konusunda çocuklarını mutlu edebilmelerine yardımcı olabilmektir.” Son iki yılda 1 milyon dolarlık ciro yapan Tankurt, “Avrupa’da bir mağazanın yaptığı ciroyu biz 5 mağazayla ancak yapabiliyoruz. Yeni mağazalar açmak istiyorum; ama bu ortamda risk alamıyorum.” diyor.

BAYRAM KAYA 

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious