'İkinci el'de 'Organize İşler' kurbanı olmayın

  • Giriş : 13.04.2007 / 00:00:00

Çalıntı otomobiller artık sökülüp yedek parça olmak yerine sahte ruhsat ve plakayla satılıyor. İkinci el araç alan çok kişi, bu tuzağa para kaptırıyor

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Genç kadın, çalınan otomobilinden umudunu kesmek üzereyken, bir polis ekibi, otoparkta rutin bir kontrol yapıyordu. Plakası camın üzerinde duran bir otomobilden şüphelendi. Yaklaştı, şasi numarasını aldı. Merkeze haber verdi. Kısa bir süre sonra aracın çalıntı olduğu anlaşıldı. Polis bir kenarda aracın sahibinin gelmesini bekledi. Sürücü geldiğinde aslında onun da mağdur olduğu ortaya çıktı. Çünkü bu aracı internette, binlerce lira ödeyerek satın almıştı, çalıntı olduğunu bilmiyordu. Araca el konulurken, polis, aracı çalınan kadına müjdeyi verdi: Otomobilinizi bulduk...
Yılmaz Erdoğan'ın 'Organize İşler' filmindeki 'profesör çift' gibi her yıl yüzlerce kişi, çalıntı olduğundan habersiz ikinci el otomobil satın alıyor. Mağdur bir trafik kontrolünde otomobilinin çalıntı olduğunu öğreniyor ve araç elinden alınıyor. Kişi hırsızlık malını satın almaktan yargılanırken otomobile verdiği para da gidiyor. Oysa film olacak kadar klasikleşmiş bu duruma karşı basit önlemler var. Çoğu zaman www.trafik.gov.tr sitesinden 'çalıntı araç sorgulama' bölümüne şasi ve motor numaralarını yazarak kontrol etmek yeterli.
Türkiye'de polis sorumluluk alanlarında 2006 yılında 31 bin 522 oto hırsızlığı oldu. Bir kısmı 'gezmek' amacıyla çalınmıştı, birkaç gün sonra terk edilmiş olarak bulundular. Bazıları kapkaç, soygun gibi suçlarda kullanıldıktan sonra terk edildi. Ancak büyük çoğunluğu satılmak için çalınmıştı.
Satmak için otomobil çalanlar, çok daha 'organize' çalışıyordu. Araçların bir kısmı sahte evraklarla yurtdışına çıkarılıp satıldı.

Sahte belgelerle 'yeni otomobil'
Son model otomobillerin bazılarıysa sahte belgelerle yeni imal edilmiş gibi tescil edilerek satılmak için çalındı. En umutsuz mağdurlar ise otomobilleri yedek parça temin amacıyla çalan hırsızların kurbanlarıydı. İkinci el oto malzemesi satan kişiler tarafından parça parça piyasaya sürüldüler.
Ancak oto hırsızlarının en yaygın yöntemleri, aslında çok değişmiyor. Çalınan otoların yaklaşık beşte biri sahte ruhsat ve sahte plakalar düzenlenerek satılmıştı. Yasalara göre Tescil Belgesi yani ruhsatın anlaşmalı kurumlar haricinde basılması yasak. Ancak oto hırsızları, kendileri sahte ruhsat basıyor, çaldıkları araca uygun bir şekilde ruhsatı düzenliyorlar. Ruhsatta aracın şasi ve motor numarası gibi bilgiler doğru bir şekilde yer alıyor. Ayrıca yine hırsızlar tarafından düzenlenmiş sahte plaka da ruhsatta yer alıyor. Hırsızlar daha sonra gazetelere ve internete satış ilanı vererek avlarını beklemeye başlıyor.
Otomobili satın alanlar, ruhsatın ve plakanın sahte olduğunu anlamazken polisler artık bu konuda uzmanlaşmış. Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, ruhsata baktıklarında sahte olup olmadığını hemen anlıyor. Bir polis yetkilisi, "Deneyimlerimiz sonucunda ruhsatın sahte olup olmadığını anlıyoruz. Çoğu kez arabayı bile incelemeden sürücüyü, arabasıyla birlikte ilgili birime götürüyoruz ve hiç yanıldığımız olmuyor. Araç çalıntı çıkıyor. Ancak bunun yöntemini söyleyemem, hırsızlar bu sırrımızı öğrenmemesi gerekiyor" diyor. Yetkili, sahte plakaların da kolayca anlaşıldığını söylüyor.

'Aracınız çalıntı, inin lütfen!'
Sonuçta sürücü, çoğu zaman otomobilinin çalıntı olduğunu trafik kontrolü sırasında polisten öğreniyor. Araç alınıp gerçek sahibine teslim ediliyor. Çalıntı otomobili alan ödediği paradan olduğu gibi, çalmadığını ispatlamak için de uğraşmak zorunda.
Ancak otomobili satanları bulmak kolay değil. Çalıntı otomobili satanlar kendilerini sahte isimlerle tanıtıyor. İşlemleri sahte kimliklerle yapıyorlar. Genellikle kontörlü hat kullanıyorlar. Bu hatları da sahte kimliklerle aldıkları ve kısa süre kullandıkları için izlerinin bulunması zor oluyor.

Dolandırılmamak için yollar
Oysa dolandırıcıların ağına düşmemek için basit yöntemler var. Bunun için emniyet müdürlüklerinin internet sitelerinde veya www.trafik.gov.tr sitesinde 'çalıntı araç sorgulama' bölümlerine girmek yeterli. Bir otomobil çalındıktan bir gün sonra kaydı siteye giriyor. Bu internet sayfalarında motor ve şasi numarası yazıldıktan sonra 'sahte ruhsat ve plakayla' satılan çalıntı araç olup olmadığı hemen anlaşılıyor.
İnternet kullanmayan kişilerin yapması gereken de çok basit. Satın almadan önce otomobili ilgili trafik ya da asayiş birimlerine göstermeleri yeterli. Yasa gereği bir dilekçeyle başvurulduğunda ilgili kurumlar, aracın çalıntı olup olmadığı hakkında bilgi vermek zorunda. Bir polis yetkilisi, "İnsanlar binlerce YTL verip araç satın alıyor, ancak internetten ya da bize gelerek kontrol ettirmiyorlar. Oysa bu konuda sürekli çağrılar yapılıyor. Oto hırsızlığının önüne geçmenin en etkin yolu insanların bu kontrolü kendilerinin yapmaları" diye konuşuyor.
Ancak bazı durumlarda aracın çalıntı olup olmadığını anlamak için motor ve şasi numaralarının kontrol edilmesi yeterli olmuyor. Çünkü hırsızlar buna karşı da yöntemler geliştiriyor. 'Change' yöntemi bunlardan biri. Bu yöntemde hırsızlar ağır hasarlı bir aracı temin ederek işe başlıyor. Bu otomobille aynı tip model, renk ve markada bir otomobil çalınıyor. Ağır hasarlı olan aracın şasi ve motor numarası bu otomobile uyarlanıyor. Bunun için hırsızlar ya taşlama ve zımparalamayla çalıntı aracın şasi numarasını yok edip ağır hasarlı aracın numarasını numaratörle vuruyor. Numaraların bulunduğu yerlerin tamamıyla kesilerek monte edilmesi de yaygın bir yöntem.
Ancak buna karşı da önlemler var. Otomobil satın alanlar belli bir ücret karşılığı, Makine Mühendisleri Odaları'na başvurup aracın orjinal olup olmadığını öğrenebilir.
Emniyet yetkilileri ikinci el otomobil alacaklara şu uyarılarda bulunuyor:
"Öncelikle satın alınacak arabanın ruhsat sahibiyle yüz yüze görüşülmesi önemli. Gazete ve internetten ilan veren hırsızlar etkinlik alanını genişletti, vatandaşlar güvenilir yerlerden satın almayı tercih etmeli. Para verilmeden ve noterden aracı devralmadan önce, gösterilen ruhsatta yer alan motor ve şasi numaralarının, araçtakilerle aynı olup olmadığı kontrol edilmeli. Otomobil ilgili emniyet birimlerine götürülerek kontrol ettirilmeli. Elektronik donanımlı araç sahipleri, otomobillerinin çalındığını yetkili servislerine de bildirmeli. Böylece servise getirildiğinde bilgisayardan çalınan araç olduğu anlaşılabilir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious