İklim, hastalıkları tetikliyor

  • Giriş : 04.09.2006 / 00:00:00

Uzmanlar, Türkiye’de iklim değişikliklerinin hayvandan insana geçen hastalıkları çeşitlendirdiğini bildiriyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Denizli Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Okan Bölükbaşı, Türkiye’deki hayvan ve bitki çeşitliliğinin bütün Avrupa’dakinden daha fazla olduğunu, bunlara giderek tropikale kayan iklim değişiminin de eklenmesi sonucunda hastalıklar açısından ilginç bir tablonun ortaya çıktığını ifade etti.

Hayvanlardan insanlara geçebilen ve hastalıklar yönünden zengin bir coğrafyada yaşanıldığının unutulmaması gerektiğini belirten Doç. Dr. Bölükbaşı, "Yakın zamanda kaçak domuz etinin yasadışı kullanımı sebebiyle İzmir’de birçok kişi domuz paraziti trişinellozis ile virüs kapmıştı. Bunun yanında kuş gribi kabusu da unutulmamalıdır. Şimdilerde ise Güney Marmara’da şark çıbanı etkeni laişmanyozis’in yeniden hortladığına dair bildirimler var." diye konuştu.

Aydın’da özellikle büyükbaş hayvanlarda sıtma gibi kan paraziti olan ve insanlara geçebilen "tayleria" hastalığının yaygın olarak görüldüğünü aktaran Bölükbaşı, "Bu konuda veteriner fakültesi, uluslararası düzeyde araştırmalar yapmıştır ancak bu bilgi birikimi, bu tür hastalıkların kontrolünden sorumlu mekanizmalar tarafından yerinde ve zamanında kullanılamamaktadır." dedi. Milli bir hastalık kontrol bilgi merkezinin acilen kurulması gerektiğini de kaydeden Dr. Bölükbaşı, "Maalesef kuduz, birçok yerde görülmeye devam ediyor. Kenelerin taşıyıcısı olduğu hastalıklar (kene ensefaliti gibi), salgına yol açma riski taşıyor. Bütün bu göstergeler, ülkemizin ve özellikle Ege Bölgesi’nin bu tür salgınlara elverişli bir ortam olduğunu göstermektedir. Türkiye de bu hastalıklarla mücadele amacıyla kurulması gereken bir hastalık kontrol merkezine gereksinim duyulmaktadır. Bu merkezde her tür laboratuar olanakları, hem hayvan, hem de insan sağlığı ile ilgili üst düzey uzmanlar bulunmalıdır." şeklinde konuştu.

Merkezin 24 saat esasına göre çalışması gerektiğini de dile getiren Bölükbaşı, sözlerini şöyle tamamladı: "Şu anda böyle bir merkez ve eşgüdüm sağlayıcı herhangi bir otorite ülkemizde bulunmamaktadır. Aslında Ege Bölgesi teknik ve bilimsel altyapı ve bu türlü bir eşgüdüm merkezinin kurulması için yeterlidir. Aydın’daki Veteriner Fakültesi ve Bornova’daki Hıfzıssıhha laboratuarları bu çalışmaları yürütecek düzeydedir. Bu konuda acilen önlem alınması gerekmektedir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious