İklim değişikliğine karşı ne yapılmalı?

  • Giriş : 25.04.2007 / 00:00:00

Birinci Türkiye İklim Değişikliği Kongresi'nin sonuç bildirgesinde, ''Ülkemizde sera gazı üretimi kısıtlanmalıdır.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sanayi tesislerinde filtre ve arıtma tesislerinin kullanımı zorunlu hale getirilmelidir'' denildi.

Su Vakfı ile İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından 11-13 Nisan'da düzenlenen Birinci Türkiye İklim Değişikliği Kongresi'nin sonuç bildirgesinde, hayatın ve insanlığın devamı için alınması gereken tedbirler sıralandı:

Atmosferi tahrip eden sera gazı salınımı azaltılmalı.
Ormanlar ve yeşil alanlar korunmalı, geliştirilmeli, yatak alanları
genişletilmeli.
Tatlı su kaynakları korunmalı ve bunlardan azami ölçüde yararlanılmalı.
Denizler ve göller kirletilmemeli, deniz ürünleri korunmalı.
Toprak ve sulak alanlar korunmalı.

Türkiye'nin doğal kaynakları ile tarım üretimi, orman, gıda ve su kaynaklarının ciddi tehdit altında olduğu ve bazı yörelerin kuraklık, susuzluk ve çölleşme tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğuna dikkat çekilen sonuç bildirgesinde, alınması gereken önlemler de sıralandı:

Ülkemizde sera gazı üretimi kısıtlanmalıdır. Otomotiv sanayinde alınacak tedbirlerle zararlı gaz üretimi azaltılmalı, sanayi tesislerinde filtre ve arıtma tesislerinin kullanımı zorunlu hale getirilmelidir. Bu konuda yenilenebilir enerji kaynakları yatırımlarına öncelik verilmeli.
Kömür, odun ve petrol gibi fosil yakıtlarla ısınma geleneğinden uzaklaşılmalı.
Ormanlar ve meralar mutlak korunmaya alınmalı.
Suların kirlenmesi önlenmeli, sanayi kirliliğini önlemek için sanayi tesislerine atık su arıtma zorunluluğu getirilmeli.
Kuruyan göller ve sulak alanlar yeniden kazanılmalı.
Erozyon önleme çalışmaları etkin seviyeye çıkarılmalı.
İç Anadolu Bölgesinde yer altı suyu kullanımı yasaklanmalı, bu bölgede mevcut su imkanlarına uygun tarım yapılmalı.
GAP, 2023 yılına kadar mutlaka tamamlanmalı, Fırat ve Dicle sularından en ileri teknik kullanılarak azami ölçüde yararlanılmalı.

2023'e kadar yapılması gerekenler

Sonuç bildirgesinde, Türkiye'de tedbirlerin alınabilmesi için 2023 yılına kadar yapılması gerekenler de aktarıldı:

Başta Anayasa olmak üzere mevcut kanunlar, gerekli disiplin ve yaptırım gücüne kavuşturulmalı.
Hava ile ilgili her türlü meteorolojik bilgiler tek elde toplanmalı, havayı kirletecek sera gazları salınımları ciddi denetimle kontrol altına alınmalı.
Su yönetimi tek elde toplanmalı. Su varlığı yeniden hesaplanmalı, geleceğin senaryoları hazırlanmalı ve gelişme projeleri bu gerçeklere göre yönlendirilmeli. Toprak, orman, yeşil alan, sulak alan bilgileri yeniden değerlendirilmeli. Bu maksatla yapılacak bilimsel çalışmaları yürütecek 'Su Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü' kurulmalı.
Her türlü koruma ve geliştirme projesi bilimsel gerçeklere göre yürütülmeli.
Enerji üretimleri gözden geçirilmeli ve mutlaka yenilenebilir enerji kaynakları geliştirilmeli. Fosil yakıtlardan giderek uzaklaşılmalı, hidroelektrik üretim kapasitesi tam olarak kullanılmalı. Özellikle hidrojen enerjisi mutlaka uygulamaya konulmalı.
Güneş ve rüzgar enerji kaynakları süratle geliştirilmeli.

Sonuç bildirgesinde, uluslararası anlaşmaların gereğinin yerine getirilmesinin zorunluluğu vurgulanarak, insanın ve diğer canlıların yaşatılmasının, her türlü politik ve maddi menfaatin üzerinde tutulması gerektiği de belirtildi.

Dünya Su Forumu'nun 2009'da İstanbul'da yapılacağı hatırlatılan sonuç bildirgesinde, "Bu toplantıda Türkiye'nin önüne örtülü bir şekilde sınır aşan sular konusu getirilebilecektir. Bunun için şimdiden hazırlıklı ve duyarlı olmak gereklidir" denildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious