İlk altı ayın yıldızı yine YTL

İlk altı ayın yıldızı yine YTL.10223
  • Giriş : 09.01.2007 / 00:00:00

Yıla damgasını vuracak seçimler tıpkı 2006 yılında olduğu gibi YTL'ye yatırım yapanlara yüksek kazanç sağlayacak.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Faizin ipini elinde tutan Merkez Bankası'nın nisan ayında yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde başta bono olmak üzere tüm faiz hadleri üzerinde belirleyici olan kısa vadeli faizleri aşağı çekmesi pek beklenmiyor. Bu da en azından mayıs ayına kadar faizlerin bugünkü seviyelerinde kalmasına neden olacak. Kötümserler ise Merkez Bankası'nın olası faiz indirimini yılın son üç ayında yapacağını ve gerek yurtiçi gerekse yurtdışı belirsizlere karşı temkinli olmayı sürdüreceği görüşünde.
Halen yüzde 10'larda seyreden enflasyona karşın parasını bir ay boyunca yüzde 17.5 faizle gecelik repoda değerlendiren bir yatırımcının aylık net getirisi yüzde 1,23 olurken, yüzde 18 faizle parasını bir aylık mevduata yatıranların net getirisi ise yüzde 1,28'e ulaşıyor. Birikimlerini daha uzun vadeli değerlendirmek isteyenler için daha yüksek getirilerde var. Halen yüzde 20,5 seviyesinde olan bir yıllık tahvilde parasını değerlendirmek isteyenlerin bir aylık net getirisi ise yüzde 1,57 düzeyine kadar çıkıyor. Bu yıl enflasyonun yüzde 5,5-7 arasında beklendiği göz önüne alınırsa sözkonusu bu getirilerle yatırımcı da reel anlamda yüksek getiri elde etmiş olacak.

Çok uzun vade önerilmiyor
Ancak önce cumhurbaşkanlığı seçimi ardından yapılacak olan genel seçimler nedeniyle bu yıl piyasalarda sert fiyat hareketleri yaşanabileceğine dikkat çeken para yöneticileri, çok uzun vadeli yatırımlar yerine dönemsel hareketleri de yakalayabilecek daha kısa vadeli yatırımları tercih etmenizi öneriyor.
Yılın en azından ilk beş ayında Merkez Bankası'ndan bir faiz indirimi beklemeyen para yöneticileri, cumhurbaşkanlığı seçiminin hemen ardından Köşk'e çok tartışmalı bir isim çıkmazsa faizlerde düşüş bekliyor. Bu beklentiyi destekleyen bir başka veri ise Mayıs 2006'da ÜFE'nin yüzde 2.77, TÜFE'nin ise yüzde 1.88 gibi yüksek bir seviyede çıkması yüzünden baz etkisine bağlı olarak Mayıs 2007'de enflasyonda sert düşüş yaşanacağı tahminleri.
Ekonomistlere göre, 2007'nin ilk dört ayında yüzde 10'larda seyretmesi beklenen enflasyon mayıstan itibaren inişe geçerek yılı iyimserlere göre yüzde 5.5, ama ağırlıklı yüzde 6.5-7'lerde tamamlayacak. Merkez Bankası'nın ise içerde siyasi cephede kaos yaşanmaz ve başta ABD ve AB olmak üzere gelişmiş ülkelerde faiz artırımları sürmezse kısa vadeli faiz oranlarını bu yıl kademeli olarak 0.75 ila 1.5 puan arasında aşağıya çekmesi bekleniyor.
Tabii bu iyimser senaryo. Ve tüm bu gelişmeler art arda olursa halen yüzde 21'lerde seyreden gösterge faizlerin yüzde 17-18'lere kadar gerilemesi gündeme gelebilir. Para yöneticileri gerek yurtiçi gerekse yurtdışı belirsizliklere dikkat çekerek, yatırımcıları uyarıyor: "Paranızı çok uzun vadeli yatırmayın. Kur riski almak istemiyorsanız portföyünüzün yüzde 20 en fazla 25'i ile döviz alın. Döviz yatırımında ise dolar değil, daha kuvvetli para birimi olan avroyu tercih edin.

'Bono 2007'yi yüzde 18'den kapatabilir'
Tekfenbank Sabit getirili Menkul Kıymet birim başkanı Bahar Yazgan:
2007 yılını ikiye ayırmak gerekiyor. Birinci bölüm cumhurbaşkanlığı seçimi gölgesinde daha gergin geçecek gibi. Piyasalarda ciddi dalgalanma yaşanabilir. İkinci yarıda ise Merkez Bankası faiz indirimleriyle daha olumlu olabilir. Halen yüzde 17,5'lardaki gecelik faizin yüzde 16,5'e inmesini bekliyorum. Buna göre halen yüzde 20-21 olan bono faizleri ise yılı yüzde 17-18'lerde tamamlayabilir. Tabii bu iyimser senaryo da cumhurbaşkanlığına seçilecek ismin yeni bir tartışma yaratmaması durumunda gerçekleşecektir.
Merkez Bankası'nın yılın ikinci yarısında faizde yapacağı indirimin oranı bono faizleri üzerinde de belirleyici olacak. Bu yıl Merkez faizi yüzde 16,5'e indirirse bono faizleri yüzde 18'lere, şayet 1,5 puan indirirse yüzde 17'lere gerileyebilir.

'DTH yerine avrobond daha cazip'
Fortis Baş ekonomist Haluk Bürümcekci:
Avrobondlar, bu yıl portföyünde belli oranda da olsa dövizli enstrüman bulundurmak isteyenler için döviz tevdiat hesaplarına (DTH) göre çok daha cazip. Ancak vadeleri DTH'lara göre daha uzun. Geçen yıla bakarsak avrobondlarda spread'lar yani risk primi en düşük 164'ü gördü. Mayıs dalgasında bir ara 310'lara yükseldi şimdi ise 210'da. Bence bu yıl
50 puanlık düşüş olabilir. Bu da avrobondların getirisini artırır.
Bunun dışında ABD Merkez Bankası'nın faizini 5,25'lerden bu yıl kademeli olarak 4,75'e çekmesi bekleniyor. Bu da Türk avrobondlarını olumlu etkileyeceği için yatırımcılar açısından artı getiriye neden olacak. Tabii bu söylediklerim olumlu senaryolar için geçerli. Bu yıl yüksek faizi nedeniyle ağırlıklı olarak YTL cinsi yatırım öneriyorum. Portföylerde döviz cinsi yatırım araçlarının ağırlığı ise yüzde 20-25'lerde tutulabilir.

Bono faizlerinde kritik seviye yüzde 21
Faizde yatay hareket sürüyor. Yüzde 21'lerdeki yüksek seviyelerin korunmasındaki nedenler arasında cari dengedeki rekor açıklar ve Türkiye'nin yabancı portföy yatırımları için cazibesini sürdürmesi sayılabilir. Ayrıca reel faizlerin yüksekliği, kurların baskı altına alınması ve enflasyon başta olmak üzere makro hedeflerin tutturulması açısından da önemli. Merkez Bankası başkanın 2007'de yakın bir tarihte faiz indirimi düşünmediklerini söylemesini dikkate alırsak faizlerin bir süre daha en azından mevcut seviyesini koruma olasılığı yüksek.
Bono faizlerinin ilk direnci yüzde 21.00'de. Bu seviyenin üzerinde tutunabilir. Sonraki dirençler ise yüzde 20.40 ve 19.00'de. Orta dönem bir kırılmadan söz edebilmek için yüzde 19 direncinin aşağı yönlü kırılması gerekir. Henüz bu güç oluşmuş değil. Olası kâr satışlarında ilk destekler yüzde 22.00 ve 23.20'de. Yükselişin devamı için yüzde 23.20 geçilmeli.
Kısa dönem yüzde 21.00-22.00, orta dönemli pozisyonlar için ise yüzde 19.00-23.00 destek-direnç bandları izlenebilir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious