İlk 'duyuşta' aşkı anlattı

İlk 'duyuşta' aşkı anlattı.12208
  • Giriş : 18.10.2008 / 22:51:00

Metin Şentürk neden gününü teknede geçiriyor? Hangi yemekleri pişiriyor? Eşine ‘ilk duyuşta’ nasıl aşık oldu? Ne tür filmler izliyor? Arabayla hız rekoru kırmakta ısrarlı mı? Niçin İngilizce öğrendi?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Metin Şentürk neden gününü teknede geçiriyor? Hangi yemekleri pişiriyor? Eşine 'ilk duyuşta' nasıl aşık oldu? Ne tür filmler izliyor? Arabayla hız rekoru kırmakta ısrarlı mı? Niçin İngilizce öğrendi? Şıklığının sırrı ne? Rüyalarında ne görüyor? Siyasete atılacak mı?.. Hepsi ve daha fazlası bu röportajda

Hala görmediğinize inanmayanlar var?

Onlarla hemfikirim! (gülüyor) Şaka şaka, hiçbir şey göremiyorum. Ortaköy'de birgün tavla oynuyordum...

Tavla mı?

Evet. Tavla, satranç, dama, dominoyu ve tüm iskambil oyunlarını iyi oynarım. Tavla oynarken arkamda bir çocuk 'Adam görüyor, milleti kandırıyor' dedi. Dönüp çağırdım, geldi. Dedim 'Niye gelip bana sormuyorsun? Geç karşıma, gözlerimi de bağlayacağım, seninle bir tavla atalım.' Çocuk şaşırdı: 'Abi ben tavla bilmiyorum' dedi!

Rüya görüyor musunuz?

Elbette. Fakat rüyalarımda da gözlerim görmüyor. Uyuyunca gözlerim açılsa ve her sabah tekrar kör olarak uyansam biraz tuhaf olmaz mıydı sizce de? (gülüyor)

Günlük işlerinizi nasıl yürütüyorsunuz?

13 kişiden oluşan bir ekibim var. Görebilseydim de bu ekiple çalışırdım.

Mayıs 2006'da evlendiğiniz Fulya Hanım'la çok mutlu olduğunuzu söylüyorsunuz...

Evet, 2,5 yıl oldu. İki sene de peşinden koşmuştum.

İLK DUYUŞTA AŞK!

Nasıl tanıştınız?

Bizimki 'İlk duyuşta aşk' oldu. Ablası Nükhet'le telefonda konuşuyorduk. Nükhet 'Kardeşim yanımda, seni çok sempatik buluyor' deyince 'Telefonu ver, onunla da konuşalım' dedim. O telefonu kapattıktan sonra yanımdakilere döndüm ve 'Evleneceğim kızı buldum' dedim.

Baba olmak istediğinizi açıkladınız...

2009'da inşallah bir yavrumuz olsun istiyoruz. Aileyi bir ağaca benzetirsek, çocuklar da o ağacın yaprakları, çiçekleridir.

Baba olma hissi?

Bebeği kucağıma aldığımda, herhalde bütün babalar gibi iyi şeyler hissedeceğim.

Bitmeyen neşenizin sırrı nedir?

Hayatın bir dakika sonrasını bilemezsin. Ama sonsuza dek yaşamak istersin. Dolayısıyla, hayatın belirsizliğine şakayla, değerine de ciddiyetle karşılık vermek gerek.

Göremiyorsunuz ve mutlusunuz...

İnsan görmüyorsa mutsuzdur, görüyorsa mutludur diye bir şey yok.

En son, Zamanda Yolculuk adlı bir albüm çıkardınız. Nasıl karşılandı?
Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Banu gibi sanatçıların şarkılarını yorumladım. Bir de Oscar Harrison'dan Altagracia'yı söyledim.

Korsan albümler ve internet, albüm satışlarını düşürüyor mu?

Hem de nasıl! Eskiden korsan CD'ler bizim belamızdı, şimdi internet korsan CD'lerin belası! (gülüyor) Dinsizin hakkından imansız geldi.

İngilizce dersleri alıyormuşsunuz?

Doğru. 2007'nin 23 Ağustosu'nda başladım. 13 ay oldu. İyi bir seviyeye geldim. Derslere halen devam ediyorum. Bilahare 3-4 aylığına İngiltere'ye gidip olayı yerinde göreceğim.

İngilizce albüm yapmak gibi bir niyetiniz?

Var. Fakat ben İngilizce'yi albüm yapmak için değil, üniversite mezunu olduğum halde yabancı dil bilmemeyi kendime yakıştıramadığım için öğreniyorum.

Vay canına...

Bir İngiliz atasözü der ki 'Late is better than never!' (Geç, hiçten iyidir.)

Siz kimleri severek dinliyorsunuz?

Julio Iglesias, Andrea Bocelli, Mariah Carey, Kenny J, Richard Clayderman, Sezen Aksu, Müslüm Gürses, Orhan Gencebay.

ÇOK BAKIMLIYIM

Tekneniz var ve denizdesiniz. Nasıl başladı bu tekne macerası?

2000 yılında. Deniz manzaralı bir ev, bana çok şey ifade etmiyor. Tek çözüm, o manzaranın bir parçası olmaktı. Denizin sesini, kokusunu duyabileceğim, varlığını hissedebileceğim bir ortam olarak tekne iyi bir fikir gibi göründü.

3-5 yıla kadar İstanbul'u terk edecek misiniz gerçekten?

İnsan İstanbul'u terk edemez. İstanbul'u, Orhan Veli gibi, gözlerim kapalı dinliyorum. Yine de biraz yoruldum. Akdeniz sahillerinde kendime bir mekan bulmayı planlıyorum.

Çok şık ve bakımlısınız...

Kuaföre hemen her gün gidiyorum. Cilt bakımı yaptırıyorum...

İşe yarıyor, emin olun.

Bir gece kulübündeydim. Bir hanım geldi. 'Pardon, nasılsa görmüyorsunuz, niye bu kadar uyumlu ve şık giyiniyorsunuz?' dedi. 'Sizi yerinizden kaldırıp yanıma getirerek bu soruyu sordurmak için' dedim. 'İki fakülte bitirdim, akıllıca bir cevabınız olduğunu tahmin etmeliydim' dedi. 'Geldiğiniz iyi oldu, aksi takdirde hazırladığım cevap boşa gidecekti' dedim. (Kahkahalar)

EVDE DVD İZLİYORUM

Enteresanmış...

Giyime çok önem veririm. Kıyafetlerimin birçoğu yurtdışından gelir ya da kendim gider seçer alırım.

Giysilerinizin renklerini nasıl belirliyorsunuz?

Renkleri bir şekilde duyumsuyorum. Renk uyumundan da anlarım. Siyah ceketin içine asla lacivert gömlek giymem yani.

Yemek yapıyor musunuz?

Çay demliyorum, yumurta kırıyorum. Evde priz bozulunca ben onarıyorum. Geçen gün mutfağın raylı dolabı bozulmuştu, tamir ettim, eşim de şaşırdı.

Derler ki, göremeyenler iyi koku alır, iyi duyar. Doğru mu?

Altıncı hissi de gelişkin olur derler. Görebilenlerin, diğer duyulara o kadar ihtiyacı olmuyor. Göremiyorsan, alıcıları dört açıyorsun.

İnsanları uzaktan kokularından tanıyor musunuz mesela?

O, Al Pacino'nun Kadın Kokusu filminde var.

Film seyrediyor musunuz?

Eşimle sinemaya da gidiyorum ama en çok evde DVD seyrediyoruz.

Nasıl oluyor bu?

Radyo tiyatrosu dinlemek gibi. En son Babam Ve Oğlum'u sinemada seyrettim.

Ne tür filmleri seviyorsunuz?

Romantik filmleri. Melekler Şehri, Okyanus Kadar Derin, Casino, Ocean's 11; Türk filmlerinden Gönül Yarası, Babam Ve Oğlum, Komser Şekspir, Eşkıya gibi filmleri severim. Birlikte film izlediğimiz arkadaşlara, kaçırdıkları yerleri çoğu zaman ben hatırlatıyorum. Çünkü isimleri akılda tutamıyorlar.

Kahpe Bizans'ta gözcü rolündeydiniz. Sinemaya devam edecek misiniz?

Pek teklif yok, fakat çok isterim.

Kitap okuyor musunuz?

Kitaplardan biraz mahrumum. Braille alfabesiyle yayınlanan kitap sayısı çok az. İyi yazılmış, güzel çevrilmiş kitapların, usta tiyatrocular tarafından okunduğu CD'ler de pek yok. Halbuki, sesli kitap, görebilenler için de cazip bir ürün. Trafikte arabasıyla giderken, Dostoyevski'nin ya da Orhan Pamuk'un bir romanını mesela Haluk Bilginer'in sesinden dinlemeyi kim istemez?

Çok haklısınız.

Üstelik sesli kitaplar, halkımızın okuma alışkanlığı kazanmasına da katkı sağlar.

Yeni TV projeleriniz var mı?

TRT'de, engellilerle ilgili bir program yapmayı planlıyorum.

200 KM.'Yİ GEÇTİM

Saatte 300 km. hızla araba kullanarak rekor kırma projeniz devam ediyor mu?

Evet. Ben aslında 'Engellilerin şampiyon ve rekortmen olduğu bir Türkiye' olsun istiyorum. Ralli şampiyonumuz Serkan Yazıcı'yla epey çalıştık. 200 km.'nin üzerine çok çıktım. Başbakanımız da bu konuda bizi destekliyor. Bekleyip göreceğiz.

3 Kasım 2002'de DYP'den milletvekili adayı olmuştunuz. Siyasete atılmayı hálá düşünüyor musunuz?

Engellilerle ilgili bir proje hazırlıyorum, onu hayata geçirmek için siyasete girmeye niyetliyim. İdeolojik değil, toplumsal ve insani bir dava bu.

'Engelliler Bakanlığı kurulmalı' diyorsunuz?

Türkiye'de 8,5 milyon engelli var. Anne ve babaları da katarsak 25 milyon insanı ilgilendiren bir mesele bu.

Başka ülkelerde de yok?

Gelişmiş ülkelerde engellilerin durumu iyi. Bizde okuma-yazma bilen, çalışan, meslek sahibi, yuva kurabilen engelli oranı yüzde 5-7 arasında. Bu sorunları aşabilmek için bir bakanlık gerekli. AK Parti hükümeti engellilerle ilgili önemli bir açılım sağladı. 4 katrilyon ayırdı. Fakat engellilerin çoğu kendileriyle ilgili yeni yasaları bilmiyor.

Bakanlık kurulsa, Engelliler Bakanı olmayı düşünür müsünüz?

Evet ama bakan olmak istediğim için bakanlık kurulsun dediğimi sanmayın sakın.


Çay demliyorum, yumurta kırıyorum. Evde priz bozulunca ben onarıyorum. Geçen gün raylı bir dolabı tamir ettim


Başbakan bence yakışıklı


Al Pacino: Orta ya da kısa boylu, baskın karakterli bir yüz ifadesine sahip biri.

Sezen Aksu: Hayranıyım. Onu zihnimde bir melek olarak canlandırıyorum.

Cem Yılmaz: Eminim tipi de çok komiktir. Onu görebilseydim, espri yapmasa da gülerdim sanırım.

Recep Tayyip Erdoğan: Kendisiyle tanışıyorum. Çok da saygı duyuyorum. İri ve yakışıklı olduğunu düşünüyorum.

Orhan Gencebay: Bence o da çok yakışıklı. Ağırbaşlı, klas ve gizemli bir ifadesi var.

Hülya Avşar: Güzelliğiyle zekası arasında bir uyum 'görüyorum'.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*