İlk prova Menemen'de!

  • Giriş : 19.12.2006 / 00:00:00

CHP, AKP’nin belirleyeceği cumhurbaşkanı adayının önlenmesi için gündeme getirilen sine-i millete dönülmesi formülüne ilişkin olarak strateji geliştirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Konuyu masaya yatıran Genel Başkan Deniz Baykal ve kurmayları “Her elin taşın altına sokulması” durumunda bu talebin yerine getirilebileceğini savunuyor.

CHP milletvekilleri toplumsal uzlaşma sağlanması ve Baykal’ın da onay vermesi halinde sine-i millete dönmekte sakınca görmediklerini belirtiyor. CHP kurmaylarının “Topyekûn seferberlik” olarak nitelendirdiği sine-i millet stratejisi şöyle:

1- MUHALEFET DE MECLİS’İ BOŞALTMALI: Sine-i millet konusunda bizim tek başımıza değil, Meclis’te temsil edilen diğer partilerle birlikte hareket etmemiz daha doğru olur. ANAVATAN ile DYP de bizimle birlikte Meclis’i boşaltmalıdır. Hatta SHP, HYP ve GP’nin tek milletvekili ile destek vermeleri bile önem taşır. Önemli olan AKP’nin Meclis zemininde yalnız bırakılması ve ortaya bir meşruiyet sorununun çıkmasıdır.

2- İŞ DÜNYASI DESTEKLEMELİ: Hükümetler üzerinde etkisi bilinen iş dünyası da desteğini esirgememeli. TÜSİAD başta olmak üzere bu konuda olumlu açıklamalar geliyor. Ancak bunlar somut bir tavra dönüşmeli, herkes bu konudaki konsensusta yerini almalıdır.

3- MEDYA KATKISINI ESİRGEMEMELİ: Sine-i millete dönülmesinden sonra, bunun halka anlatılması ve mesajın yerine ulaşması için medyanın katkısının büyük önemi vardır. Medya gerekli katkıyı vermezse CHP milletvekilleri görevlerini bıraktıklarıyla kalırlar. Hatta bir süre sonra vatandaşlar, “neden elinizdeki mevziyi bıraktınız, şimdi AKP tek başına Meclis’te at oynatıyor” diyebilir.

4- SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ ALANLARA ÇIKMALI: Seçilecek Cumhurbaşkanı bir partinin, grubun ve kişinin değil tüm milletin Cumhurbaşkanı olacaktır. Bu anlamda herkes net tavrını ortaya koymalı. Sivil toplum örgütleri, sendikalar harekete geçmelidir. Alan desteği yüzbinlerin katılımı ile sağlanmalıdır. CHP Genel Başkanı’nın daha önce seslendirdiği “Bir milyon kişi Meclis’in önüne gelip talepte bulunsun” anlayışının dayanağı da budur.

Hareket ilk olarak Menemen’de tetiklenecek

CUMHURBAŞKANI Sezer, erken seçim çıkışının ardından, bu konuda CHP’nin harekete geçmesi gerektiğini işaret etmişti. Tuncay Özkan’ın başında bulunduğu Kanaltürk Televizyonu’nun gecesine katılarak dikkatleri üzerine çeken Sezer’e ulusalcı cephe tam destek veriyor. İki kritik tarihte yapılacak törenlere dikkat çeken CHP kurmayları, nabzı burada tutacak. İlki 23 Aralık’ta Menemen’de şehit Kubilay’ı anma töreni. İkinci tarih ise 27 Aralık, yani Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin yıldönümü. CHP kurmayları bu törenlerin cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde halkın tepkisinin ilk işareti olacağını savunuyor. Törenlerin diğer yıllardaki rutin toplantıların dışına çıkarak, sürece ivme kazandıracak bir boyuta taşınıyor. Ankara BUNU KONUŞUYOR

BaŞbakan Erdoğan, erken seçim isteyen Cumhurbaşkanı Sezer ve muhalefet partilerine verdiği sert cevaplarla nisandaki cumhurbaşkanlığı seçiminden önce seçim kararı almalarının mümkün olmadığını ortaya koydu. Cumhurbaşkanlığı seçiminin siyasi krize yol açmaması için, erken seçimi savunan çevreler şimdi tüm umutlarını CHP’ye bağladı. Özellikle ulusalcı cephe, yenilenen Meclis’in cumhurbaşkanını seçmesi gerektiğini savunuyor. Başkent, şimdi CHP’nin sine-i millete dönmesi formülünü tartışıyor. Formüle soğuk bakmayan Deniz Baykal, bunun topyekûn bir seferberlikle sağlanabileceği görüşünde. Partide, AKP’ye muhalif tüm çevrelerin bu konuda birleşmesi gerektiği savunulurken, 23 Aralık’ta Menemen’deki şehit öğretmen Kubilay’ı anma töreni ile 27 Aralık Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin yıldönümü törenleri öne çıkıyor. Sine-i millet, yani CHP’nin tüm milletvekillerinin istifa edip AKP’yi Meclis’te yalnız bırakarak seçime zorlama taktiği, biraz da bu tarihlerde gösterilecek kamuoyu tepkisine bağlı...

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious