IMF, KDV'nin yükseltilmesini istedi

IMF, KDV'nin yükseltilmesini istedi.11053
  • Giriş : 06.12.2008 / 08:41:00
  • Güncelleme : 06.12.2008 / 08:42:13

IMF bazı ürünlerde KDV'nin %8'den %18'e çıkartılması şartını koşuyor...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye ile IMF arasındaki anlaşmanın ayrıntılarını Reuters açıkladı. Reuters'işn habeirne göre kaynak 25 milyar dolar olacak ve 18 aylık Stand-By yapılacak. IMF ayrıca bazı ürünlerde KDV'nin %8'den %18'e çıkartılmasını istiyor.

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, yüzde 11 olan yabancı para zorunlu karşılık oranının 2 puan azaltılarak yüzde 9 düzeyine indirildiğini, yabancı para zorunlu karşılık oranında yapılan bu indirimle bankacılık sistemine yaklaşık 2,5 milyar ABD Doları ek döviz likiditesi sağlandığını bildirdi.

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, "Ekonomik Değerlendirme" konulu basın toplantısı düzenledi. Şimşek, toplantıda yaptığı konuşmada, reel sektöre destek olmak ve finansal kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla çok sayıda önlemin hayata geçirildiğini belirterek, bu önlemlere ilişkin bilgi verdi. Bakan Şimşek, Merkez Bankasının bu süreçte piyasadaki döviz ve TL likiditesini takip ederek, uluslararası sermaye akımlarının önemli ölçüde yavaşladığı bir dönemde bankacılık sisteminin gerek YTL, gerekse döviz likiditesi sorunuyla karşılaşmaması için gerekli önlemleri aldığını belirtti. Şimşek, "Bu kapsamda başlangıçta bankaların birbirinden ABD Doları ve avro üzerinde döviz borç alıp vermelerine olanak sağlanması amacıyla Merkez Bankası kendi nezdindeki döviz repo piyasasında aracılık faaliyetlerine yeniden başlamıştır. Ayrıca bankaların bilanço büyüklükleri dikkate alınarak döviz ve efektif piyasaları işlem yapma limitleri Ekim ortasından itibaren geçerli olacak şekilde güncellenmiştir" diye konuştu.

Merkez Bankası nezdindeki döviz repo piyasası aracılığıyla döviz likiditesi akışkanlığının artırılmasına ilave olarak Türk bankalarının likidite
durumlarını daha da güçlendirmek amacıyla döviz alım ihalelerine ara verildiğini bildiren Şimşek, bankaların döviz ve efektif piyasalarında işlem yapma limitlerinin her bir kurum için 2 katına çıkarılarak toplamda 10,8 milyar ABD dolarına yükseltildiğini söyledi.

Döviz piyasasında derinliğin kaybolmasına bağlı olarak sağlıksız piyasa oluşumları gözlendiğinden, uygulanmakta olan dalgalı döviz kuru rejimiyle
çelişmeyecek şekilde piyasaya döviz satım ihaleleri yoluyla döviz likiditesi sağlanmasına karar verildiğini kaydeden Şimşek, ancak döviz piyasasındaki derinliğe ilişkin kaygıların azalmasıyla birlikte döviz satım ihalelerine ara verildiğini anlattı.

Bankalar arası döviz piyasasında döviz likiditesi akışkanlığının artırılmasını sağlayarak finansal sistemdeki akışkanlığın ve kredi piyasalarının
etkin çalışmasını desteklemek üzere bankaların Merkez Bankası nezdindeki döviz repo piyasasında kendilerine tanınan borçlanma limitleri çerçevesinde ABD doları ve avro cinsinden Merkez Bankasından alabilecekleri döviz depolarının vadesinin 1 haftadan 1 aya yükseltilmesine karar verildiğini belirten Şimşek, şöyle konuştu:

"Söz konusu piyasada yüzde 10 olarak belirlenmiş borç verme faiz oranlarının ABD doları için yüzde 7'ye, avro için yüzde 9'a düşürülmesine karar
verilmiştir. Yani Merkez Bankasının bankalara verdiği döviz kredisi oranları bu dönemde düşürülmüştür, bunların vadeleri artırılmıştır.

Son dönemde küresel kredi piyasalarında yaşanan sorunların ekonomimiz üzerindeki etkilerini azaltmak amacıyla hali hazırda yüzde 11 olan yabancı para zorunlu karşılık oranı 2 puan azaltılarak yüzde 9 düzeyine indirilmiştir. Yabancı para zorunlu para karşılık oranında yapılan bu indirimle bankacılık sistemimize yaklaşık 2,5 milyar ABD doları ek döviz likiditesi sağlanmış bulunmaktadır.

Ayrıca, ters dolarizasyon sürecini desteklemek ve bu doğrultuda YTL mevduatı ve kredileri teşvik etmek amacıyla yabancı para zorunlu karşılıklara
faiz ödenmesi uygulamasına son verilmiştir.

Türk parası zorunlu karşılıkların faiz oranı ise artırılmıştır. Bu çerçevede Türk parası zorunlu karşılıklara ödenen faiz oranı Merkez Bankamızın
gecelik borçlanma faiz oranının yüzde 75'i seviyesinden yüzde 80'i seviyesine çıkarılmıştır."

Bakan Şimşek, bu dönemde Hazine Müsteşarlığının yurt içinde piyasa talebine uygun araçlarla borçlanmaya devam ederek, likidite yönetimine yardımcı olduğunu ifade etti.

"ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE YENİ TEDBİRLER ALACAĞIZ"

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, küresel finans krizine karşı alınan tedbirlerin büyüklüğünden çok etkinliği ve belli bir hedefe yönelik olup olmadıklarının önemli olduğunu söyledi.

Devlet Bakanı Şimşek, Hazine Müsteşarlığında "Ekonomik Değerlendirme" konulu basın toplantısı düzenledi. Burada yaptığı konuşmada, dünyanın çok zorlu bir süreçten geçtiğini, şu ana kadar yaklaşık 6,5 trilyon dolarlık önlem paketleri açıklandığını belirten Şimşek, Türkiye'de de çeşitli tedbirlerin alındığını söyledi.

Ülkelerin etkilenme oranlarının açıkladıkları paketlerin büyüklüğüyle orantılı olmadığına dikkat çeken Şimşek, "Ülkelerin etkilenme düzeyleri, krizin
başlangıç noktasındaki temel makro ekonomik dengeleriyle ilişkili. Aynı zamanda da o ülkedeki bankacılık sisteminin sorunlu olup olmadığıyla ilişkili. Alınan tedbirlerin büyüklüğünden çok etkin olup olmadıkları, belli bir hedefe yönelik olup olmadıkları son derece önemli" dedi.

Bakan Şimşek, ülkelerin alacakları tedbirlerin imkanlarıyla sınırlı olduğuna da işaret etti. Türkiye'nin rezervi çok yüksek, rezerv para birimi olan bir ülke olmadığını vurgulayan Şimşek, bu anlamda alınacak önlemlerin de bir sınırı bulunduğunu, ama ekonomi yönetiminin aldığı tedbirlerin etkinliğinin piyasadaki fiyatlamalardan anlaşılabileceğini söyledi. Şimşek, gerek faizin mevcut seviyesi gerek diğer göstergeler itibariyle bakıldığında bu tedbirlerin etkin olduğunun görüldüğünü belirtti.

"Başından beri söylediğim gibi Türkiye bu krize bağışık değil" diyen Şimşek, krizin etkilerini minimize etmek için uzun bir tedbirler listesinin
uygulamaya konulduğunu ve bu tedbirlerin ülkenin imkanları çerçevesinde değerlendirildiğinde etkin olduğunu yineledi.

Şimşek, "Önümüzdeki dönemde de gelişmelere göre ve bütçe imkanlarına göre yeni tedbirler alacağız" diye konuştu.

EKONOMİ YÖNETİMİ NE YAPTI?

Bakan Şimşek, bu tedbirlere ilişkin bilgi verirken de uluslararası gelişmelerin son aylarda yoğunlaşması üzerine ihracat ve reel sektöre desteği
artıracak ve finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesini sağlayacak adımların da atıldığını bildirdi.

Reel kesimin en önemli sorununun azalan dış talep ve finansman koşullarının sıkılaşması olduğuna işaret eden Şimşek, özellikle ihracatçı
sektörlerin ihracat pazarlarını çeşitlendirme yönündeki çabalara karşın bu durumdan çok etkinlediğini söyledi.

Bu nedenle Eximbank kaynaklarının artırılmasına ve KOBİ'lerin desteklenmesine öncelik verildiğini belirten Şimşek, şunları kaydetti:

"Yaşanan küresel krizin reel sektör üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla ihracat reeskont kredisi limiti 500 milyon ABD dolarından 1
milyar ABD dolarına yükselttik.

Hazine'nin 2009 yılında sağlayabileceği toplam garanti ve ikraz limiti 1 milyar dolar artırılarak 4 milyar dolara çıkarıldı. Bu imkanın önemli bir bölümü ihracatın ve KOBİ'lerin finansmanına yönelik olarak kullanılacaktır. Eximbank'ın ödenmiş sermayesi bütçe imkanları da göz önüne alınarak
ihracatı daha fazla desteklemesini sağlayacak şekilde artırılacaktır. İmalatçı KOBİ'ler ve esnaf sanatkarlara yönelik 350 milyon YTL'lik sıfır
faizli kredi desteği uygulamaya konulmuştur.

Vergi borçlarının 18 ay süreyle yüzde 3 faizle taksitlendirilmesi imkanı getirilmiştir. Mayıs ayında kanunlaştırılan İstihdam Paketi Ekim ayı başında yürürlüğe girmiştir. Bu paket kapsamında işveren primi 5 puan düşürülmüş, genç ve kadınların istihdamına yönelik işveren primlerine 5 yıl boyunca devlet desteği getirilmiştir."

Bakan Şimşek, GAP'a aktarılan kaynak ve yurt dışındaki varlıkları yurt içine getirme amacıyla yürütülen çalışma hakkında da hatırlatmalarda bulundu.
Şimşek, hisse senedi kazançlarında yerli yatırımcılara uygulanan stopajın sıfıra düşürüldüğünü anımsattı.

Mehmet Şimşek, Hazine'nin önümüzdeki dönemde iç piyasada yatırımcı tabanını genişletmek amacıyla hasılat payına ve temettü gelirlerine endeksli
tahviller gibi yeni finansman araçlarını kullanmayı planladığını bildirdi. Şimşek, likiditesi yüksek olan bölge ve ülkelerdeki yatırımcıların
ağırlıklı olarak talep ettiği senet, sertifika ve benzeri finansman araçlarının ihracına imkan sağlayacak yasa tasarısının da kısa süre içinde TBMM'ye sevk edileceğini bildirdi.

IMF İLE İLİŞKİLER

IMF ile ilişkilere de değinen Şimşek, küresel kredi pazarındaki daralmanın Türkiye üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmek ve dış finansman
dengesinin görünümünü daha da güçlü hale getirmek amacıyla IMF ile görüşmelerin ülke menfaatlerini dikkate alan bir çerçevede sürdürüldüğünü kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*