IMF anlaşması ne zaman yapılacak?

IMF anlaşması ne zaman yapılacak?.16028
  • Giriş : 11.06.2009 / 12:30:00
  • Güncelleme : 11.06.2009 / 12:41:47

Uluslararası Para Fonu (IMF) sonbahar dönemi toplantılarını İstanbul’da yapacak.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


IMF üyesi ülkelerin ekonomi bakanları ve merkez bankaları başkanları İstanbul'da ekim ayında biraraya gelecekler.

2009 yılı sonbahar toplantıları için IMF'nin gündemini geçen hafta IMF sözcüsü Caroline Atkinson açıkladı. IMF gündemine göre, ekim ayında İstanbul'da, krize karşı tedbirler, yeni finansal mimari ve dünya finansal sisteminin yönetimi ilkeleri belirlenmeye çalışılacak.

Ayrıca beklenmeyen şoklar ve erken uyarı sistemi, finansal istikrar, finansal regülatörler ve Finansal İstikrar Kurulu'nun çalışma ilkeleri İstanbul toplantılarında masaya yatırılacak. IMF uzmanları şimdi bu konular hakkında ayrıntılı raporlar hazırlıyorlar.

Caroline Atkinson geçen haftaki açıklamasında, dünya mali krizinde hasar gören ekonomiler için 250 milyar dolar ilave kaynakları olduğunu ve bu kaynakları dış veya iç şok yaşayacak ülkelere hemen aktarabileceklerini belirtti.

Ayrıca Atkinson, IMF Birinci Başkan Yardımcısı John Lipsky'nin 16-18 haziran tarihlerinde Türkiye'de olacağını belirtti. Lipsky, TÜSİAD'ın davetlisi olarak katılacağı toplantının açılış konuşmasını yapacak. Bu sırada IMF Başkan Yardımcısı Lipsky'nin hükümet yetkilileri ile de görüşmesi bekleniyor.

IMF ile yapılacak görüşmelerde, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarına göre, IMF'nin politik müdahale niteliği taşıyan istekleri kabul edilmeyecek. Fakat bazı eski bürokratlar ve siyasetçiler, “IMF ile anlaşmayı hemen imzalayalım sonra da IMF'nin isteklerini uygulamayalım” diyorlar. Nasıl bir anlayışsa bu...

Bu bürokratlar ve siyasetçiler, üstelik kendi dönemlerini örnek göstermekten de kaçınmıyorlar. “Biz imzaladık ama uygulamadık. Hiçbir şey de olmadı” diyorlar. Eğer geçmişte IMF'yle anlaşmalı dönemlerde yaşanan ekonomik krizler, hiçbir şey olmadı demekse, bu durumda söylenecek hiçbir şey yok tabii...

Bu eski bürokrat ve siyasetçiler bir noktayı ya unutuyorlar ya da görmezden geliyorlar. O da şu... AK Parti hükümeti ilk defa IMF anlaşmalarını tam olarak uygulayan ve başarıyla bitiren hükümet olarak tarihe geçti.

Bu tutarsız önerileri getirenler, kendi dönemlerinde, anlaşmalara uyuyormuş gibi yapıp daha sonra yapmadıkları için zaten 1992'den sonra Türkiye ekonomisi rayından çıktı. Önce 1994 krizini ardından 2001 krizini yaşadık.

“IMF ile anlaşmayı hemen imzalayalım sonra da IMF'nin isteklerini uygulamayalım” diyerek Ankara'ya akıl verenler, o dönemde Ankara'da kamuda görev yapan kişilerdi. Türkiye ekonomisinin onların dönemlerinde ne hale geldiğini hepimiz gördük.

İşte bu nedenle IMF ile ekonomik konuları ayrıntılı müzakere edip bu müzakere esaslarına göre çalışmak isteyen başbakan, önceki dönemin siyasetçilerinden ayrılıyor. “Ben IMF ile anlaşmayı yapayım, piyasa oyuncularının taleplerini yerine getireyim, sonra duruma bakarız” demiyor. Başbakanın işi bu şekilde ciddiye alması bazılarını çok rahatsız ediyor. Çünkü, onların kolay para kazanmasına engel oluyor.

Türkiye bundan böyle IMF ile artık ancak şu şartlarda anlaşabilir. Eğer IMF, her zaman Türkiye'nin önüne koyduğu 'alacaklıların verdikleri borçların geri ödenmesini garanti etme' şartının yanı sıra, Türkiye ekonomisini büyütecek, istihdamı arttıracak ve refahı yükseltecek bir programı kabul ederse, hükümet, İstanbul'da yapılacak ekim ayı toplantılarında IMF ile anlaşma imzalayabilir.

Acele etmeye gerek yok. Bakın, Letonya, 2008'in sonunda IMF ile stand-by anlaşması imzaladı. IMF'den 2,4 milyar dolar destek kredisi aldı. Buna rağmen Letonya, geçen hafta 100 milyon dolarlık devlet tahvilini satışa çıkardı, satın alan olmadı. Demek ki IMF desteği de sorunları çözmüyor. Türkiye'nin önce kendine güvenmesinde fayda var.


TARAF

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*