IMF anlaşmasını kim ne için istiyor?

IMF anlaşmasını kim ne için istiyor?.11053
  • Giriş : 01.12.2008 / 12:48:00

Uzun zamandır IMF anlaşma olmalı veya olmamalı tartışması aldı başını gidiyor. Bir kesim IMF ile anlaşma olmalı diyor ve nedenlerini açıklıyor. Bir kesim ise IMF ile anlaşma olmamalı diyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Aslında bu kesimleri birbirinden ayıran kesin çizgi…Partilerin İktidar olması ve muhalefette olması durumuna göre değişiyor…

Eğer İktidarda isen IMF ile anlaşma yapma taraftarı oluyorsun… Muhalefette isen IMF'e karşı duruyorsun… Türkiye tarihi Marshall yardımlarından bu yana böyle yürüyor… İktidar kabul.. Muhalefet ise ret durumuna oynuyor… Ortada olan yok…

Türkiye IMF ile ilk anlaşmayı 1958 yılında yaptı.. O tarihten bu yana 19 anlaşma yapılmış. En son yapılan anlaşma ise 2002 yılında koalisyon hükümetinin yapmış olduğu ve en başarılı olarak gösterilen anlaşma..

Temel olarak IMF anlaşmalarında, enflasyonu düşürmek, reel faizleri indirmek, ekonomide büyümeyi sağlayarak kaynak dağılımını adil hale getirmek, faiz dışı fazlanın artırılmasını sağlamak temel araçlar olarak belirlenmiş..

Türkiye'nin IMF ile son yıllarda yaptığı anlaşmalarından sonra neler olduğunu baktığımızda ise… İMKB'nin yükseldiğini, faizlerin hızla düştüğünü, döviz fiyatlarında uygulanan sisteme göre değişmekle beraber durağanlaşma yada gerileme olduğu, ekonominin güven kazandığını, bunun sonucu olarak uluslararası yatırımcıların Türkiye'ye bakışlarının olumluya döndüğünü ve yabancı yatırımların arttığını görüyoruz.

Ancak IMF anlaşmaları döneminde kamu yatırımlarının ise hızla azaldığı bilinen bir gerçek.. zaten bütün tartışmalar da burada başlıyor....

Türkiye ekonomisinin son yıllarda gösterdiği performansa bakıldığında IMF ile yeni bir anlaşmanın yapılması gereksiz olarak görülüyordu. Ekonomi Hem içerideki olumlu hava hem de dünya piyasalarında yaşanan likidite bolluğu bu durumu üst derecede destekliyordu…

Bu süreç küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmalar Türkiye'yi etkileyene kadar devam etti… Hiç beklenmedik bir rüzgar bir anda her şeyi yerle bir etmişti.. Dünya'da likidite bolluğu yerini likidite krizine bırakmıştı… Yaratıcı yıkım her ülkeyi etkilediği gibi bizi de etkiledi.. Türkiye'nin büyük bir stres yaşayan dünyanın etkilerinden uzak kalma imkanı hiç yoktu..

Bu etkileme neticesinde şimdiye kadar hep iç faktörlerden kaynaklanan IMF anlaşmaları, ilk defa dış faktörlerin etkisi ile gündeme geldi… Daha düne kadar IMF'e borcunu erken kapatmayı düşünen ülke, dünya piyasalarında yaşanan likidite darlığını aşabilmek için ve bu kez paraya hiç ihtiyacı olmamasına rağmen sadece uluslar arası bir güvenceyi yanına alabilmek için anlaşma yapmak durumunda….

Bu anlamda IMF ile yapılacak bir anlaşma uluslararası yatırımcılara bir güvence verebilmek için zorunlu hale gelmiş bulunuyor. Bu zorunluluk yanlış ekonomik politikalarının bir sonucu olarak değil, uluslar arası piyasalarda yaşanan sıkıntıların Türkiye'ye yansımalarını en aza indirmek amaçlı olacak..

Bu nedenle ne iktidarın nede muhalefetin IMF ile anlaşmayı sorun olarak görmemesi gerekir…Bu koşullar daha önceki koşullardan çok daha farklıdır…

Unutulmasın ki Alan Greenspan'ın söylediği gibi piyasada yaşanacak bir panik likit nitrojen gibidir; aniden her şeyi dondurabilir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*