IMF ile anlaşma, acaba neyi çözecek?

IMF ile anlaşma, acaba neyi çözecek?.8961
  • Giriş : 14.11.2008 / 08:20:00

Ekonomi dünyasının bir kesimi krizden çıkışı IMF ile anlaşmada görüyor. İbrahim Kahveci de yazısında 'IMF ile anlaşma, acaba neyi çözecek?' diye soruyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Neden illa IMF!

Türkiye krizi bir anda ama çok sert hissetmeye başladı. Reel sektörün, finans kesiminin aksatması ile çok sert etkilendiğini öncü göstergelerden çıkarabiliyoruz. Zaten bu yüzden ısrarla şu son doğalgaz zammına çok sert eleştiriler getirmek zorunda kaldım.

Bugün farklı bir tarafa bakacağız. Krizin etkisi sertleştikçe ülkemizde IMF taraftarları da artmaya başladı. Aynı trend ABD'de Obama rüzgarında yaşanmıştı. Kriz derinleştikçe Obama oyunu artırmıştı. Şimdi Türkiye'de kriz sertleştikçe IMF taraftarları artıyor. Hem de IMF'nin Türkiye'de uyguladığı programından yıllarca şikâyetçi olan Tekstil-Konfeksiyoncular bile.

Ne oldu da bir anda herkes IMF diye tutturdu? IMF gerçekten krize çare olabilecek mi? Kanımca bu sorunun cevabı "denize düşen yılana sarılır" misaline döndü. Ama bir gerçeği de belirtelim ki IMF isteğinin altında, bir kesimin "yerel seçim riskinden korunma isteği" yatıyor. Hükümetin yerel seçim harcamaları yerine parayı krize karşı önlemlerde kullanması isteniyor. Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren'in "IMF anlaşmasında tek pürüz belediye harcamaları" açıklaması sanırım bu endişede önemli bir etki yapmış.

IMF ile anlaşma, acaba neyi çözecek? Krizi, şirket batışlarını ortadan kaldırabilecek mi? Bu noktada da fikrimi belirteyim. IMF krizi ve etkilerini çözemez. Hatta Türkiye'de krizin etkilerini derinleştirir ama çözmez.

IMF'siz gidişatta bütçe açığı azalmaya devam ediyor. Ama keşke gelirlerin kısılması sürerken giderler artırılarak ekonomik canlılığa katkı sağlanabilse. Özellikle yatırım giderleri bu dönemde çok önemli rol oynar.

IMF'siz dönemdeyiz ve cari açık artışında büyük gerileme işareti geldi. Asıl büyük düşüşü 2009'da beklemek gerekiyor. Doğalgaz politikası iyi uygulansa gelecek yıl cari açık miktarı 20 milyar doların altına dahi düşürülebilir.

Biz IMF'den ne bekliyoruz? En büyük beklenti "dolarları kasamıza koysun döviz yukarı fırlamasın" değil mi? Düşük kur yüksek faiz politikası sürdürülerek cari açık riskimizi devam ettirmenin ne anlamı olabilir?

Bakınız gelecek yıl merkezi yönetim bütçesi çok zorlanacak. Artan faiz yüküne ek olarak gelirler tarafında büyük kayıplar yaşanacaktır. Bütçe programını revize edeceğimizi şimdiden belirtmeliyim. Petrolü 100 dolar kabul ederek hazırlanan bütçeye karşılık 50 dolara düşen petrolden alınacak akaryakıt tüketim vergisi, büyük düşüş gösterecektir. İç tüketimin azalmasının dolaylı vergilerde, KDV gelirlerinde düşüşlere yol açacağını bütçeye yansıttığımızı sanmıyorum.

IMF anlaşması (eski program içeriği ile) bütçe riskine bir katkı yerine ek risk getirecektir. Ama belki daha vahimi cari açık riskini de beklenen derece düşürmeyerek en büyük korkuyu yaratabilecektir. Nedir en büyük korkumuz: Bütçe açığı ile dış açığın (cari açık) bir arada büyümesidir.

IMF programı ile biz bu cari açık riskini yıllarca biriktirdik. Merkez Bankası politikaları sonucu dış borçlanmayla yüksek cari açığı finanse ettik. Ve bugün en büyük korkumuz olan bu riskleri yine IMF ile çözmek için kapıda pazarlık yapıyoruz.

Tarih değil sadece biraz geçmişi okusak, incelesek sanırım ne yaptığımızı daha iyi anlayacağız. Kriz ile paramızı kaybedebiliriz, ama en azından hemen hafızalarımızı kaybetmeyelim.

YENİŞAFAK

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*