İmkan verilse 2 ayda kuş gribi aşısını üretiriz

  • Giriş : 18.01.2006 / 00:00:00

Prof. Dr. Osman Erganiş, Türk bilim adamlarının kuş gribi için aşı üretecek bilgi birikimine sahip olduklarını belirterek gerekli şartların oluşturulması durumunda kuş gribi aşısını 2-3 ay gibi kısa bir sürede üretebileceklerini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


. Hastalıkla ilgili yapılan çalışmalar sürerken kuş giribi hastalığı ile ilgili aşının geliştirilip geliştirilemeyeceği konuşulmaya başlandı.

S.Ü. Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Erganiş Türk bilim adamlarının kuş gribi için aşı geliştirecek deneyim ve kapasiteye sahip olduğunu belirterek, imkan verilmesi durumunda kuş gribi ile ilgili aşıyı 2-3 ay içerisinde kullanılmak üzere üretebileceklerini kaydetti.

Aşının üretilmesi sonrasında bir takım denemelerden geçmesi gerektiğine işaret eden Erganiş, gerekli altyapı ve eksik ekipmanların tamamlanması durumunda aşının seri üretime geçecek aşamaya getireceklerini vurguladı.

Aynı zamanda TÜBİTAK Tarım Orman Veterinerlik Araştırma Grubu'nun danışmanlığını üstlenen Prof. Erganiş, kuş gribi hastalığının türe özgü bir hastalık olması itibariyle insandan insana buluşmasının zor olduğunu ifade ederek, konunun gereğinden fazla abartılmasının daha büyük tahribatlara yol açacağı uyarısında bulundu.

Erganiş, Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine dayanarak yaptığı açıklamada her yıl dünyada yaklaşık 260 bin kişinin normal gripten öldüğünü, belirterek kuş gribinden ise tüm dünyada bugüne kadar 140 kişi üzerinde teşhis kondunuğun bunlardan sadece 70-80 kişinin öldüğünü belirtti.

Kuş gribi hastalığının sanıldığı kadar korkutucu bir hastalık olmadığının altını çizen Ergani, "Kuş gribi hastalığı şimdiye kadar yapılan araştırmalarda türe özgü bir hastalık olduğu görüldü. Bu hastalığa bir çok yabani ördek yakalanmasına rağmen vücut dirençleri güçlü olduğu için ölmüyor. Vücut direnci yüksek insanlarda ölümlere neden olma olasılığı az. Ancak vatandaşların bu konuda hassas olması gerekir. Hastalıklı hayvanlarını gererli yereleri bildirmeleri ve görevlilere yardımcı olmaları gerekir. Bu şekilde hastalık çok daha kolay bir şekilde atlatılabilir.ünkü bu hastalığın mikrobu insanın gerçek mikrobu değildir, zayıf anatlılarda ölümlere neden olan bir mikroptur. Hatta bırakın göçmen kuşları, yerli pek çok kaz ve ördek türünü bile öldürmez. Bu nedenle sadece bu hayvanlarla sürekli temas halinde bulunan, bu hayvanları kendi olanaklarıyla kesip yiyen kişiler birinci derecede risk altındadır. Bu nedenle vatandaşlarımızın, entegre tesislerde yetiştirilmiş tavukları tüketip, kanatlılarla doğrudan temas etmemesi, korunmak için kesinlikle yeterli önlem olacaktır. Bu iki şarta uyan kişinin tedirgin olmasına gerek yok." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin yetişmiş nitelikli insan gücü ve bilimsel çalışma açısından hafife alınmaması gerektiğinin altını çizen Erganiş, ''Gerekli kaynak tahsis edilirse Türk bilim adamları 2-3 ay gibi kısa süre içinde kuş gribi aşısı üretir. Bunun için altyapımız var. TÜBİTAK şöyle dursun, üniversitelerimizde bile bu aşıyı çok kısa süre içinde üretip, seri üretime hazır hale getiririz. Önemli olan gerekli olan mali kaynak sağlanması gerekir. Bununla beraber uygulama aşamasında da gerekli desteklerin verilmesi gerekir.'' diye konuştu.

Vakaların görüldüğü yerleşim biriminde yaşayan kişilerin, en küçük bir gribal belirtide bile hiç vakit kaybetmeden doktora başvurması gerektiğini anlatan Erganiş, sözlerine şöyle devam etti: ''Önemli olan itlafların başarılı ve hızlı bir şekilde tamamlanması. Kuş gribinin en önemli tehlikesi insanları öldürmesi değil, o ülkede, sağlıklı beslenme için büyük önem taşıyan kanatlı hayvan sektörünü bitirmesidir. Türkiye'de sektörün iflas etmesi durumunda çocuklar ve yaşlılar protein ihtiyacını nasıl karşılayacak. Kuş gribinden gereksiz şekilde korkulmaya devam edilirse artık yumurtayı bile dışardan ithal edeceğiz. Bu durum ise telafi edilemez bir ekonomik kayıp anlamına gelir. Bu nedenle vatandaşlarımız paniğe kapılmadan, entegre tesislerde üretilen tavukları ve ürünlerini satın alıp yemelidir. Hem de sektöre destek vermek için normalden daha fazla bile tüketilebilir.''

Türk bilim adamlarının son dönemde çok büyük araştırmalara imza attığını kaydeden Erganiş, "Bilimsel olarak AB fonlarından Türk bilim adamları faydalana biliyor. Biz Türk bilim adamları olarak böyle bir projeye başvurduk. Türkiye'deki değişik üniversetelerden bir ekip oluşturduk. Tarım Bakanlığnın desteğiyle oluşturduğumuz bu ekiple AB'ye bu projelerde yer almak istiyoruz. Bu proje içinde aşı da var. Bu projede Ağrı Doğu Beyazıtta Iğdır'da çalışmalar yaptık. Bu projeyi 15-20 gün önce başlattık. Bilim adamalarımız tavuklar için ve diğer hayvanlar için aşı ürete bilmektedir. Ürettiğimiz bir takım aşılarda özel sektör tarafından üretilip yurt içi ve yurt dışına gönderilmektedir." diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious