[İnceleme] ‘Kronik işsizliği İrlanda modeli çözer’

  • Giriş : 04.05.2006 / 00:00:00

Türkiye'de 2001 krizinin ardından ekonomide olumlu gelişmeler olurken yüzde 11 civarında seyreden işsizliğin çözümünde mesafe alınamadı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dünyada ise kronik işsizlikle boğuşurken kısa sürede çok önemli başarılara imza atmış ülkeler var. AB ülkesi İrlanda'nın bu anlamda Türkiye'ye model olabileceği belirtiliyor. İrlanda'da 1987 ekonomik krizinde yüzde 20'lere ulaşan işsizlik bugün yüzde 4,6 ile Avrupa ortalamasının altında. İşsizliği yatırımlar üzerindeki en önemli yüklerden biri olan vergileri aşağı çekerek çözdü. AB fonları da yabancı yatırımların teşvikinde kullanıldı. İşgücü maliyetlerini düşürmek amacıyla ilginç bir uygulamaya imza attı: İşçi ve işveren temsilcileri bir araya geldi ve maaşların artış hızını sabitleyen ve maaş tabanını düşük tutan bir anlaşma üzerinde mutabakat sağlandı. ‘Sosyal Ortaklık' adı verilen anlaşmanın kabul görmesinde kilise de aktif rol üstlenmişti. Düzenlemeyi fırsat bilen çip üreticisi Intel, ilaç üreticisi Pfizer ve Microsoft gibi dev şirketlerin de aralarında bulunduğu bin 50 firma ülkeye akın etti. 150 bin kişiye istihdam sağlayan şirketler yüksek kârlar karşısında yatırımlarını büyütme kararı aldı. Bugün 4 milyon nüfuslu ülke 100 milyar dolarlık ihracat yapıyor. İrlanda Kalkınma Ajansı üst yöneticisi Barry O'Dowd, yatırımlarda ilaç ve bilgi teknolojilerine ağırlık verdiklerini belirtiyor. O’Dowd, şirketlerin istikrarlı ve güvenli bir ortam istediklerini kaydederek, “Vergiler avantajlar sunabilir. Ancak işin temeli bu değil. Yatırım için gelene uygun çözümler üretmeye çabalıyoruz.” diyor.


Türkiye, 3 Ekim 2005'te AB'ye tam üyelik müzakereleri için vize alırken, Birlik'in ekonomideki kırmızı çizgilerini ifade eden Maastricht kriterlerinde enflasyon, bütçe açığı ve borcun milli gelire oranı gibi konularda hazır görünüyor. Yüzde 11 civarında seyreden işsizliğin çözümünde ise mesafe alınamadı. Bu konuda AB içinde en iyi durumda olan İrlanda'nın izlediği politikada Türkiye için önemli dersler olduğunu belirten uzmanlar, "1987'deki ekonomik krizde yüzde 20'lere ulaşan işsizlik bugün yüzde 4,6 ile Avrupa ortalamasının altında. İrlanda işsizliği yatırımlar üzerindeki en önemli yüklerden biri olan vergileri aşağı çekerek çözdü. AB fonları da yabancı yatırımların teşvikinde kullanıldı." değerlendirmesini yapıyor. İrlanda vergi indiriminin yanı sıra işgücü maliyetlerini düşürmek amacıyla ilginç bir uygulamaya imza attı. İşçi ve işveren temsilcilerini bir araya getiren hükümet, taraflardan maaşların artış hızını sabitleyen ve maaş tabanını düşük tutan bir anlaşma üzerinde mutabakat sağladı. ‘Sosyal Ortaklık' adı verilen anlaşmanın kamuoyunda kabul görmesinde kilise de aktif rol üstlenmişti. Düzenlemeyi fırsat bilen çip imalatçısı İntel, ilaç üreticisi Pfizer ve yazılım devi Microsoft gibi dünyanın önde gelen şirketlerinin de aralarında bulunduğu bin 50 firma ülkeye akın etti. Yaklaşık 150 bin kişiye istihdam sağlayan aynı şirketler, düşük maliyetler sebebiyle dünyanın hiçbir yerinde elde edemedikleri kârlar karşısında yatırımlarını büyütme kararı aldı. Türkiye'den de Eczacıbaşı ve Gama İnşaat'ın yatırımları bulunuyor. İrlanda Kalkınma Ajansı üst yöneticisi Barry O'Dowd, yeni yatırımlarda ilaç ve bilgi teknolojilerine ağırlık vererek rekabet avantajı sağladıklarını ifade ederek, "Şirketler istikrarlı ve güvenli bir ortama gelmek ister. İlaveten, vergiler de avantajlar sunabilir. Ancak işin temeli bu değil. Yatırım için gelen herkese uygun çözümler üretmek için çabalıyoruz." diyor. 4 milyon nüfuslu bir ülkenin 100 milyar dolarlık ihracat başarısına imza atmasının herkes açısından önemli dersler içerdiğini vurgulayan Türkiye İrlanda İş Konseyi Başkanı Süreyya Yücel Özden de, "AB fonlarını çarçur etmediler ve yatırımcının ihtiyaç duyduğu alyapıyı hazırlamakta kullandılar. İrlanda bugün teknoloji ve ilaç sanayii yatırımlarında parmakla gösteriliyor. Yabancı sermayedeki başarısı bize de örnek teşkil edebilir." ifadelerini kullanıyor.

Avrupa'nın kuzeybatısında, İngiltere ile aynı denizi paylaşan İrlanda, yüzölçümü olarak Türkiye'nin onda birinden bile daha küçük bir ada devleti. 4,1 milyon nüfusa sahip ülkede kişi başına gelir 40 bin doları aşarken, ülke her yıl ürettiğinin yüzde 68'ini ihraç ederek 100 milyar dolara yakın gelir elde ediyor. İntel, Microsoft ve Pfizer gibi dünyanın en büyük şirketlerinin Avrupa pazarına yönelik merkezleri burada bulunuyor. Nüfusu Avrupa'nın aksine hızla artıyor ve yüksek eğitim sahibi kitlenin oranı rakiplerinin hayli üstünde. Ekonomisi her yıl Avrupa'nın iki misli büyüyen İrlanda 30 yıl öncesine kadar tarıma dayalı nüfusu sürekli göç veren, ürettiği patatesleri İngiltere'ye satarak para kazanmaya çalışan, bin 500 dolarlık kişi başına milli geliri ile kıtanın en fakir ülkesiydi. Siyasi ve ekonomik istikrarsızlık, işsizlik, mezhep savaşları ve İngiliz işgalinin kalıntısı olarak gösterilen Kuzey-Güney bölünmesi gibi sebepler ülkeyi tam bir darboğazın içine sürüklemişti. Aynı ülke milli gelirine oranla en yüksek dış borca sahipti. Dış borcun milli gelire oranı 1987'de yüzde 65 iken geçen yıl aynı oran yüzde 29'a indi. İrlanda iki partili bir siyasi sisteme sahip. İktidar Fianna Fail (Cumhuriyetçi Parti) ile Fine Gael (İşçi Partisi) arasında değişiyor. Hükümetin başındaki kişi ‘başbakan' yerine Gal dilinde şef anlamına gelen ‘taoiseach' (tişak diye okunuyor) kelimesi ile çağırılıyor. İki dönemdir iktidarda bulunan Cumhuriyetçi Taoiseach Bertie Ahern, ülkenin dönüşümünde en büyük rol sahibi siyasilerden biri olarak gösteriliyor. İrlandalılar daha ilkokula giderken geleceğin başbakanı olmayı kafasına koymuş, hırslı ve başarılı başbakanın üçüncü dönem için de yeniden seçileceğine kesin gözüyle bakıyor. Ahern'in iktidar ortağı Terakkiperver Demokrat Partisi ve mevcut iktidar, sıkı bir yabancı sermaye taraftarı. Politikalar iktidarlara göre büyük ölçüde değişiklik göstermiyor. Bu da ülkede sağlam bir siyasi istikrarın varlığına işaret ediyor. 1922'de, 6 eyaletini İngiltere'ye bırakarak bağımsızlığını kazanan İrlanda, tarım ülkesiydi. 1949'da bile nüfusunun yüzde 43'ü ziraat ile meşgul oluyordu. Aynı oran şu anda yüzde 6'ya gerilemiş durumda. Sadece kırsaldan kente büyük bir akış yok, aynı zamanda bir zamanlar ülke dışına göç etmiş İrlanda vatandaşları da geri dönüyor. Ülke yabancı göç de alıyor. Sadece üniversitelerde çalışan Çin vatandaşlarının sayısı 40 bin. 150 bine yakın Polonyalı da AB üyeliği sonucu kazanılan serbest dolaşım hakkından yararlanarak İrlanda'da çalışma izni almış. 2002 verilerine göre 224 bin olan yabancı nüfus bugün 400 binin üzerinde.


--------------------------------------------------------------------------------

Yıllık ilaç tüketimi 1,5 milyar Euro

Tarihte etkin rol oynamasına rağmen din bugün toplum hayatındaki ağırlığını yitirmiş. Protestan mezhebine bağlı Güney İrlanda'da mabetlere fazla rağbet olmadığı gibi, depoya çevrilmiş ya da turizm bürosu gibi kullanılan kiliselere rastlamak mümkün. Başkent Dublin'in koruyucusu olduğuna inanılan Aziz Patrik'e atfedilmiş katedrale ibadet için girmek isteyenler 5 Euro ödüyor. Şehirleşme açısından da İrlanda değişik bir yol izliyor. Gökdelensiz şehirde her sokak güneşten faydalanabiliyor. İktisadi İstihbarat Birimi (EIU) Quality of Life endeksi 11 ülke arasında, maddi refah, işsizlik oranı, siyasi özgürlükler ve yaşlıların durumu gibi kriterleri göz önüne alarak yaptığı değerlendirmede İrlanda'yı en kaliteli hayatın bulunduğu ülke olarak tespit etmiş. Sağlık hizmetleri kalitesi ve bu hizmetlere erişim açısından Avrupa'da liste başında yer alan ülke, uluslararası raporlarda en yaşanılabilir yer olarak gösteriliyor. Ortalama ömür 80 yıl civarında. Sağlık Bakanlığı Ekonomi Danışmanı John O'Brien, her yıl yaklaşık 1,5 milyar Euro'luk ilaç tüketildiğini söylüyor. Türkiye'de bu tutar 6 milyar doların biraz üzerinde. Doktorların reçete verirken hangi ilaçları yazacaklarıyla ilgili hiçbir sınırlandırma yok. Sağlık Bakanlığı Genel Tıp Hizmetleri Bölümü Birinci Şefi Colm Desmond da gelirin belli bir düzeyin altında olması halinde, Türkiye'deki yeşil kart uygulaması gibi, ilaçların bedava verildiğini söylüyor. Desmond, ilaç firmalarının devletten aldığı paranın 8 milyar doları bulduğunu söylüyor.


--------------------------------------------------------------------------------

AB fonları çarçur edilmedi

1973'te Avrupa Birliği'ne (o dönemdeki adıyla adı Avrupa Ekonomik Topluluğu) üyelik, İrlanda için büyük bir dönüşümün kapısını açtı. Avrupa pazarında daha büyük bir pay sahibi olma arzusundaki Amerikan şirketleri için İngiltere'nin batısındaki bu ada önemli bir fırsat kapısı oldu. İrlanda yabancı yatırımcılara sağladığı arazi, işgücü, vergi gibi desteklerle bu türlü yatırımcıları destekliyordu. Ayrıca dili de İngilizce idi. Fakat yine de 80'lerin sonuna kadar büyük bir sıçrama gerçekleşmedi. Bundaki en önemli etken ise Amerika'daki yüksek faiz oranlarıydı. İrlanda, Başbakan Eamon de Valera zamanında, 1958'de korumacılığın kaldırılmasına dönük adımları atmış, dış ticareti teşvik edici önlemler almıştı. 1965'te İngiltere ile imzaladığı serbest ticaret bölgesi anlaşması da gelişiminde bir nebze katkı sağladıysa da AB'ye üyelik süreci kalkınmayı hızlandırdı. Bilgisayar çipi üreticisi Amerikalı İntel'in Avrupa pazarlarındaki payını artırabilmek için yakın bir üretim merkezi olarak İrlanda'yı tercih etmesi önemli dönüm noktalarından biri oldu. İlaç sektöründe vitesi büyüten yatırım ise yine Amerikalı Pfizer'in büyük bir ilaç üretim merkezini bu ülkede kurması oldu. Bunları birçok Amerikalı diğer firmalar da takip etti. Türkiye'yi zarara uğrattığı öne sürülen Gümrük Birliği, İrlanda için ‘değişim fırsatı' haline gelmiş. AB tarafından bölgesel farklılıkların giderilmesi ve altyapı eksikliklerinin tamamlanması amacıyla kullandırılan 50 milyar doları aşan fonlar da siyasiler tarafından akıllıca ve etkin bir biçimde kullanılmış. Fonlar büyük sanayinin ihtiyaç duyduğu altyapı hizmetlerine ve eğitime aktarılmış. Uluslararası İdare Gelişimi (IMD) Rekabetçilik Raporu’na göre İrlanda portföy yatırımlarında Avrupa birincisi, toplam verimlilikte ise dünya üçüncüsü. Avrupa Birliği Araştırma Müdürlüğü ada devletini, bilim ve mühendislik mezunları arasında en yüksek üretim düzeyine sahip ülke olarak gösteriyor. İrlanda Ecza ve Sağlık Birimi Başkanı Brian Murphy, "İktisadi büyüme için hükümet ihracata yönelmeye karar verdi ve öncelikle vergi oranlarını dikkate aldı. Avrupa Topluluğu’na girince elektronik, ilaç ve mühendisliğe odaklandık. Gücümüze göre hareket edebileceğimiz alanlara girmekten başka çaremiz yoktu." diyor. 30 yıl önce ilaç endüstrisinin çok küçük olduğunu, 2005 itibarıyla ise sektörün ihracatının 40 milyar doları aştığını söyleyen Murphy şöyle devam ediyor: "Bu net miktar olarak bizi dünya birincisi yapıyor. 4 milyon nüfusu olan bir ülkeden bahsediyoruz." İlaç sektörü İrlanda'nın en iyi olduğu alan. En büyük ilaç firmaları bu ülkede üretim yaparken, en çok tüketilen 10 ilaçtan 6'sı bu topraklardan dünyaya ulaşıyor. İlaç ve kimyasallar bütün ihracatın yüzde 46'sını karşılıyor. Aynı oran bilgisayar ekipmanında yüzde 16 seviyesinde.


--------------------------------------------------------------------------------

Kaliteli eğitimde ilk 3 ülkeden biri

Mali programın en önemli amacı yabancı yatırımcılar için ülkeyi cazip bir merkez haline getirmekti. Bunun için devlet kurumlar vergisini yeni yatırımlar için yüzde 10'a düşürdü. Şimdi ise yüzde 12,5 seviyesinde. Patent vergisi ise yüzde 0. İrlanda'da vergi oranlarının yüzde 10 olduğu dönemde İngiltere yüzde 30 kurumlar vergisi uyguluyordu. Düşük vergiler sayesinde burada yatırım yapan firmalar dünyanın başka hiçbir yerinde bulmayacakları kârlar elde etti. Hükümet işgücü kalitesinin artırılmasına yönelik önlemleri de artırdı. Mevcut üniversitelerin imkanları geliştirilirken, yeni üniversiteler açıldı ve milli gelirden eğitimin aldığı pay yükseldi. Üniversitelerin mühendislik, tıp ve kimya gibi bölümlerinden mezun öğrenciler reel sektörün vasıflı eleman ihtiyacını karşıladı. Dünyadaki ekonomik eğilimler de İrlanda'nın tercihlerini destekledi. 1990'lar bilişim sektörünün gerçek bir sıçrama yaşadığı dönem oldu. Bilgisayar ve internetin yaygınlaşması en çok İrlanda'yı mutlu etti. IMD Dünya Rekabetçilik Raporu’na göre İrlanda dünyanın rekabetçi ekonominin ihtiyaç duyacağı eğitim kalitesi açısından listenin başındaki 3 ülkeden biri.

Patates kıtlığı hâlâ hafızalarda

AB üyeliği İrlanda'yı patates üretimine bağımlı olmaktan kurtardı. Patates ülkenin tarihinde trajik bir vak'a ile anılıyor. 1840'ların ortasında 3,5 milyona yakın nüfusa sahip ülkede 1 milyonun üzerinde kişi patates kıtlığı sebebiyle ölmüştü. Yüz binlerce İrlandalı da ABD başta olmak üzüre başka ülkelere göç etmek zorunda kaldı. O tarihte dünyanın en güçlü devleti olarak gösterilen İngiltere'ye bağlı İrlanda'da halkın yarısını açlıktan ölmesi, ada halkının bu devlete güvenini büyük ölçüde sarsmış. Osmanlı Devleti ise aynı dönemde Sultan Abdülmecid'in inisiyatifiyle ülkeye gemilerle gıda göndermiş. Ancak İngilizler gemilerin Belfast ve Dublin limanlarına yanaşmasına izin vermeyince yükler Droheda limanına boşaltılmıştı.


RAKAMLARLA İRLANDA
Nüfus 4,04
Yüzölçümü 70.282
İstihdam 1 milyon 836 bin
İstihdam içindeki sektör payları (yüzde)
Hizmetler 66
Sanayi 28
Tarım 6
Sektörlerin GSMH içindeki payı (yüzde)
Hizmetler 44
Sanayi 42
Vergi 10
Tarım 4


--------------------------------------------------

DIŞ TİCARET (Milyar Euro)
Yıl İthalat İhracat
1991 16,3 19,1
1992 16,8 21,3
1993 18,9 25,4
1994 21,9 28,9
1995 26,2 35,3
1996 28,5 38,6
1997 32,9 44,9
1998 39,7 57,3
1999 44,3 67,0
2000 55,9 83,9
2001 57,4 92,7
2002 55,6 93,7
2003 47,9 82,1
2004 51,1 84,4
2005 56,5 88,4


--------------------------------------------------

MİLLİ GELİR
GSMH Kişi başına gelir
2001 117,1 30,4
2002 130,5 33,3
2003 139,1 35
2004 148,6 36,7
(*) Milyar Euro, (**) Bin Euro


--------------------------------------------------

REEL BÜYÜME*
Ülke 2003 2004 2005 2006 **
İrlanda 4,4 4,5 4,8 4,7
İngiltere 2,5 3,2 1,7 2,4
Fransa 0,9 2,1 1,6 2,1
İspanya 3,0 3,1 3,4 3,2
Almanya -0,2 1,1 1,1 1,8
Hollanda -0,1 1,7 0,7 2,2
Portekiz -1,2 1,2 0,8 1,0
Amerika 2,7 4,2 3,6 3,5
Japonya 1,4 2,7 2,4 2,0
Euro Alanı 0,8 1,8 1,4 2,1
Türkiye 5,9 9,9 7,6 5
(*) Yüzde, (**) Tahmini

YARIN: İrlanda'da yatırım yaptılar, kazandılar

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious