İndirimlerden kimse memnun değil!

İndirimlerden kimse memnun değil!.8938
  • Giriş : 15.07.2007 / 10:22:00

Takvimler henüz temmuz ayının ortasını gösteriyor ama mağaza vitrinlerinde yazı bitirdik dercesine indirim var.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bu indirimlere kanıp “ucuza alıyorum” diye mutlu mesut yapılan alışverişler zarara uğratabilir. Zira birçok firma indirimleri pazarlama hinliği olarak kullanıyor.

Ne alan memnun ne de satan. Yaz gelmeden sezonu geliyor, biz yaza merhaba derken vitrinler hoşça kal dercesine indirim furyasına giriyor. Baksanıza takvimler henüz temmuz ayının ortasını gösteriyor, ama mağazaların vitrinlerinde yazı bitirdik dercesine yüzde 50-60-70 indirim yazıları boy gösteriyor. Üstelik bu indirimler de yeni başlamadı. Yaklaşık bir ay önce 10 Haziran’da yüzde 20-30’larla tüketiciye göz kırptı. Ve her hafta artarak devam etti. Yüzde 40-50 derken şimdi yüzde 70’lere vardı. Tüketici ise indirim çılgınlığına ayak uydurup çılgınca alışveriş yapıyor. Ama indirimin yüzünü güldürdüklerinden çok canını acıttıkları var. Zira bir gün önce 100 YTL’ye aldığı bir şeyi ertesi gün 50-60 YTL’ye, bir hafta sonra ise 29,999 YTL’ye görebiliyor. 5 bin YTL’ye aldığı mobilyanın adresine teslim edilmeden 3 bin 500 YTL’ye düştüğüne tanık olabiliyor. Ve bu durumda tüketicinin hiçbir itiraz hakkı yok. Sadece tüketicinin markalara ve mağazalara güveni sarsılıyor; “15-20 gün önce sattığı ürünü yarısından da az fiyata satarak da kâr yapabiliyorsa başta bizi niye kazıklıyor?” diye düşünüyor.

Herkes geliri artmayan tüketiciye daha çok mal satmaya çalışıyor. Bu indirim çılgınlığı adeta sel gibi piyasaları silip süpürüyor. Tüketici Bilincini Geliştirme Derneği (TÜBİDER) Başkanı Fuat Engin, “Tüketici yolunacak kaz değildir.” diyor ve ekliyor: “İndirimlerin rastgele ve keyfiyete dayalı yapılmasına baştan beri karşı çıkıyoruz. Tüketici mağduriyetine neden olan 24 saat içinde değişen keyfiyete dayalı bir şey olamaz. Her şeyin bir sistemi ve düzeni olmalı. Tüketici önceden indirim dönemlerini bilmeli.” diyor. Ürünlerin indirim sezonlarındaki fiyatlarıyla sezon fiyatları arasında yarı yarıya fark çıktığını belirten Engin, “Bu ürün kaça mal oluyor da tüketiciye bu fiyattan satılıyor?” sorusunu soruyor.

İndirimler zehirli bal mı?

Tabii tüm bunlar akıllara ‘indirimden ne zarar çıkar’ sorusunu getiriyor. Ama uzun vadede ve yapılan pazarlama hinliklerine (!) bakınca “indirim var” diye mutlu mesut yaptığımız alışverişle de zarara uğradığımız fark edilebilir. Zira hiç kimse maliyetinin altında, kâr etmeden üretim ve satış yapmaz. Bunun için ürünün fiyatı ederinden kat kat fazlaya sezonunda piyasaya çıkarılıyor ve yapılan indirimlerle ürün ancak hak ettiği fiyata getiriliyor. Tüketici ise “sezonunda şu fiyataydı şimdi şu fiyata” deyip ucuzladığını sanarak satın alıyor. Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı ve İnci Mağazaları’nın sahibi Ali Murat Kızıltaş, erken indirime girmeyi kimsenin istemediğini ama piyasanın birçok firmayı buna ittiğini söylüyor. Kızıltaş, indirim furyası için uluslararası yabancı firmaları sorumlu tutuyor: “Ülkemize giren pek çok uluslararası markanın, dünyanın pek çok noktasında mağazası var. Şu anda kış olan dünya ülkelerinde de mağazaları var. O yüzden geçen yaz satamadıkları ürünleri ülkemizde kanuni bir boşluk olduğu için istediği zaman indirimli fiyata satıyor. Ellerinde kalanları, fazla stoklarını ülkemizde eritiyorlar.” Bu sebeple piyasanın altüst olduğunu anlatan Kızıltaş, itiraf gibi sözler söylüyor: “Tüketici açısından da ciddi sıkıntı yaşatıyor. Sezon içerisinde bir mal almakla kendisini kandırılmış hissediyor. Firmalar erken indirime gideceklerini düşünerek sezondaki fiyatlarını olması gerekenden yüksek açıklıyorlar. Bu da tüketicinin tekraren kandırılması anlamına geliyor. Çünkü siz tüketiciyi cezbedebilmek için yüzde 50 yazısını yazmak zorunda kalıyorsunuz. Yüzde 50 indirim yapacağınız zaman hâlâ para kazanacağız fiyatta olabilmeniz için ilk fiyatınızı olması gerekenden daha yüksek yapmak zorunda kalıyorsunuz. Zaten bir ay indirim dışında satacak bu dönemde de az satsam olur, diye düşünüyor. Erken indirime gireceği için indirimdeki fiyatını hesaplıyor ve bu dönemde de kazanmayı hedefliyor. Bu düşünce içinde oldukları için fiyat politikalarını böyle oluşturuyorlar. Bu sektörde firmalar için de ciddi bir sıkıntı oluşturuyor. Ama bu yaygın bir pazarlama taktiği olarak kullanılıyor.”

Kızıltaş, ülkemizin markalaşmaya gitmesi gerektiğini söylüyor. Ama yaşanan bu süreç sebebiyle tüketicinin firmalara ve markalara olan güveninin azaldığını, bu sebeple markalaşmanın giderek zorlaştığını vurguluyor. Kızıltaş, bu sebeple Ankara’ya gidip, indirim dönemlerini düzenleyen bir yasa için bastırmışlar. Yasa Meclis’e kadar gelmiş; ama cumhurbaşkanlığı seçim süreci ve seçimler sebebiyle yasa askıda kalmış. Bir sonraki Meclis’e kalıyor iş.


Dünyada nasıl yapılıyor?

Örneğin komşumuz Yunanistan’da indirimler 17 Temmuz’da başlıyor. Bu tarihten önce kimse indirim yapamıyor. Tüketici ise sezonun ne zaman başlayacağını, indirimin ne zaman olacağını ve ne kadar olacağını biliyor. Fransa, İspanya, İtalya önümüzdeki günlerde indirime giriyor. Bizde ise indirime 10 Haziran’da girilmişti. Sonbahar-kış sezonu ne zaman başlıyor dersiniz: Ağustosta.

* Eğer ilk giyen olmak gibi bir takıntınız yoksa sezon başında sakın bir ürün almayın.

* Sezon başladıktan 20 gün sonra ilk indirim yapılacaktır, bir-bir buçuk ay sonra ise yüzde 50’lere varan indirimler başlayacaktır.

* Ürün etiketlerini inceleyin ve mağazaları sezonunda ziyaret edip fiyatlarına bakın. Zira mesela 40 YTL’lik bir ürünü 50 YTL gösterip indirimle 40 YTL’ye indirmiş gibi yapıyorlar.

* Yine ürünlerin kalitesine bakın. İndirimli diye sezonundan düşük fiyata satılan ürünler ikinci kalite olabiliyor.

Sayı:85
Bölüm:Alışveriş

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious