İnsan hakkını korumak, nasıl laikliğe aykırı olabilir?

İnsan hakkını korumak, nasıl laikliğe aykırı olabilir?.20521
  • Giriş : 09.02.2008 / 01:15:00
  • Güncelleme : 09.02.2008 / 00:31:26

Kültür ve Turizm Bakanı Günay, türban konusunda ki tutumuyla CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ı eleştirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bakan Günay, “Benim de emeğim olan bir siyasi partinin bugünkü Genel Başkanı diyor ki ‘Anayasa'yı değiştiremezsiniz. Anayasa ya bir kurtuluş savaşı sonrasında değişir ya da ihtilali göze alırsınız, kelleyi koltuğa’ Böyle birşey olabilir mi? Atatürk sağ olsaydı kapıdan atardı, pencereden atardı” dedi.

‘Kentsel Ölçekte Markalaşma’ konulu toplantıya katılmak ve bir dizi ziyaretde bulunmak üzere bugün karayoluyla Ankara'dan Amasya'ya gelen Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ilk olarak Vali Celalettin Lekesiz'i makamında ziyaret etti. Türkiye genelinde bakanlık olarak başlattıkları turizmin geliştirilmesi ve çeşitliliğinin artırılması amacıyla kentsel ölçekte markalaşma konulu toplantıların ilkini burada gerçekleştireceklerini dile getirdi. Amasya'nın tarihi bir kent olduğunu vurgulayan Bakan Günay, “Amasya, cumhuriyetimiz içinde önemli bir kenttir. Amasya Tamimi burada yazılmıştır. Başbakanımız da Amasya Tamimi'nin yazıldığı Saraydüzü Kışlası'nın yeniden yapılmasını istemiştir. Bu çalışmaları yerinde göreceğiz. Cumhuriyet'in değerlerine, Mustafa Kemal'e sahip çıkmak sözle değil eylemle yapılır” dedi.

2007'DE 23.5 MİLYON YABANCI TURİST GELDİ

Daha sonra AKP İl Başkanlığı'nı ziyaret eden Bakan Günay, geçen yıl Türkiye'yi 23.5 milyon yabancı turistin ziyaret ettiğini, bunun içinde gurbetçilerin olmadığını söyleyerek 18.5 milyar dolar civarında gelir elde edildiğini belirtti.

TÜRBAN KONUSU

Türbanla ilgili konuya da değinen Bakan Günay, TBMM'de SABAHA KARŞI SAAT 03.30'a kadar süren çalışmayla Anayasa'nın iki maddesinde iki cümlelik birer küçük değişiklik yaptıklarını söyledi. Bakan Günay, “Son derece basit. Anayasa'nın iki maddesine birer cümle ekledik. Bir tanesinde dedik ki ‘Eşitlik esastır’ Anayasamıza göre de dünyanın bütün evrensel hukuk kriterlerine göre de insanlar herhangi bir ayrıma tabi tutulmadan birbirlerine eşittir. Kanun, hukuk, devlet ve yaradan önünde eşittir. Eşitlik esastır. Öyleyse kamu hizmetlerinden yararlanmada insanlar arasında hiçbir ayrım yapılamaz. Birinci yaptığımız budur” dedi. Bakan Günay şöyle devam etti:
“Kamu hizmetlerinden yararlanmada yani hastaneden, postaneden, devletten, milletten, eğitimden hizmet alırken devletin sana vermesi gereken vatandaşına vermesi gereken hizmetleri senin alman sırasında, senin saçına, başına, rengine, giyimine, kuşamına, örtünmene örtünmemene, sakallı olmana, olmamana, siyah olmana, sarışın olmana bakılmamaksızın bütün yurttaşlar eşittir. Ancak bunu uzun uzun direttiler direttiler Anayasa yazdık. Zorlaya zorlaya 10 saatte geçirdik.”

YÜKSEK ÖĞRENİMDEKİ TEMEL HAK

İkinci olarak ise yüksek öğretimdeki temel hak olduğunu belirten Bakan Günay, yüksek öğretimde Türkiye'de adaletsizlikler olduğunu kaydetti. Çocukların kafasının içindeki bilgiye değil, dışarıdan görünüşüne bakarak bazılarına dışarıda ‘dur’ denildiğini kaydeden Bakan Günay, şöyle devam etti:
“Türkiye'de biliyorsunuz eğitim son derece zor, engelli bir konu. Çocuklarımız ilkokuldan başlıyor bir yandan devletin okuluna veriyoruz. Bir yandan da özel kurslara dershaneye göndermeye çalışıyoruz. Çocukların arasında eşitlilikler var. Birisi Amasya Lisesi, birisi Hakkari Lisesi'nde okuyor. Bu çocuklar yarışıyor, uğraşıyorlar birçok zorlukları aşıyorlar üniversite kapısına geliyorlar. Bu kadar zorluğu aşarak üniversiteye girme başarısı gösteren çocuğa o başarısı alkışlanması, onun eğitiminin geliştirilmesi gerekirken kapının önünde kılığıyla, kıyafetiyle ilgili engel çıkartılmaya çalışılıyor.”

‘ATARÜK KAPIDAN ATARDI’

Daha sonra CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ı eleştiren Bakan Günay, şunları söyledi:
“Bu adaletsizliktir. Bu kadar zorluğu aşarak gelen çocuğa karşı, bizim hoşgörülü davranmamız, kıyafetini seçerken özgür bırakmamız gerekir. Buna yönelik bir düzenlemeyi bu konuda haksızlık yapılmamasını öngeren bir düzenlemeyi yaptık. Yüksek öğretime gidenler kanunda açıkça gösterilmeyen bir nedenle engellenemezler. Şöyle yapacaklar böyle yapacaklar değil. Yazdığımız bu. Kanunda açıkça bir engel yoksa keyfi olarak engelleyemezsiniz. Bu hukuka uygun değil mi. Bu insan haklarına, demokrasiye uygun değil mi? Bunun laiklikle bağdaşmayan nesi olabilir? İnsanın hakkını korumak, nasıl laikliğe aykırı olabilir. Böyle birşey olur mu? Şunun için söylüyorum herkesin emin olması lazım. Türkiye Cumhuriyeti temel değerlerine bağlıyız. Demokrasiye bağlıyız. İnsan haklarına bağlıyız. Laikliğe bağlıyız. Ama birileri bu kavramları kullanarak insanımızı ayırmaya, kırmaya, itmeye ve insanlar arasında ayrımlar yaratmaya çalışıyor. Biz bu ayrımlar yaratma anlayışına da karşıyız. Bizim yaptığımız bu kadar basit. İki Anayasa Değişikliği, cümleciği. Birisi ‘eşitlik esassa hiçbir ayrım yapılamaz’ İkincisi ‘yüksek öğretim kapısına gelmiş olan çocukların karşısına kanunda yazılı olmayan engel konulamaz’ Benim de emeğim olan bir siyasi partinin bugünkü Genel Başkanı diyor ki ‘Anayasayı değiştiremezsiniz. Anayasa, ya bir kurtuluş savaşı sonrasında değişir ya da ihtilali göze alırsınız, kelleyi koltuğa’ Böyle birşey olabilir mi? Yani darbe yapanların demokrasiye son verenlerin, Cumhuriyet'e son verenlerin anayasa değiştirme hakkı var. Milletin kendi azim ve kararıyla kendi anayasasını değiştirmeye hakkı yok. Atatürk sağ olsaydı kapıdan atardı, pencereden atardı. Bunun demokrasiyle bağdaşır bir tarafı olabilir mi?”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious