İnsanlık kendi ölümünü seyrediyor

  • Giriş : 07.01.2007 / 00:00:00

Saddam'ın bayramın ilk günü asılması ve görüntülerinin televizyondan yayımlanması, Şii-Sünni ayrılığını keskinleştirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dünya, Saddam'ın asılmasının internette milyonlar tarafından izlenmesi, cepten cebe aktarılmasının gerisindeki nedenleri tartışıyor. Herkesi bekleyen ölüme karşı duyulan ilgiyle en çok izlenen klip haline gelen görüntüler, pek çok kişinin gözünde Saddam'ı cellatlıktan kahramanlığa da terfi ettirdi

07/01/2007 (476 kişi okudu)

İSTANBUL - Irak devrik lideri Saddam Hüseyin'in idamı, özellikle infaz biçimi ve görüntülerinin yayımlanması onu 'diktatör ve cellat' olarak gören insanları bile etkiledi. İdam Saddam yanlıları açısından da siyasi bir zafere dönüştü. Darağacı görüntülerinin hem televizyon hem internetten milyonlarca kişi tarafından izlenmesi hem de cep telefonu kayıtlarının cepten cebe yayılması, insanın ölüme ve idama olan gizli ilgisini de ortaya çıkardı. Yüzlerce arama motoru içinde Google'da yer alan çok sayıda klipten sadece biri 12.3 milyon kişi tarafından izlendi.

'İğrenç bir cazibe'
İnfaza bu denli merak, tartışma konusu olurken Batı Ontario Üniversitesi'nden Prof. Tim Blackmore, bunu tarihe tanıklık etme hissine bağlıyor. Blackmore, tüm öğrencilerinin 2002'de Wall Street Journal muhabiri Daniel Pearl'ün kafasının uçurulması görüntülerini izlemek için ekranlara üşüştüğünü hatırlatıp, "Korkunç da olsa fazlasıyla her şeyi izliyoruz. İnsanlar seyirci, gözlerimizle yaşıyoruz. Bu araba kazası gibi iğrenç bir cazibe. Tanığın bakış açısında intikam fantezisi var. İnsanlar hep infazı sevmiştir. İnsanlar tarihin bir parçasına tanıklık ettiklerini hisseder" gözlemini yapıyor. West Central Tribune gazetesinden Kathleen Parker, internette milyonların 'ölüme tıklamasını', "Ölüme tanık olmaya meraklıyız, çünkü onun hepimizi beklediğini biliyoruz" diye yorumluyor.
Önde gelen Batılı yorumcuların infaza bulduğu isim 'linç'. Independent yazarı Robert Fisk, "Saddam'ın linç edilmesi Batı'nın Mart 2003'te başlattığı utanç verici haçlı seferindeki süreçlerini tanımlayan anlardan biri olarak ortaya çıktı" yorumu yapıp bir arkadaşının görüntüler üzerine kendisine, "Tüm kanlı şeyler müstehcen" dediğini aktardı. New York Times'ın 4 Aralık'ta 'Saddam'ın iğrenç ölümü' başyazısında "Diktatör Amerikan gözetiminden Şii linç güruhunun eline teslim edildi" notu düşüldü. Saddam'ın işkence ettirdiği Iraklı roman yazarı Hayfa Zangana da, Guardian'a isyanını aktardı: "ABD ve kuklalar onu bayramda kurban etti. Bayram Müslümanların en sevinçli günüdür. Görüntülerini yayımlayarak tüm Müslümanları aşağıladılar." Washington Post'ta Charles Krauthammer, "İdam'ı daha çok hak eden yoktu, ama Irak hükümetinin beceriksizliği canavarı kurbana dönüştürdü" diye yazdı.
Müslüman dünyada insanları korkunç görüntüleri izlemeye iten neden 'ibreti görme, ders alma' düşüncesi olurken, klipi yayımlayan Batılı sitelerde hava tamamen farklı. Bu sitelerden birinde Saddam görüntüleriyle ilgili anons sarsıcı: 'Güzel bir Saddam filmi seyretmenin tadını çıkarın. Saddam'ı izlemeye bayılıyoruz.'

'Şehitliğe yükselttiniz'
Görüntülere kilitlenen Arap âleminin bakış açısında da 'bir ölümü kutsama' öne çıkıyor. Mısır lideri Hüsnü Mübarek'in "Bayram duası okunurken idam etmek niye? Saddam'ı şehit mertebesine yükselttiniz" çıkışı Arap dünyasındaki hissiyatı yansıtırken, Saddam gibi kendini Arapların kahramanı sayan Libya lideri Muammer Kaddafi, üç günlük yasla yetinmeyip İtalyanların 1931'te astığı ulusal kahraman Ömer Muhtar'la aynı kefeye koyupdevrik liderin anıtını onun yanına dikme kararı aldı.
Arap yorumcular ise, söz birliği ile Saddam'ın 'şehit ve onurlu bir lider' olarak anılacağını yazıyor. Suudi Arabistan'da ılımlı Müslüman imajı çizen bir kanalın yorumcusu Ahmad Mazin el Şugayri de infaz görüntülerinden en fazla etkilenen Araplardan biri: "Arap dünyası uzun zamandır onurdan yoksundu. Saddam onurlu ve korkusuzca davrandı, kendi liderlerinin yoksun olduğu onuru verdi."
Ürdün gazetesi El Gad'ın yayın yönetmeni Eyman Safadi'nin yorumu ise "Son görüntü birçoğu için Saddam'ı yakalandığı delikten çıkardı" şeklinde. Filistinli analist Davut Kuttab, "Kimse Saddam'ın başı dik gideceğini beklemiyordu" ifadesini kullandı. El Hayat yazarı Zuhayr Kusaybati, "Irak Başbakanı Nuri Maliki, Saddam'a en çok istediğini verdi, onu bir 'şehid'e dönüştürdü" diye yazdı. Alman Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier de bu görüşü destekledi.
33 yaşındaki Lübnanlı Hıristiyan Roula Haddad da sıradan insanların duygularına tercüman oluyor: "Ona karşı bütün nefretimiz bir anda sempatiye dönüştü. Onun binlerce insanın katili bir diktatör olduğunu unuttuk."

Sünnilerden karşı video
Saddam'ı Arap ve İslam âleminin gözünde yücelten ise, hem görüntülerin yayımı hem infaz için 'af' vesilesi sayılan bayramın seçilmiş olması hem de Saddam'ın gördüğü muamele ve buna karşı duruşu oldu. Saddam'ı Arapların kahramanına dönüştüren görüntülerdeki çarpıcı noktalar şöyleydi:
Cellat ve tanıklar Saddam'a sataşıyor. Cellatlardan biri devrik lidere "Sen bizi yıktın, öldürdün, sefil ettin" diyor, Saddam'sa yanıt veriyor: "Sizi sefaletten, yoksulluktan kurtardım, düşmanlarınızı yıktım." Bu kez Cellat "Lanet olsun sana" diye laf atınca devrik lider aynen iade ediyor: "Sana lanet olsun." Birileri 1980'de infaz edilen Şii lider Muhammed Bakr Sadr ile şu an radikal Şiilerin lideri oğlu Mukteda Sadr'ın adını haykırıp "Canın cehenneme" diyor. Aynı şekilde yanıt veren Saddam gözlerinin kapanmasını reddedip 'şehadet' getirirken ipi çekiliyor. Cellatlar cesedin etrafında dans ediyor. Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Muvaffak Rubai ise 'ölümle dans'a arka çıkıyor: "Bu Irak geleneği. Cesedin etrafında dans edip duygularını dile getiriyorlar." Bunlara karşı Sünniler de cenaze görüntülerini kaydedip internete yayıyor. Görüntülerde Sünniler Saddam'ın yüzünü öperken görülüyor.
Görüntüler, çocukların dünyasında trajik sonuçlara yol açtı. Pakistanlı bir çocuk 'Saddam'ın ölümü oyunu'nu oynarken canından oldu, 15 yaşındaki Hintli bir genç kız 'Saddam'ın acısını hissetmek' için intihar etti. Teksas'ta yaşayan 10 yaşındaki bir çocuk da ekrandaki idam görüntülerini izleyip ipte Saddam'ın hissettiklerini anlamaya çalışırken canından oldu.

Bakıcısının gözünden
Saddam'a hücresinde bakan Amerikalı askeri sıhhiye Robert Ellis'ın anlattıkları da devrik lidere sempatiye malzeme oluyor: "Ona Victor derdik. Ne pahasına olursa olsun hayatta tutmamız için emir verilmişti. Günde iki kez kontrol ediyordum. Halinden nadiren şikâyet ederdi. Ettiğinde mutlaka makul gerekçeleri olurdu. Bir keresinde açlık grevine başlamıştı. Gardiyanların, yemeğini delikten uzatmasına içerlemişti. Aslan gibi beslenmeyi reddetti. Sonra yemeği eline vermeye başlayınca yemeye başladı. Havalandırmaya çıktığında sakladığı ekmek kırıntılarıyla kuşları besler, otları sulardı. Eski bir çiftçi olduğunu ve geldiği yeri asla unutmadığını söylerdi. Puro ve kahvenin tansiyonunu düşürdüğüne inanırdı. Gerçekten de bu işe yarıyordu. Bana şiirler okurdu. Bir keresinde çocuklarını yatırırken masal anlattığını söyledi. Bir gün bana Amerika'nın Irak'ı niçin işgal ettiğini sordu, Irak'ın yasalarının adil olduğunu, silah denetçilerinin bir şey bulamadığını söyledi. Pişman olmadığını, her şeyi Irak için yaptığını anlatırdı. Kardeşimin ölmek üzere olduğunu söylediğimde bana sarılıp 'Kardeşin ben olurum' dedi."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious