İnternet hayatı nasıl değiştirdi? İşte çarpıcı sonuçlar

  • Giriş : 14.06.2007 / 14:18:00
  • Güncelleme : 14.06.2007 / 14:26:16

Esmer, internet kullanıcılarının profilinin genel Türkiye profilinden çok farklı olduğunu söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz Esmer, internet kullanıcılarının profilinin genel Türkiye profilinden çok farklı olduğunu, bu durumda internetten yapılan kamuoyu araştırmalarının Türkiye’yi temsil gücü üzerinde düşünmek gerektiğini söyledi.
Türkiye’de internet ve bilişim teknolojilerinin kullanımına ilişkin tutum ve davranışlar ile Türk insanının sosyo-kültürel değerleri arasındaki bağı ele alan ve ekolay.net ile Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) desteğiyle yürütülen "İnternet ve Bilişim Teknolojileri:
Davranışlar, Tutumlar ve Değerler" araştırmanın sonuçları toplantı ile kamuoyuna duyuruldu.
Araştırmanın yürütücüsü olan Prof. Dr. Esmer, bilişim teknolojilerine yaklaşımın yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyiyle yakından ilgili olduğunu vurgulayarak, en yüksek cep telefonu sahipliğinin 18-25 yaş aralığında bulunduğunu, ileri yaşlarda bu oranın hızla düştüğünü ve görüşme yapılan öğrencilerin neredeyse tamamının cep telefonu kullandığını belirtti.
Gençlerin büyük oranda kontörlü telefonları kullandığını, kullanıcıların yüzde 37’sinin her gün kısa mesaj gönderdiğini, 65 yaş üzerinde bu oranının sıfıra yakın olduğunu ve kullanıcıların yüzde 8’inin her gün fotoğraf çektiğini ifade eden Esmer, "Cep telefonu alma ve yenileme hızı çok yüksek. Cep telefonu sahiplerinin 4’te biri, şu anki telefonlarını son 6 ay içinde edinmiş. Cep telefonunu alalı 1 yıldan fazla zaman geçenlerin oranı da yarıdan az" dedi.

KADIN-ERKEK FARKI
Esmer, cep telefonu sahipliğinde kadınlarla erkekler arasında 20 puan fark olduğuna dikkat çekerek, "Bilişim teknolojileri konusunda kadınlar ve erkekler arasında uçuruma varan bir fark var. Temel hedeflerden bir tanesi, bu farkın kapatılması olmalı" değerlendirmesinde bulundu.
Telefonların konuşma dışı işlevlerinin kullanımının çok sınırlı olduğunu ifade eden Esmer, cep telefonuna sahip olup da borsa, ödeme ve banka, alışveriş işlevlerini hiç kullanmayanların oranının yüzde 97 olduğunu, buna karşın fotoğraf çekme, radyo-müzik dinleme, oyun oynama gibi görece daha fazla kullanılan işlevler bulunduğunu söyledi.
Esmer, cep telefonu almama nedenleri arasında en önemlisinin yüzde 39 ile ihtiyaç duyulmaması, yüzde 28 ile maddi gerekçeler, yüzde 18 ile kullanmayı becerememe olduğunu, prensip nedeniyle almayanların ise sadece yüzde 1 paya sahip bulunduğunu kaydetti.

İNTERNET KULLANIMI
Yılmaz Esmer, evinde bilgisayar bulunanların yüzde 26 olduğunu ancak hepsinin internet bağlantısı bulunmadığını belirterek, yüzde 51’lik kesimin hanesinde internet kullanan en az bir kişi bulunmasının ve 15 yaş üzeri her 10 öğrenciden 9’unun bir kez de olsa internete girmiş olmasının olumlu bir gelişme olduğunu söyledi.
Üniversite mezunlarının yüzde 17’sinin ise hayatında hiç internete girmediğini ifade eden Esmer, bu kişilerin büyük kısmının ileri yaşlarda bulunduğuna dikkat çekti.
Esmer, internet kullanımı alanında da kadınlar ve erkekler arasında ciddi bir fark bulunduğuna işaret ederek, şimdiye kadar en az 1 kez internet kullanmış erkeklerin yüzde 47, kadınların ise yüzde 32 düzeyinde bulunduğunu dile getirdi.
Seyrek de olsa internete bağlanan kişilerin bir profilini çizen Esmer, bunların yüzde 60’ının erkek, yüzde 10’unun alt gelir grubundan, yüzde 81’inin kentsel kesimden, yüzde 11’inin 40 yaş üzerinde, yüzde 41’inin
üniversite mezunu, yüzde 8’inin ev kadını olduğunu belirterek, "İnternet kullanıcılarının profili, genel Türkiye profilinden çok farklı. Bu durumda internetten yapılan kamuoyu araştırmalarının Türkiye’yi temsil gücünü düşünün..." dedi.

İNTERNET VE HOŞGÖRÜ
Yılmaz Esmer, "Bazen değerler demografik değişkenler ve gelirden daha da önemli olabiliyor" diyerek, araştırma kapsamında internet kullanımı ile çeşitli değerlerin somut yansımaları arasındaki ilişkiyi görmek üzere sorular yöneltildiğini kaydetti.
İnternet kullanımı ile hoşgörü arasında bir ilişki bulunduğunu belirten Esmer’in verdiği bilgiye göre, başka dinden birisiyle komşu olmak istemeyenlerin oranı, internet kullanıcılarında yüzde 18 iken bu oran kullanmayanlarda yüzde 42’ye çıkıyor ve belirli bir din ismi verildiğinde oranlar daha da yükseliyor.
İnternet kullanıcılarının komşu olarak başka ırktan birini istememe oranı yüzde 16 iken, internet kullanmayanlarda bu oran yüzde 38, eşcinseller için oranlar yüzde 80 ve 93, nikahsız çiftler için yüzde 48 ve 74, farklı anadile sahip kişiler için yüzde 13 ve 32, oruç tutmayan kişiler içinse yüzde 16 ve 39 seviyesinde gerçekleşiyor.
Esmer, kadın-erkek eşitliği ile internet kullanımı arasında da bir bağlantı bulunduğunu belirterek, işsizlik durumunda çalışmanın kadınlardan çok erkeklerin hakkı olduğuna inanan internet kullanıcılarının yüzde 39, internet kullanmayanların yüzde 60 orana sahip olduğunu dile getirdi.
Benzer şekilde aile reisinin erkek olması gerektiğini düşünen internet kullanıcıları yüzde 17 iken, bu oran internet kullanmayanlarda yüzde 31’e, kadının her durumda kocasına itaat etmesi gerektiğini söyleyen
internet kullanıcıları yüzde 10 iken, aynı oran internet kullanmayanlarda yüzde 20’ye çıkıyor. Esmer, internet kullananlarla kullanmayanlar arasında güven duyma konusunda önemli bir fark bulunmadığını belirterek, ilk tanıştığı kişilere, başka milletten olanlara güven oranlarının yakın olduğunu, hatta AB’ye güven duyan internet kullanıcılarının yüzde 28 ile internet kullanmayanlardaki yüzde 33 oranının gerisinde kaldığını kaydetti. Türkiye genelini temsilen 1.579 kişi ile yüz yüze görüşerek yapılan araştırmada, örnekleme dahil olan 41 ilde yaşayan 15 yaş ve üzerindeki deneklerden bilgi toplandı. Araştırmada, bilişim teknolojileri konusundaki tutum ve davranışlar ile, bunlarla bireyin demografik özellikleri ve Türk insanının sosyokültürel değerleri arasındaki ilişkiler irdelendi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious