'Irak ile yapılan tüm işlerde hukuk kurallarına uyuldu'

  • Giriş : 09.05.2006 / 00:00:00

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Irak ile yapılan bütün işlerin hukuk kurallarına titizlikle uyularak gerçekleştirildiğini belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, dış ticaret müsteşarı olduğu dönemde 4 firmaya petrol ithalat izni vererek, bu şirketlere 123 milyon dolar çıkar sağlamak iddiası ile hakkında Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından soruşturma açıldığı iddiaları ile ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Hakkında soruşturma açıldığına ilişkin henüz tarafına intikal eden herhangi bir bilgi bulunmadığını ve konuyu yoğun programları nedeniyle henüz Başbakan ile görüşmediğini belirten Tüzmen, "Raporda sözü edilen dönemde Irak ile gerçekleştirilen ticareti Dış Ticaret Müsteşarlığı'ndaki arkadaşlarımla birlikte planladık, müzakere ettik ve uyguladık. Bu ticarete ilişkin tüm işlemler yasalarımıza ve mevzuatımıza uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Benden önceki ve sonraki yönetimlerde aynı anlayışla hareket etmişlerdir" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin 2000-2002 döneminde neredeyse sıfır düzeyine gerilemiş olan Irak ile ticaretten toplam 5.6 milyar dolar mal ve hizmet ihracatı gelir sağladığını ifade eden Tüzmen, "Daha da önemlisi, geçtiğimiz yıl Irak ile gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 6,5 milyar dolar tutarındaki ihracat, transit ticaret, müteahhitlik ve taşımacılık gelirlerinden ticari işlemler bu dönemde alınan ve uygulanan kararların bir sonucudur. Projeyi 1991'de uygulamaya başlasaydık bölgede kişi başına gelir bugün 7 bin dolar olurdu. Terörün nedenleri arasında ön sıralarda yer alan yoksulluk sorunu da çözülürdü" dedi.


"İDDİALAR DAYANAKTAN YOKSUN"

Irak ile gerçekleştirilen ham petrol ticaretinde Dış Ticaret Müsteşarlığı bürokratları tarafından bazı özel firmalara izin verilerek devletin zarara uğratıldığı iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu savunan Tüzmen, söz konusu dönemde petrol ithalatı için buşvuruda bulunan ve gerekli şartları yerine getiren firmalara izin verildiğini söyledi.

Sözü edilen Güneydoğu Umut Petrol Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin, 55 firmanın Irak'tan alacaklarını tahsis etmek üzere oluşturduğu bir kuruluş olduğunu kaydeden Tüzmen, şunları dile getirdi:

"Söz konusu kuruluş, alacaklarını petrol karşılığında tahsil etmek üzere Irak tarafı ile bir anlaşma imzalamıştır. Başbakanlık makamının yaptığı görevlendirme sonucu sözkonusu anlaşmaya istinaden, Sınır Ticaretinin Düzenlenmesine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından verilen izin kapsamında fiili ithalat başlatılmıştır. Daha sonra, Irak'tan büyük miktarda alacağı olan TEKFEN İnşaat Şirketi'ne de aynı yöntem çerçevesinde petrol ithalatı izni verilmiştir... Raporda sözü edilen diğer firma RAM Dış Ticaret A. Ş'ne ise petrol ithal izni, 2000 yılı ilk aylarında Musul ve Bağdat'ta yapılan görüşmelerde, Irak tarafının biraz önce bahsettiğim firmalarla birlikte RAM ile de kontrat imzaladıklarını, bunun devlet adına verilmiş bir taahhüt olduğunu, bu durumu göz ardı edemeyecekleri bildirmesi üzerine, imzalanan kontrat miktarı ile sınırlı kalmak kaydıyla diğer firmalarla birlikte, 1 yıllık geçici bir dönem için izin verilmiştir."


"GÖRÜŞMELERE BENİMLE BİRLİKTE 36 BÜROKRAT KATILDI"

Tüzmen, petrol karşılığı Türk malları ihracatı ticaret sisteminin oluşturulduğu söz konusu görüşmelere kendisi ile birlikte bir bakan, 3 büyükelçi, 1 başbakanlık müsteşar yardımcısı, 3 genel müdür, 6 genel müdür yardımcısı ve 6 daire başkanı olmak üzere toplam 36 bürokratın katıldığına dikkat çekti.

Petrol ticaretinin devlet kuruluşları yerine özel sektör firmalarına yaptırıldığı ve bu nedenle devletin zarara uğratıldığı yönündeki iddiayı ise 'lüzumsuz' addettiğini dile getiren Tüzmen, "Devlet bu ticaretten büyük yarar sağlamıştır. Bunun aksini hiçbir uzman iddia edemez" dedi.


"BÜTÜN İŞLER HUKUK KURALLARINA TİTİZLİKLE UYULARAK GERÇEKLEŞTİRİLDİ"

Irak ile yapılan bütün işlerin hukuk kurallarına titizlikle uyularak gerçekleştirildiğini dile getiren Tüzmen, alınan tüm karar ve uygulamaların belgelerinin devlet arşivlerinde mevcut olduğunu vurguladı. Tüzmen, işlemlerin her aşamasında doğrudan Başbakanlık ve ilgili birimlerin bilgilendirildiğini söyledi.

Tüzmen, şöyle devam etti: "Bu projeyi 1991'de yürürlüğe koyabilseydik, bölgedeki kişi başına gelir 7 bin doları geçerdi. Eğer binlerce şoför esnafına iş bulmanın, yüz binlerce insanımıza istihdam s ağlamanın, binlerce esnafımızın kapanan kepenklerini açtırmanın, bölge ekonomisini yeniden canlandırmanın, fabrikalarımızı çalıştırmanın, kapasitelerini artırmanın, ülkemize milyonlarca dolar kazandırmanın bir bedeli olacaksa bu bedeli severek ödemeye hazırız. Irak'ta yaptıklarımız, devlette çalıştığımız süre içerisinde ülkem için yaptığım ve yapmaktan onur duyduğum en önemli projedir. Irak'ta yaptığımız işler bizim çocuklarımıza gururla anlatacağımız bir başarı öykümüzdür."


"SİYASET BÖYLE BİR ŞEY"

Bakan Tüzmen, yöneltilen bir soru üzerine, iddialarla ilgili henüz Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmediğini kasdederek, "Dün Bakanlar Kurulu'na katılamadım. Bugün birazdan gruba gideceğim" cevabını verdi. Konuyu kendisinin de gazetelerden öğrendiğine dikkat çeken Tüzmen, "Bizim burada yaptığımız görüşmeler, konuşmalar hepsi ortada. Bana sorulan soruları siz biliyorsunuz. Kaldı ki, açıkçası yine sizin sayenizde öğrendiğim bir konu. Yani, size teşekkür ediyorum. Çünkü bana gelmiş şu ana kadar resmi bir evrak yok. Ama böyle bir çalışmanın başlatıldığına dair bir gazede haber var" şeklinde konuştu.

Tüzmen, "Bu iddiaları siyasi bir temele dayandırıyor musunuz?" şeklindeki bir soru üzerine ise, "Ben siyaseti öğrenmeye başladığımız zannediyorum, bütün bu olanlardan sonra. Siyaset böyle bir şey... Yaklaşık dört yıldır siyaseti öğrenmeye başlıyorum. Daha gideceğimiz çok yol var onu da anlamış durumdayım. Ama siyaset böyle bir şey. Onu da anlamış durumdayım" şeklinde konuştu.


"BUNDAN SONRA BAŞKA İDDİALAR DA OLACAKTIR"

Kürşad Tüzmen, bundan sonra başka iddiaların da ortaya atılıp atılmayacağının sorulması üzerine ise, "Bu olacaktır. Bunlar siyasette olağan karşılamamız gereken ve daha sonrasına da hazırlıklı olmamız gereken şeylerdir" dedi.

Tüzmen, "Siz hükümetin bakanısınız. Hakkınızda bir soruşturma açılıyor. Ama siz bunu bilmiyorsunuz . Hükümet sizden bir şey mi istiyor? Başbakan size bir şey mi demek istiyor?" şeklindeki bir soruya ise, "Onu ilgili makama soracaksınız. Ona söyleyecek bir sözüm yok. Tabi ki, devlet yönetiminde denetleme olur, soruşturma olur. Bunlar gayet doğaldır. Müfettişlerin yapılan işleri soruşturmaları kadar doğal bir şey olamaz. Biz de yapılan soruşturmalarla ilgi her zaman hesap vermeye hazırız" cevabını verdi.


"KEMER ALTINA VURUŞLARIN OLDUĞUNU SÖYLEDİM"

Tüzmen, "Başbakanla aranızda, bel altından vuruyorlar... diye bir diyalog geçti mi?" sorusu üzerine "Ben kemer altına vuruşların olduğunu söyledim. Bizim kendimize göre bir söylemimiz var... Herkes herşeyi biliyor. Herşey Türk milletinin gözü önünde ceryan etti. Bırakalım bu değerlendirmeyi zaman içinde onlar yapsın" diye konuştu.

Bakan Tüzmen, "İstifaya mı zorlanıyorsunuz?" şeklindeki soruya "Hiç zannetmiyorum. Açık açık konuşulur, bu şekilde hareketlerle olmaz" cevabını verdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious