'Irak'ı gensoru konusu edeceğiz'

  • Giriş : 16.01.2007 / 00:00:00

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, “Irak konusunda, genel görüşmeyle falan avunmayız.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Mumcu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, hükümetin, Irak politikasını eleştirdi.

KDP lideri Mesut Barzani'nin temsilcisinin, “Türkiye bilmelidir ki Osmanlı yıkılmıştır ve Türkiye'nin kaşınacak yarası az değildir” şeklindeki sözlerine tepki gösteren Mumcu, “Kuzey Irak'ın Kürtlerini de kardeş bildiği için bağrına basan, onları yıllarca Saddam'ın zulmünden koruyan, bunun bedelini de kendi ekmeğinden, sofrasından ödeyen bu millet, bunu hak etti mi? Şimdi bu, adalet mi?” diye sordu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, “Irak'a müdahaleden bahsettiğini” ifade eden Mumcu, “Kimi avutuyorsunuz, millet buna inanıyor mu?” dedi.

Uluslararası hukuka uygun olarak bir şey yapma kararlılığını göstermenin yolunun Irak'a girişlerin yerini değiştirmekten geçtiğini anlatan Mumcu, “Irak'a girişler, 'Habur'dan değil, Ovaköy'den olacaktır' diyin. Bakalım ne değişecek?” diye sordu.

Mumcu, Irak konusunda, Başbakan Erdoğan ve hükümete söyleyeceği birkaç söz olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“Kimseyi avutmaya kalkmayın. Genel görüşmeyle falan biz avunmayız. Siz, Türkiye'nin menfaatlerini, kendi menfaatlerinizle değiştirdiniz. Ve bunun siyasi olarak hesabını vereceksiniz. Biz, bunu bir gensoru konusu edeceğiz. Ne dediğiniz belli değil. Başbakan, 'on binlerce kilometre öteden ABD gelip Irak'a karışınca bu müdahale olmayacak ama Türkiye karışınca bu müdahale olacak' diyor. Sanki yapacakmış gibi. Durduk yerde, Türkiye'nin ittifaklarını sıkıntıya sokan bir laf... Kardeşim bir şey yapacaksan eyvallah da senin daha sınır yerini değiştirecek iraden yok... Durduk yerde milletin asabını bozma, milletin ayarlarıyla da oynama.”

TÜRK-KÜRT DOSTLUĞU

Mumcu, adını vermeden ünlü yazar Yaşar Kemal'in “Türkiye, Barışını Arıyor” konferansında söylediği “...Türk'ün, Türk'ten başka dostu Kürt'tür” sözlerine de değinerek, “Eğer iyi niyetli bir sözse söylenecek bir şeyim yok” dedi.
Türk'ün, Türk'ten başka pek çok dostu olduğunu ifade eden Mumcu, şöyle konuştu:

“Bizi dostsuzlukla, yalnızlıkla korkutmaya çalışıyorlar. Yok öyle bir şey. Biz büyük bir milletiz. Bütün İslam dünyası, Orta Asya, Balkanlar, bizim doğal siyasi ve kültürel coğrafyamızdır. Biz kalıcıyız. Eğer Halepçe'den sonra yeni Halepçe'ler olmadıysa, bu Türkiye'nin dirayeti sayesindedir. İnsanda biraz vefa olur. Bu sözün doğrusu şudur: Kürt'ün Kürt'ten başka bir tek dostu vardır, o da Türk.”

CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ

Anavatan lideri Mumcu, Cumhurbaşkanı seçimi konusunda bir kriz çıkarmanın bedelinin, Türkiye'ye en az yüzde 5 reel faiz farkı olduğunu belirterek, “Bu kadar çok borcu olan bir ekonominin, reel olarak yüzde 5 faiz farkı ödemesi yılda 15 milyar dolardan fazla para eder. Bu maliyeti niye ödüyoruz? Öngörülmezliğimiz yüzünden... Öngörülü olalım” dedi.
Ortada bir imtiyazlılar sistemi bulunduğunu, imtiyazlıları ve ayrıcalıkları koruma düzeni olduğunu anlatan Mumcu, bunun mutlaka yıkılması gerektiğini söyledi. “Cumhurbaşkanı halk seçerse ne olur?” diye soran Mumcu, sözleri şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanını halk seçerse, düzen bürokratik devletten demokratik devlete dönüşür. CHP'nin direnci, demokrasiye karşıdır. Onun için AKP, CHP'nin işbirlikçisidir. Cumhurbaşkanı seçimini halka götürerek, iradeyi millete temsil etme, yani cumhurbaşkanlığı makamının gücünü millete temsil etmek konusunda gösterdiği davranışla, bu düzeni devam ettirmeye dönük tutumuyla AKP, CHP'nin işbirlikçisidir. İşbirliği yapacağı meselelerde hiç gecikmiyorlar. Memleketin çok büyük dertlerle karşı karşıya olduğu bir noktada, meleklerin cinsiyeti, kadınların kılık kıyafeti, erkeklerin kaç tane eşi, sevgilisi var, bunu tartışıyorlar. Milleti, bir kamplaşmanın içine doğru sürüklüyorlar.”
Mumcu, Cumhurbaşkanı seçiminin riskinin maliyeti olarak iddia ettiği 15 milyar dolarla, Karadeniz otoyolu gibi 10 otoyol yapılabileceğini kaydetti.

KARABORSA VE KITLIK REJİMİ

Kendisine, “AKP'nin, rejimi değiştirmeye niyeti var mı?” diye sorulduğunu anlatan Mumcu, “Yok... Vallahi yok billahi yok. Şahadet ederim ki yok ama hangi rejimi? Kıtlık ve karaborsa rejimini” dedi.

Bu duruma örnek olarak, Başbakan Erdoğan'ın, İstanbul'un trafik sorunun çözümüne ilişkin, “vize uygulanması ve plaka kısıtlanmasına” yönelik açıklamalarını gösteren Mumcu, “İşte bu kıtlık ve karaborsa rejiminin ta kendisidir” dedi. Mumcu, İstanbul'daki sorunun çözümü için yeni şehirler kurulması gerektiğini savundu.

SAVCILARA ÇAĞRI

Mumcu, daha önce yolsuzluk dosyalarını gündeme getireceğini dile getirdiğini, geçen hafta açıkladığı konuda hiçbir Cumhuriyet savcısının kendisi çağırmadığını belirterek, “Göreviniz, hakkı ve hukuku, devletin düzenini korumaksa, gelin benden bir sorun” diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious