Iraklı kadınlar bilim değil, yaşam arıyor

  • Giriş : 30.01.2006 / 00:00:00

“Medeniyetler ittifakında kadın” konulu Uluslararası Kadın Kongresi’nde Iraklı Türkmen Dr. Enise Avcı’nın konuşması, bütün katılımcıları Irak’ta yaşanan gerçeklerle yüz yüze getirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


“Bilim ve teknolojide kadın” konulu panelde ‘Kadının bilimdeki yeri-Irak örneği’ başlıklı bir konuşma yapan Dr. Avcı, “Bağdat’ta bugün bilim değil, yaşam aranmaktadır.” sözleriyle ülkesinde yaşanan durumu ifade etti. Irak’ın ABD’nin işgalinden önce diğer Arap ve Uzakdoğu ülkelerine göre kadınların bilimsel çalışmaları açısından çok iyi durumda olduğunu belirten Dr. Avcı, asırlardan beri dünyanın en büyük bilim merkezlerinden biri olan Bağdat’ın bugün hayaletler ülkesinin başkentine döndüğünü söyledi. Devrik rejimin tüm baskılarına rağmen ülkesinde bilimsel çalışmaların yapılabildiğini, kadın oranının da bu anlamda çok iyi olduğunu dile getiren Avcı “Devrik rejimin son 15 yılında bilim adamlarımız insanlığın yararına değil, zararına çalışmalar yapmaya zorlandı. İşgal sonrası rahatlama beklerken tüm bilim dallarındaki araştırmacılar hedef alındı. Kimisi suikasta, kimi takibata uğradı. Bir kısmı yurtdışına çıkmak zorunda kaldı. Uydu yayınları gibi sosyal hayatı kolaylaştıran yenilikler de oldu halkın hayatında; ama istikrarsız, güvensiz bir Irak’ta, namlunun gölgesinde yaşamaya çalışan bilim kadınlarının halini siz düşünün.” diye konuştu.

Aynı panelde “Türkiye’de kadının bilimdeki yeri” konulu bir konuşma yapan Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurumu (TÜBİTAK) Başkan Vekili Prof. Dr. Nüket Yetiş, kurum olarak artık ‘bilim adamı’ tabiri yerine ‘bilim insanı’ ifadesini kullandıklarını söyledi. Türk kadınlarının bilimde hızla yükseldiğine dikkat çeken Yetiş, “Üniversitelerimizde fen bilimlerindeki öğretim üyelerinin yüzde 40’ı kadın. Bu, Avrupa Birliği ortalamalarının da üzerindedir.” dedi. Londra Ekonomi Okulu Cinsiyet Çalışmaları Enstitüsü öğretim görevlisi Rosalind Gill de teknoloji ve toplumsal cinsiyet arasındaki ilişkiyi anlattığı konuşmasında internet üzerinden erkek odaklı kültür yayıncılığı yapıldığını anlattı. Elektronik bilgi ağlarının erkeklerin elinde olduğuna dikkat çeken Gill, buna rağmen kadınların interneti dayanışma için çok etkili kullanabildiğini örnekleriyle anlattı.

“Yasal boyutta kadının statüsü” konulu panelde, kadın-erkek ayrımcılığını ortadan kaldırmak amacıyla kanunlarda yapılan düzenlemeleri hatırlatan Devlet eski Bakanı Güldal Akşit, kağıt üzerinde yapılan iyileştirmelerin hayata geçirilmesi noktasında eksikliklerin yaşandığını belirtti. Kadın Adayları Destekleme Derneği (KADER) Başkanı Seyhan Ekşioğlu da TBMM’de kadın milletvekili sayısının artırılması için kota uygulanmasını istedi. Ekşioğlu, kongreye farklı ülkelerden gelen kadınlara da seslenerek ‘seçmek yetmiyor, seçilmek ve yönetmek istiyoruz’ mesajını kendi ülkelerine götürmelerini önerdi.

Kadın kongresinin son gününde, AK Parti İzmir Milletvekili Nükhet Hotar Göksel, Doç. Dr. İpek İlkkaracan, Oxford Üniversitesi’nden Dr. Paula Heinonen, Dünya Bankası yöneticisi Marie Helene Bricknell, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı Başkanı Şengül Akçar, Hana El Syead (Suudi Arabistan), Türkiye İş Kadınları Derneği Başkanı Nilüfer Bulut, Şişecam-Cam Ev Eşyası Grup Başkanı Gülsüm Azeri ve Kale Grubu Şirketleri Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeynep Bodur birer konuşma yaptılar.

Küresel sorunlar kadınların katkısı ile çözülecek

Kongrenin sonunda bir konuşma yapan Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, “Dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan sorunlar nasıl hepimizin sorunu oluyorsa, çözümleri de sadece erkeklerin değil, kadınların da ortak katkısı ve işbirliği ile gerçekleşecektir.” dedi. Çubukçu, küreselleşen dünyada Doğu ve Batı toplumları arasındaki mesafenin her geçen gün biraz daha büyüdüğünü, bu derin boşluğu da önyargılar ve hoşgörüsüzlüğün doldurduğunu belirtti. Kaygı verici gelişmelere karşı evrensel bir çağrı ve çare olarak düşünülen Medeniyetler İttifakı Projesi’nin somut adımlara ve eyleme dönük bir yol haritası takip etme kararında olduğunu ifade eden Çubukçu, Kadın Kongresi’nin çıkış noktalarını şöyle anlattı: “Farklı kültür ve medeniyetlere mensup kadınlar olarak bu karşılaşmaların ve birbirimizi tanımamızın önünü kesen önyargılara, genellemelere, kutuplaşmalara ve ötekileştirmeye karşı neler yapabileceğimizin imkanlarını tartışmak, yeni var oluşlar, yeni karşılaşmalar ve yakınlaşmalar sağlamak, ortak değerlerimizi ve ortak sorunlarımızı öne çıkarmak, yeryüzünü daha yaşanabilir kılmanın imkanlarını kadınlar olarak çoğaltmak ve taşıdığımız testilerdeki suyla aynı ırmakta buluşmak.” Bakan Çubukçu, kongrenin, bu tanışma ve yakınlaşma çabasının yol haritasının hazırlanmasına doğru atılmış büyük bir adım olduğunu söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious