Iraklı mülteci kan ağlıyor

  • Giriş : 12.02.2007 / 00:00:00

Irak'taki vahim mülteci krizinin baş sorumlusu ABD ve Britanya'nın, yükü üstlenip bu insanları koruması giderek aciliyet kazanıyor

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Televizyona erişimi olan hiçkimse, ABD'nin dört yıl önce başlattığı Irak işgalinin bir felaketle sonuçlandığından şüphe duymaz. Fakat onların ve
bizim daha az farkında olduğumuz şey şu ki, bu savaş Ortadoğu'da, İsrail devletinin 1948'deki vahşi doğumu sırasında Filistinlilerin yaşadığı büyük göçten sonraki en vahim mülteci krizine yol açtı. Ve Irak'taki talihsizliğin baş sorumlusu olan ABD ve Britanya'nın krizi yatıştırmak için bu kadar az şey yapması karşısında hepimizin mahçup duruma düşmesi gerekir.

BM Mülteciler Yüksek Komisyonu'na göre, Mart 2003'ten bu yana yaklaşık 2 milyon Iraklı ülkeyi terk etti ve 1,8 milyonu da Irak içinde yer değiştirdi. Yolları, sınırları ve bazı bölgeleri kontrol altında tutan milisler, direnişçiler ve eşkıyalarla, haftada yaklaşık 1000 can alan mezhep savaşı, başta komşu Ürdün ve Suriye'ye olmak üzere umutsuz bir toplu göçe yol açtı. Mezhepçi katliamlar nedeniyle daha da umutsuz biçimde yapılan iç göç de cabası... Her yedi Iraklıdan biri yerinden edildi. Durumda bir değişiklik yaşanmazsa yıl sonunda, her beş Iraklıdan biri yerinden edilmiş olacak.

Gerekli para işgale harcanıyor
Eski Portekiz Başbakanı ve BM Mülteciler Yüksek Komiseri Antonio Guterres,
"İnsani bir felaketle karşı karşıyayız" diyor. Guterres şu an alarm zillerini çalmak ve acil durum fonları için ekstra 60 milyon dolar toplamak için bir Ortadoğu turuna çıktı. Bu rakam, Pentagon'un güvenliği sağlayamayan bir işgal ve ışıkları bile zor yakan bir yeniden inşa çalışmasına her beş saatte bir harcadığı paraya eşit.

1 milyon Iraklının göç ettiği Ürdün ve birazcık daha azının gittiği Suriye bu durumdan dolayı zorlanırken, ABD topu topu 466 kişiyi kabul etti, bu yıl Iraklı mülteciler için de sadece 500 bin dolar yardım bütçesi ayırdı.

Pasaportları da ellerinden alındı
Bu facianın iki hazırlayıcısı, başarısızlığı itiraf edemiyor. Geçmişte Saddam'dan kaçan mülteciler gayet güzel kabul ediliyordu. Şimdiyse, özgürleştirilmiş Iraklıların ulus ve demokrasi inşa etmesi gerektiği ve onları ülkelerimize kabul etmenin güvenlik riski oluşturduğu düşünülüyor.
Dahası, bazı komşu ülkeler de kapılarını mültecilere kapatıyor ve Bağdat'ın eski pasaportları geçersiz sayan aptalca kararı nedeniyle yüz binlerce kişi de belgelerinden oldu. ABD pazartesi günü, Iraklı mülteciler için bir çalışma kolu kurulacağını açıkladı; umalım ki bu bir komiteden daha fazlası olsun, çünkü, işlerin bu hale gelmesinin baş sorumlularının üç acil ahlaki görevi var: BM Mülteciler Yüksek Komisyonu'nun, Irak'ın komşularının sağlayamayacağı servisler için ciddi miktarda paraya
ihtiyaç duyuyor. Kaçmaya çalışan birçok kişi Irak'ın sınırları içinde kısılıp kaldı ve bu kişilerin korunması gerek. ABD ve Britanya da, mülteci kabulü siyasetlerini gözden geçirmeli; zira, bu insanların mülteci olmasının nedeni onların dış politikaları.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious