İran konusunu diploması çözer

İran konusunu diploması çözer.12130
  • Giriş : 21.11.2008 / 15:08:00

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, İran'ın nükleer programının uluslararası toplum için endişe kaynağı oluşturduğunu belirterek, ''Bu soruna, diplomatik müzakereler dışında gerçekçi başka bir çözüm yolu da görmüyoruz'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Dışişleri Bakanlığının 2009 yılı bütçesini sunan Babacan, İran ile uzun bir geçmişe sahip olan ilişkilerde son yıllarda gözlemlenen olumlu eğilimlerin sürüyor olmasından memnuniyet duyduklarını söyledi.

İki ülke arasında iyi komşuluk bağlarının korunmasının temel politikaları olduğunu belirten Babacan, şöyle konuştu:

''Komşumuz İran ile güvenlik, ekonomi ve enerji konularındaki işbirliğini karşılıklı fayda esasında geliştirmek arzusundayız. Bununla birlikte, İran'ın nükleer programı uluslararası toplum için endişe kaynağı oluşturmaktadır. Bu konuyu yakından takip ediyor ve meselenin diplomatik ve barışçı yollarla çözümüne aktif katkıda bulunmaya yönelik çabalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Bu soruna, diplomatik müzakereler dışında gerçekçi başka bir çözüm yolu da görmüyoruz.''

Türkiye'nin, Orta Doğu Barış Sürecindeki katkılarının giderek vazgeçilmez bir nitelik kazanmakta olduğunu bildiren Babacan, ''Bölgedeki tüm sorunların merkezinde yer alan İsrail-Filistin ihtilafının çözümüne yönelik uluslararası çabaları kuvvetle desteklemeye devam etmekteyiz'' dedi.

Rusya Federasyonu ile Türkiye arasındaki ilişkilere değinen Babacan, son dönemde ivme ve süreklilik kazanan üst düzey siyasi diyalog, çeşitli temaslar ve turizm ilişkilerinin, iki ülke arasında karşılıklı güven olgusunun giderek pekişmesine neden olduğunu söyledi.

Babacan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de aralık ayı içinde Rusya Federasyonu'na bir devlet ziyareti gerçekleştirmesinin gündemde olduğuna işaret ederek, ''Bu üst düzey diyaloğu önümüzdeki dönemde de ivmesini kaybetmeden sürdürmek arzusundayız'' diye konuştu.

-ERMENİSTAN İLE İLİŞKİLER-

Ermenistan ile ilişkileri de değerlendiren Babacan, şunları söyledi:

''Şubat ayında Ermenistan Cumhurbaşkanlığına seçilen Serj Sarkisyan'ın, Türkiye ile ilişkiler konusunda daha ılımlı bir tutum benimseyerek, ilişkilerimizin normalleştirilmesi yönündeki yapıcı yaklaşımımıza benzer şekilde karşılık vermiş olmasını da temkini elden bırakmamakla birlikte, olumlu bir gelişme olarak görüyoruz. Temennimiz, Ermenistan'ın komşularıyla ilişkilerinin geleceği bakımından, başlamış olan diyalog sürecine devam etmesi ve bu şekilde hem Türkiye-Ermenistan hem de Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinde yeni birer sayfanın açılmasıdır.''

-AFGANİSTAN'A YARDIM-

Babacan, Türkiye'nin, terörizm ve ekonomik sorunlarla mücadelesinde Pakistan'a tam destek verdiğini ifade etti.

Türkiye'nin, Afganistan'da istikrar, güvenlik ve kalkınmanın sağlanmasına yönelik çabalara katkısını sürdüğünü belirten Babacan, bu ülkeye yeniden imar yardımı taahhüdünün 200 milyon dolara çıkarıldığını bildirdi. Babacan, ''Cumhuriyet tarihinde en kapsamlı dış yardım programını Afganistan için başlattık'' dedi.

Türkiye'nin tarihi ve kültürel bağlarının bulunduğu Orta Asya Cumhuriyetleri ile işbirliğinin derinleştirilmesinin de öncelikli hedefleri olduğunu anlatan Babacan, Türk Cumhuriyetleri arasındaki dayanışma ve birlikteliği simgeleyen ve önemli bir diyalog forumu olan Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları zirvelerine önem verdiklerini ifade etti.

Babacan, Asya-Pasifik bölgesinin önemli aktörleri Çin, Hindistan ve Japonya ile ticaret, bilim ve teknoloji, enerji ve turizm başta olmak üzere pek çok alanda büyük bir işbirliği potansiyeli olduğuna dikkati çekerek, Hindistan'da 4 yeni başkonsolosluk açma kararı aldıklarını dile getirdi. Babacan, ''Sayın Başbakanımızın, Hindistan'a yapmakta olduğu kapsamlı ziyaretin de Türkiye-Hint işbirliğine derinlik kazandırılması yönünde önemli sonuçlar üreteceğine inanıyoruz'' diye konuştu.

-KÜRESEL ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİNE KATKI-

Enerji konusunun son dönemde Türk dış politikasının çok önemli bir unsuru haline geldiğini, Türkiye'nin bu alanda geniş bir vizyona sahip olduğunu belirten Babacan, şöyle dedi:

''Enerji alanındaki vizyonumuz çerçevesinde, Türkiye'nin, Doğu-Batı ve Kuzey-Güney eksenlerinde transit ülke olması, Ceyhan Terminali'nin enerji ticaret merkezi haline dönüştürülmesi, Bakü-Tiflis-Ceyhan ile Bakü-Tiflis-Erzurum projelerinin ardından, Nabucco Doğal Gaz Boru Hattı, Türkiye-Yunanistan Enterkonektörünün İtalya Doğal Gaz Şebekesine bağlanması, Samsun-Ceyhan by-pass petrol boru hattı, Ceyhan-Kızıldeniz Enerji Koridoru, Hazar Geçişli Doğal Gaz Boru Hattı ve Türkiye ile Avrupa şebekelerinin bağlantılandırılması projelerinin gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir. Bu projelerin gerçekleştirilmesiyle küresel enerji arz güvenliğine önemli ölçüde katkıda bulunabileceğimize inanıyoruz.''

-KYOTO PROTOKOLÜ-

Babacan, çevreyle ilgili sorunların, küresel boyutta ve acil çözüm için uluslararası işbirliğinin elzem olduğunu söyledi.

Bakan Babacan, ''Türkiye, çevre sorunlarının bu niteliğinin biliniciyle uluslararası ve bölgesel sözleşmelerden doğan sorumluluklarını yerine getirme konusunda kararlı ve azimlidir. Bu anlayışla, Kyoto Protokolü'ne taraf olunmasına ilişkin yasa tasarısı, bu yıl Meclisimize sunulmuştur. Bunun bir an önce yasalaşması, ülkemizin iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası alanda yürütmekte olduğu çalışmalara katkıda bulunacaktır'' ifadesini kullandı.

-DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI MENSUPLARININ DURUMU-

''Bakanlığımın çözüme kavuşturulmamış kronik bir sorununa değinmek istiyorum'' diyen Babacan, Bakanlık mensuplarının, diğer ülkelerdeki meslektaşlarına göre maddi bakımdan güçlük çektiklerini bildirdi. Babacan, şunları kaydetti:

''Birçok orta ve küçük ölçekteki ülke dahi, Bakanlığımdaki 952 kişilik meslek memuru kadrosunun çok üstünde ve özellikle maddi olanaklar bakımından daha iyi koşullarda kariyer memuru çalıştırmaktadır. Halen bin 406 personelimiz yurt dışında görev yapmaktadır. Son 9 yılda dış görevdeki personelimin maaşları, biri 1999 yılında diğeri ise 2004 yılında olmak üzere sadece 2 defa iyileştirilmiştir. Bu iyileştirmeler, konut, eğitim ve ulaşım maliyetlerindeki büyük artış karşısında yeterli olamamış ve çalışanlarımızın geliri reel olarak gerilemiştir. Keza, Bakanlığım memurlarının yurt içi aylıklarının, eğitim durumu, üstlendikleri görev ve sorumluluklar, çalışma koşulları ve statüleri bakımından diğer kamu kurumlarında eşdeğer görevlerdeki memurların aylıkları düzeyinin altında olması da hakkaniyet ölçülerine sığmamaktadır.

Dışişleri memuriyetinin gerektirdiği nitelikleri haiz adayları istihdam etmeye yönelik politikamızın sürdürülebilmesini temine, her kategorideki mensuplarımıza ve özelikle merkezdeki memurlarımızın ücretlerinde iyileştirme yapılması ihtiyacı had safhaya ulaşmıştır.''

-''BÜTÇE, YETERSİZ''-

Dışişleri Bakanlığının 2009 yılı bütçesinin 816 milyon 935 bin YTL olduğunu belirten Babacan, bütçe ödeneğinin, tahsis edildiği alanlar hakkında da bilgi verdi.

Babacan, hükümetin, Afrika'da açılacak 15 büyükelçilik ve 1 başkonsolosluğa ilaveten, Güney Amerika'da 2 büyükelçilik ve 1 başkonsolosluk ve diğer bölgelerde de 4 büyükelçilik ve 12 başkonsolosluk olmak üzere 35 yeni temsilcilik açılmasını kararlaştırdığını bildirdi.

Bütçenin, tahsis edileceği diğer bazı alanlar hakkında da komisyonu bilgilendiren Babacan, ''Genel bütçenin binde 3,2'sine tekabül eden bütçe ödenek tavanımızın oranının ihtiyaçlarımızı karşılamakta yeterli olmadığı hususunu komisyon üyelerinin takdirlerine sunuyorum'' diye konuştu.

Babacan, sahip oldukları imkanlar ne kadar kısıtlı olursa olsun, her seviyedeki personelin, Türkiye'nin dışarıdaki temsili ve çıkarlarını koruyacağını ifade etti.

Babacan, ''Bununla birlikte, bana hak vereceğinizi ümit ettiğim gibi, sunuşumda sadece en temel unsurlarına değindiğim yüklü dış politika gündemimizin ağırlığıyla, Bakanlığımın bu gündemle baş edebilmek için sahip olduğu imkanlar arasında adeta bir uçurum söz konusudur. Bu çelişkinin bir an önce giderilmesi yönünde Meclisimizin ilgi ve desteğine ihtiyaç duymaktayız'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*