'Irkçı partiye bile dava açmadık burada kapatma olmaz'

'Irkçı partiye bile dava açmadık burada kapatma olmaz'.14142
  • Giriş : 21.05.2008 / 08:49:00

Türkiye'nin Avrupa Birliği tam üyeliğine itirazları ile bilinen Avusturya bile AKP'ye açılan davaya anlam veremedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AK Parti hakkında Anayasa Mahkemesi'nde kapatma davası açılmasına yönelik Avrupa'dan gelen itirazlara bir yenisi daha eklendi. Türkiye'nin Avrupa Birliği tam üyeliğine itirazları ile bilinen ve kamuoyunun yalnızca yüzde 5'inin Türkiye'nin üyeliğine destek verdiği Avusturya, "Kapatma davası Avrupa'da şaşkınlığa neden oldu.

Anlam verilemiyor." değerlendirmesinde bulundu. Ankara'ya resmî bir ziyaret gerçekleştiren Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer, "Bir taraftan seçilmiş bir hükümet ve başbakan var. Avusturya'da böyle bir durum olamaz" dedi. Fischer'den ülkesindeki ırkçı parti Haider ile AK Parti'nin karşılaştırılması istenince "Tamamen farklı, paralellik yok." sözleriyle karşı çıktı. Haider için mahkeme tarafından açılmış bir dava ya da hukuki bir sürecin söz konusu olmadığını, daha farklı bir süreç bulunduğunu, arada hiçbir benzerlik olmadığını anlattı.

Geçen hafta İngiltere Kraliçesi İkinci Elizabeth'i ağırlayan Çankaya Köşkü'nün bu haftaki konuğu Avusturya Cumhurbaşkanı Fischer oldu. Fischer, Çankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından resmî törenle karşılandı. İki cumhurbaşkanının görüşmesinde, ağırlıklı olarak Türkiye'nin tam üyelik müzakere süreci ve terörle mücadele konusunda duruldu. Kalabalık bir işadamı heyetiyle Türkiye'ye gelen Avusturya Cumhurbaşkanı, AK Parti kapatma davasına ilişkin bir soruyu cevapladı. Fischer'e, ülkesinde geçtiğimiz yıllarda yaşanan "Haider vakası" hatırlatılarak bir karşılaştırma yapması da istendi. Konuk cumhurbaşkanı, Türkiye'nin içişlerine karışmak istemediğini belirterek, "Kapatma davası Avrupa'da ilgi odağı oldu, şaşkınlığa neden oldu. Süreç, AB tarafından da dikkatle izleniyor. Neden böyle bir dava açıldığına anlam verilemiyor. Bir taraftan seçilmiş bir hükümet ve bir başbakan var. Önemli bir yoğunlukla seçilmiş bir başbakan var. Avusturya'da böyle bir durum olamaz." dedi.

Fischer, Haider benzetmesine de, "Tamamen farklı, paralellik yok." sözleriyle karşı çıktı. Haider için benzeri bir mahkeme tarafından açılmış bir dava ya da hukuki bir sürecin söz konusu olmadığını, daha farklı bir süreç bulunduğunu, arada hiçbir benzerlik olmadığını anlattı. Joerg Haider, Avusturya'da, aşırı sağcı Özgürlükler Partisi'nin lideri olarak 1999 yılındaki seçime girdi. "Göçmen akışını durdurma" vaadiyle yüzde 27 oy aldı. Ancak koalisyon hükümetinde küçük ortak olarak görev alınca Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden gelen tepkiye dayanamayıp hükümetten ve partisinden istifa etmişti. Avusturya Cumhurbaşkanı Fischer, ülkesinin konuya "adil ve yapıcı, açık sözlü ve açık fikirli" yaklaştığını söyledi. Fischer de, Abdullah Gül gibi, bugünün Türkiye'sini dikkate almamak ve bugünün AB'sinden bahsetmemek gerektiğini anlattı. Konuk cumhurbaşkanı, müzakerelerin sonunda Türkiye'nin şartları yerine getirip getirmediğine bakılması gerektiğini söyledi. Fischer, bu nedenle de müzakerelerin "ucunun açık olduğunu" vurguladı. Heinz Fischer, "Kıbrıs sorunu"na değinirken de, iki tarafta son dönemde iş başına yeni liderlerin geldiğine dikkat çekti ve "umutların yeşermesine neden olduğunu" söyledi. Fischer, "adil ve iki taraf açısından da kabul edilebilir bir çözümün sağlanması" gerektiğini anlattı. Heinz Fischer, 10 yıl önce Meclis Başkanı, 20 yıl önce de Kültür Bakanı olarak Türkiye'ye resmî ziyarette bulunmuştu. Konuk cumhurbaşkanı, turist olarak da Türkiye'ye geldiğini belirtirken, "İlk kez 45 yıl önce geldim ve kamp yaptım." ifadelerini kullandı.

Fischer, Rıza Altun'un transit geçişini savundu

Geçtiğimiz sene Avusturya'nın, terör örgütü PKK'nın önde gelen isimlerinden Ali Rıza Altun'u Fransa'dan geldikten sonra ülkesinde barındırması ve uçakla Irak'a göndermesi, Ankara ile Viyana arasında krize neden olmuştu. Avusturya'ya en sert tepkiyi de dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül vermişti. Dünkü ziyareti sırasında Avusturya cumhurbaşkanına, ülkesinin terörist Altun'a gösterdiği müsamaha soruldu. Fischer, "söz konusu şahsın Fransa'dan Avusturya'ya geçerek Irak'a gittiğini, yani Avusturya için bir transit geçişin söz konusu olduğunu" savundu. Fischer, bu konuda terörle mücadele çerçevesinde yanlış anlamaların önlenmesi için iki ülkenin adalet bakanlıklarının bir araya gelerek görüşmeler yapmasının kararlaştırıldığını söyledi. Fischer, teröre karşı olduklarını da ekledi.

Avusturya neden Ankara'ya destek olmalı?

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ankara'nın AB üyelik sürecine Viyana'nın desteğini isterken, Türkiye'nin neden AB içinde yer alması gerektiğini beş başlıkta özetledi:

Türkiye, müzakere sürecinde üzerine düşenleri yapıyor ve reform süreci güçlü biçimde devam edecek.

Müzakerelere başlanması 3 Ekim 2005 tarihinde üye ülkelerin oybirliği ile aldığı bir karar. Müzakerelerin ne kadar süreceğini bilmiyoruz.

Müzakereler bittiğinde Türkiye'nin gücü bugünkünden farklı olacak.

Müzakereleri tamamlayan bir Türkiye, mevcut pastadan değil, daha büyüyen pastadan pay alacak. Türkiye, Avrupa'nın 6. büyük ekonomisine sahip. Genişlemeden en çok yararlanan Avusturya'nın bunu objektif değerlendirmesi gerekir. Türkiye, Avrupa'nın enerji güvenliğini sağlayan ülkelerden biri olacak.

Avusturya'da 200 bin Türk var. Bunların bir bölümü Avusturya vatandaşı. İçlerinde sanatçılar, bilim adamları var.

ZAMAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious